İstanbul Ataköy'deki çalışma ofisinden çıkan 19 yaşındaki Muhammet Mutluay, arkadaşlarıyla halı saha maçı yapmak üzere Küçükçekmece'ye gitmek için otomobille yola çıktı. Araç seyir halindeyken Küçükçekmece'de çalıntı bir araçta bulunan maskeli 3 şüpheli tabancalarla başka bir araca rastgele ateş açarak çevreyi kurşun yağmuruna tuttu. İki grup arasında çıkan silahlı çatışmanın ortasında kalan Mutluay, otomobilinin arka stop lambasından girerek başına isabet eden kurşunla hayatını kaybetti. Olayla ilgili yürütülen soruşturmanın ardından Çekdar Ilık, Eyüp Kaya, Yiğit Erdem Yağmur ve Yasin Ünal hakkında toplam 20 yıldan 68 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

"OLAYDAN ÖNCE ARABA KİRALAMIŞLAR, PLAKA DEĞİŞTİRMİŞLER"
Muhammet Mutluay'ın silahlı çatışmada hayatını kaybetmesinin üzerinden iki yıl geçti. Oğlunun ölüm yıl dönümünde SABAH'a konuşan Tanju Mutluay, evlat acısının ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, davaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sanıkların olay öncesinde hazırlık yaptığını savunan baba Mutluay, "Olaydan önce araç kiralamışlar. Başka bir otomobilden plaka çalıp kiraladıkları araca takmışlar. Silahları poşetin içerisinde getirmişler. Saldırıdan önce de maske takmışlar. Maske taktıkları sırada bir vatandaş onları kameraya kaydetmiş. Buna rağmen araçları gezi amacıyla kiraladıklarını söylüyorlar. Yalan beyanda bulunuyorlar."

"DURUŞMALARDAN BİR İKİ GÜN ÖNCE TEHDİT EDİLİYORUZ"
Yargılama sürecinde tehdit edildiklerini belirten Tanju Mutluay, daha önceki iki duruşma öncesinde de tehdit mesajları aldıklarını söyledi. Baba Mutluay, "Bize, 'Davanızdan vazgeçmezseniz sizi de çocuğunuzun yanına gömeriz', 'Öbür oğlunuzu da öldürürüz' diye mesajlar gönderdiler. Ben tehditlerden korkmuyorum ama insan ister istemez eşi ve çocuğu için huzursuz oluyor. 3 Kasım'daki duruşmamıza da çok az bir süre kaldı. Yine bir iki gün öncesinde, muhtemelen bu hafta, yeniden tehdit mesajları geleceğini düşünüyoruz." dedi.

"İKİ SENEDİR 'BABACIĞIM' KELİMESİNE HASRET KALDIM"
İki yıldır evlat acısıyla yaşadığını ve oğlunun yokluğuna alışamadığını söyleyen Tanju Mutluay, 3 Kasım'da görülecek duruşmaya ilişkin beklentilerini de dile getirdi. Oğlunu aynı tarihte toprağa verdiğini belirten Mutluay, "Oğlumun ölümüyle ilgili sürekli kabus görüyorum. 'Allah'ım, kötü bir rüya olsun ne olur' diyorum. Uyanıyorum, gerçeklerle karşı karşıya kalıyorum. Muhammet'in yokluğuna alışamadım, alışamayacağım da. Çünkü ben babalığı onda hissettim. Beni her gün arar, 'Babacığım' derdi. Ben iki senedir 'babacığım' kelimesine hasret kaldım. 3 Kasım'da duruşmamız var. Ne tesadüftür ki ben çocuğumu 3 Kasım'da mezara koydum. Bu duruşmada mütalaanın açıklanmasını bekliyoruz. Bizim beklentimiz sadece hedef alıp ateş eden kişinin ceza alması değil. Çünkü hepsi organize bir işin içindeler. Dört sanığın da en ağır şekilde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını istiyoruz." diyerek sözlerini noktaladı.
