Seattle merkezli mühendislik firması Endurance Energy tarafından hayata geçirilen "Adélie" adlı proje kapsamında, okyanus tabanına özel bir jeotermal jeneratör indirildi. Mühendislerin buradaki temel hedefi, volkanın mağmasından beslenen devasa ısıyı kullanarak sistemin çalışması için harcanan enerjiden daha fazlasını üretip üretemeyeceğini test etmekti.
Geliştirilen prototip okyanusun derinliklerinde, sıcaklığın 281 santigrat dereceye kadar ulaştığı doğal hidrotermal bacalara bağlandığında beklenen teknolojik mucize gerçekleşti. Okyanus tabanındaki muazzam basınç sayesinde kaynama noktasına gelmeden sıvı halde kalmayı başaran bu aşırı sıcak su, sistemin türbinlerini dakikada 26 bin devir gibi inanılmaz bir hızla döndürmeye başladı.
Şirketin Seattle'daki merkezinden kontrol edilen bu donanım, kendi pompalarının ve sistemlerinin tükettiği elektriği aşarak başarılı bir şekilde "net pozitif" enerji üretmeyi başardı.
Bu devrim niteliğindeki enerji üretimi ilk denemede sadece 8,7 saniye sürmüş olsa da, elde edilen veriler yenilenebilir enerji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Deney boyunca ortalama 2 kilovatlık net bir enerji fazlası rapor edilirken, sistemin güç üretimi bir ara 16,5 kilovatlık tepe noktasına ulaştı. Aşırı akım nedeniyle jeneratörün bataryasını koruyan güvenlik sisteminin devreye girmesiyle süreç dursa da, kısa süreli bu kesin başarı çok daha büyük ticari projelerin ve deniz altı santrallerinin ilk kıvılcımı olarak kabul ediliyor.
SIRADA DAHA GÜÇLÜ JENERATÖR "GENTOO" VAR
Kısa ama sarsıcı denemenin ardından gözler, şirketin geliştirdiği yeni nesil deniz altı jeneratörüne çevrildi. Endurance Energy CEO'su Andrew Redd'in açıklamalarına göre, "Gentoo" ismi verilen ve 100 kilovatlık kapasiteye sahip olan bu gelişmiş prototip bu kış okyanus sularına indirilecek.
İlk testte karşılaşılan batarya koruma ve kablo sorunlarının tamamen giderildiği bu yeni sistemin çok daha yüksek güç üretmesi ve saatlerce kesintisiz çalışması hedefleniyor. Üstelik önümüzdeki yıl devreye girecek devasa yeni sondaj sistemleriyle okyanus tabanında 500 metre derinliğe inilerek çok daha güçlü ve sürekli sıcak su akışları elde edilmesi planlanıyor.
OKYANUS EKOSİSTEMİ TEHLİKE ALTINDA MI?
Deniz tabanından elde edilecek bu kesintisiz temiz enerji vaadi büyük bir heyecan yaratsa da, bilim insanlarının zihninde ciddi çevresel soru işaretleri barındırıyor. Hidrotermal bacaların çevresi, hayatta kalabilmek için bu sıcak kimyasal akışlara muhtaç olan tüp kurtları ve mikroorganizmalarla dolu oldukça hassas bir ekosisteme sahip. Şirket, test alanını bu canlılardan özenle uzak tuttuğunu ve şimdilik yaşam alanlarında olumsuz bir değişim gözlemlemediklerini belirtiyor. Ancak yıllarca aralıksız çalışacak bu mega sistemlerin su kolonuna ve okyanus habitatına verebileceği uzun vadeli etkiler, bağımsız laboratuvarlar tarafından hassasiyetle araştırılmaya devam ediyor.
İLK TİCARİ HEDEF: PASİFİK ADALARI'NA KESİNTİSİZ ELEKTRİK
Dünyada ilk defa deniz tabanındaki termal enerjinin pozitif şekilde elektriğe dönüştürülmesi, fosil yakıtlara mahkum olan ülkeler için umut verici bir vizyon sunuyor. Endurance Energy'nin ana hedefi, karadaki şebekelere 7 gün 24 saat kesintisiz, temiz elektrik sağlayabilmek. Bu yoldaki ilk büyük ticari adımın, enerjisinin büyük bir kısmını ithal dizel yakıttan elde eden Pasifik ada ülkesi Tonga'da atılması planlanıyor.