Tuana Süren, ortaokulda arkadaşlarıyla 'yakan top' (Atıcı takımın kaçıcı takım elemanlarını elle attıkları topla vurması) oynarken öğretmeni tarafından keşfedildi. Attığı sert toplarla karşısındaki insanın bir yerini kıracak sertlikte güce sahip olan Tuana, öğretmeninin de yönlendirmesi ile 6 yıl önce daha önce hiçbir fikir sahibi olmadığı halterle tanıştı. Kısa sürede bu spora alışan Süren, 4 ay gibi bir sürede milli takıma seçildi, 6 ay sonrada ilk madalyasını kazandı. Durmak bilmeden çalışan ve hedeflerine bir adım daha yaklaşan Tuana, 3 yıl gibi bir sürede içerisinde 2 kez Avrupa ikinciliği, 1 kez Dünya Şampiyonluğu, 1 kez Dünya üçüncülüğü elde etti. Süren, birçok Avrupa rekorunu da kırdı.

'YAKAN TOP'TAN ŞAMPİYONLUKLARA'
Spora halterle tanıştığını belirten başarılı milli sporcu Tuana Süren, "Güçlü bir kızdım. Ortaokul dönemimde yakan top oynuyorduk. Bunda da oldukça iyiydim. Topu o kadar hızlı atardım ki karşımdaki bir insanın canı yanardı. Kolunu ve bacağını bile kırabilecek sertlikte atardı. Hocamda benim bu gücümü fark etti ve halter mi güreş mi diye sordu. Ben halter dedim ve halterle böyle tanıştım. Bana, 'Zaten yapamazsın. Birkaç ay gidip bırakırsın. O yükleri nasıl kaldıracaksın?' diyordu. Ama başardığımı gördüklerinde bana daha çok destek oldular" dedi.

3 ALTIN MADALYA İLE ZİRVEYE ÇIKTI
Tuana Süren 12-19 Ekim tarihleri arasında Arnavutluk'ta düzenlenen Gençler ve U23 Avrupa Halter Şampiyonası'na da damga vurdu. Milli sporcu genç kadınlar +86 kilo kategorisinde 3 altın madalya kazandı. Süren, koparmada 108, silkmede 133, toplamda da 241 kilo kaldırarak gençlerde Avrupa şampiyonu olmayı başardı.

YAŞADIĞIM HER TÜRLÜ ZORLUĞA DEĞDİ
Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Tuana Süren, "Bu 3 altın madalyaya ulaşmak benim için hiç kolay olmadı. Kimsenin görmediği yorgunluklarım, içime attığım üzüntülerim, kendimle savaştığım günler ve vazgeçmeyi düşündüğüm anlar oldu. Ama ne yaşarsam yaşayayım yeniden ayağa kalkıp mücadele etmeyi seçtim. Çünkü hayallerimden vazgeçmeye hazır değildim. 3 altın madalyayla bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklâl Marşı'mızı dinlemek, yaşadığım her zorluğa değdiğini hissettirdi. Bu madalyalarda sadece başarım değil, verdiğim emeğin, sabrımın ve kendime olan inancımın da payı var. Ama kendimi biliyorum; kazandıklarımla yetinecek biri değilim. Ben her yarışmaya yeniden başlıyorum. Dün ne kazandığımı bir kenara bırakıp yarın için yeniden çalışıyor, kendime yeniden hedef koyuyorum. Çünkü bu benim için bir son değil. Daha hayallerimin başındayım ve anlatacağım çok hikâyem var. Bugün 3 altın madalyam var, ama içimde hâlâ ilk günkü gibi kazanmayı isteyen bir sporcu var. Bu daha benim başlangıcım" ifadelerini kullandı.