Zengin tarihi ve kozmopolit yapısıyla dünya gastronomisinin en önemli merkezlerinden biri olan Türkiye, asırlık tariflerin harmanlandığı devasa bir mutfak kültürü sunuyor. Uluslararası lezzet rehberi TasteAtlas tarafından yayınlanan listede, saray mutfağından sokak kültürüne uzanan tam 20 seçkin lezzet yer alıyor.

Bol sarımsak, kimyon ve kırmızı biberle harmanlanmış kıymanın kurutulmasıyla elde edilen fermente bir Türk sosis çeşidi. İster kahvaltıda yumurtayla, ister sokakta ekmek arası olarak günün her saati iştah kabartıyor.
Zırhla çekilmiş kuzu eti ve kuyruk yağının pul biberle yoğrulup geniş metal şişlerde kömür ateşinde pişirilmesiyle elde edilen acılı ve sulu bir kebap türü. Yanında sumaklı soğan salatası ve şalgam suyu ile tüketilmesi öneriliyor.
Karadeniz kökenli, İstanbul'da da balık sezonunun yıldızı olan bu yemek; çam fıstıklı, kuş üzümlü ve baharatlı pirinç pilavının, tereyağlı bir kapta hamsi filetolarıyla tamamen kaplanıp fırınlanmasıyla sunulan görsel bir şölen.

İstanbul sokak lezzetlerinin en bilinenlerinden. Titizlikle temizlenen kuzu ince bağırsağı ve uykuluğun şişe sarılarak kömür ateşinde yatay olarak pişirilmesiyle yapılan, bol kimyon ve pul biberli ekmek arası bir efsane.
Özellikle düğünlerde doğumu, bereketi ve yeni bir yuvayı simgeleyen; içi tavuk eti, kuş üzümü, badem ve çam fıstıklı pilavla doldurulmuş, dışı ise özel bir hamurla kaplanarak fırınlanmış görkemli bir yemek
Tarihi Bizans dönemine kadar uzanan, incecik yufkaların kat kat dizilerek peynir, kıymalı ya da ıspanaklı harçla fırınlandığı nefis hamur işi. Sabah çıtırlığıyla çay saatlerinin vazgeçilmezi.

Orta Asya'dan göçebe Türk boylarıyla Anadolu'ya taşınan, içi baharatlı kıymayla doldurulmuş minik hamur bohçaları. Üzerine gezdirilen sarımsaklı yoğurt ve kızgın tereyağlı sosuyla tam bir gastronomi harikası.
Domates, biber, yumurta ve baharatların metal tavada buluştuğu harika bir kahvaltı çeşidi. Çatala ihtiyaç duymadan, ekmeği doğrudan banarak tüketilen menemen; isteğe göre peynir, sucuk veya soğanla da zenginleştiriliyor.
Manda sütünden üretilen yoğun kıvamındaki kaymağın, süzme balla buluştuğu o büyülü an. İstanbul'un geleneksel kahvaltılarının başrol oyuncusu, taze ekmekle tüketilen bir enerji deposu.

Geleneksel olarak kaliteli çiğ etin bulgur ve isot ile yoğrulmasıyla yapılan, ısıl işlem görmeden tüketilen Çiğ Köfte; Şanlıurfa ve Adıyaman yöresine ait bir yiyecektir.
Közlenmiş patlıcan, süt ve kaşar peyniriyle hazırlanan kremsi bir yatağın üzerine konan nefis kuzu eti tencere yemeği. Adından da anlaşılacağı gibi, Osmanlı sultanlarının ve saray misafirlerinin gözdesi.
İçinde tavuk eti olduğuna inanmanın zor olduğu, tarçın ve vanilya aromalı bu sıra dışı saray tatlısı, lifli yapısı ve ipeksi kıvamıyla tadanları büyüleyen rafine bir sütlü tatlı.

Dikey bir şişte yavaşça dönerek pişen, yaprak yaprak kesilen bu et; Türkiye'nin dünyaya sunduğu en büyük armağanlardan biri. Pide arası ya da porsiyon olarak sunulan döner, şehrin imza kokularından.
İncecik çıtır hamur üzerine yayılan baharatlı kıymanın odun ateşinde pişmesiyle oluşan "Türk Pizzası". Üzerine sıkılan limon, arasına konan piyazlık soğan ve maydanoz eşliğinde, buz gibi bir ayranla tam bir ziyafet.
Yabancıların "Turkish Delight" olarak bildiği, boğazı rahatlatan bu jel kıvamındaki şekerlemeler, 1777'den beri İstanbul'un simgelerinden biri. Kahve ve çay ikramlarının yanına en çok fıstıklısı yakışıyor.

Kahramanmaraş kökenli bu meşhur lezzet; keçi sütü, yabani orkide kökünden elde edilen salep ve damla sakızı sayesinde erimeye karşı dirençli ve çiğnenebilir bir dokuya sahip. Sokaklardaki dondurmacıların eğlenceli şovları ise sunumun en eğlenceli hali oluyor.
Türk aile yapısının ve geleneksel esnaf lokantalarının milli yemeği. Önce suda bekletilen, ardından soğan, salça ve biberle ağır ateşte pişirilen bu beyaz fasulye güveci, etli veya sade versiyonuyla tam bir konfor yemeği.
İster cızbız, ister içli köfte, ister kadınbudu... İstanbul sokaklarında diş kürdanıyla bile kolayca tüketilebilen, her yörenin kendine has baharatlarıyla yoğrulan bu et topları, pratik ve doyurucu bir lezzet klasiği.

İncecik açılmış onlarca kat yufkanın arasına serpiştirilen Antep fıstığı veya cevizin, altın sarısı şerbetle buluştuğu an... Tam bir Türk şaheseri kabul edilen baklava, çıtırtısıyla iştah kabartıyor.
Osmanlı saray mutfağından günümüze uzanan bu hafif ve asil sütlü tatlı; pirinç unu, nişasta ve sütün muhteşem uyumuyla hazırlanıyor. Mistik dokunuşlar sevenler için gül suyu veya damla sakızı ile aromalandırılan muhallebi, İstanbul'un tarihi muhallebicilerinde hala en çok tercih edilenlerin başında.