Yapılan incelemelerde hücrelerin 9 farklı kripto uygulamayla gizlendikleri; Terör'e "Tarih", İstihbarat'a "İngilizce" ve Narkotik'e "Nano Kimya" diyerek şubeleri ders isimleriyle kodladıkları belirlendi. Emniyet mensuplarını derecelendirip öğrenci bölümlerini sadakat kodu olarak kullanan fişleme sistemi ortaya çıkarılırken, yakalanan şüpheli Mehmet Özkan Aslan'ın (37) 21 FETÖ'cüyle 2 bin 800'den fazla irtibatı saptandı. Sivil mahrem yapılanmada yer aldığı belirlenen aynı şüphelinin örgüt cetveline sorunsuz isim olarak kaydedildiği anlaşıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Emniyet Mahrem Yapılanmasına yönelik 11 Eylül günü operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 6 ilde tespit edilen 21 adrese gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarda, haklarında gözaltı kararı bulunan 20 şüphelinin tamamı yakalandı. Deşifre riskini en aza indirmek amacıyla sivil kişiler aracılığıyla yönetilen bu yapıda sivil mahrem imamların; polis memurlarını ve rütbeli personeli kontrol altında tutarak örgütsel talimatları ilettikleri ve mensupları mutlak itaate zorladıkları belirlendi.

15 YILDA 3 EMNİYET İMAMI DEĞİŞTİ
Aynı soruşturma dosyasında, gizli tanık "Garson" kod adlı kişiden elde edilen dijital materyaller doğrultusunda örgütün emniyet teşkilatındaki tepe yönetim şeması ve bölgesel yapılanması da detaylandırıldı. Türkiye Emniyet İmamlığı görevini 2001-2013 yılları arasında Ömer kod adlı Osman Hilmi Özdil, 2014 ile 2016 Temmuz ayı arasında Kasım kod adlı Hamza Sevinç ve 2016 Ağustos ayından itibaren Kadir kod adlı Temel Alsancak yürüttü. Ülke geneli ise 5 ana bölgeye ayrıldı.

FETÖ'CÜ HER TEŞKİLAT MENSUBUNDAN AYLIK PARA ALINDI
Yapılan incelemeler, örgütün emniyet içerisindeki finansal yapısını ve topladığı himmet tutarlarını da gün yüzüne çıkardı. Örgüt mensubu polis memurlarından 2015'li yıllarda aylık 110 TL, meslekten geçme amirlerden 160 TL, müdür rütbesindeki personelden ise 220 TL himmet toplandığı tespit edildi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında örgüt merkezinden mahrem birimlere aktarılan aylık dolar bütçelerine bakıldığında; Emniyet Mahrem Hizmetler Birimine 200 bin dolar, Kara Kuvvetleri ile Bürokratlar birimlerine 167'şer bin dolar, Adliye birimine 167 bin dolar, Akademisyenler birimine 58 bin 600 dolar, Deniz Kuvvetleri ve Jandarma birimlerine 54 bin 200'er dolar, MİT birimine 22 bin 500 dolar ve Avukatlar birimine 16 bin 700 dolar bütçe sağlandığı öğrenildi. Bu bütçeler ile yöneticilerin örgüt için yaptığı çalışmalar maaşlarına ek olarak finanse edildiği belirlendi.
9 FARKLI KRİPTO MESAJLAŞMA UYGULAMASI İLE GİZLENDİLER
Örgütün deşifre olmamak amacıyla üyelerine kendi isimleri yerine kod isimler verdirdiği ve başkaları adına kayıtlı "Patates Hat" olarak tabir edilen GSM hatlarını kullandığı belirlendi. Zaman içinde ByLock, Eagle, Tango, CoverMe,Coco, Falcon, Signal, Viber ve Twitter arayüzüne benzeyen ATM uygulamaları dahil 9 farklı kriptolu yazılım tercih eden örgütün, legal yapıyı perdelemek için emniyet birimlerini eğitim terminolojisiyle şifrelediği saptandı.
ŞUBELERİ DEŞİFRE OLMAMAK İÇİN KODLADILAR
Telefon görüşmelerinde ve örgütsel iletişimde; Terör Şube "Tarih", İstihbarat "İngilizce", Organize Suçlar "Organik Kimya",Narkotik "Nano Kimya", Çevik Kuvvet "İlk Yardım", Çocuk Şube "Anaokulu", Güvenlik Şube "Nöbet", Mali Şube "Matematik", Özel Harekat "Spor", Pasaport Şube "Öğrenci Kimliği" ve Siber Suçlar "Bilişim" ders kodlarıyla anıldı. Polislerin bu derslerin öğrencisi gibi gösterilerek maskelendiği sistemde, rütbeli personelin yoğun olduğu yerlerin 1. ve 2.Sınıf Emniyet Müdürlerinden oluşan "A Katı"ndan Komiser Yardımcılarını kapsayan "D Katı"na kadar hiyerarşik kademelere bölündüğü anlaşıldı. Toplantılarda cep telefonlarının ayrı odalara toplatıldığı, bekar ve öğrenci evlerinde internet ile televizyonun yasaklanıp öğrencilerin okuduğu FETÖ kitap sayfalarının sayısal çetelelerle kayda geçirildiği ifade edildi.
ÖĞRENCİ BÖLÜMLERİNİ SADAKAT KODU OLARAK KULLANDILAR
Emniyet mensupları ve adaylarına yönelik uygulanan örgütsel fişleme sisteminde ise kişilerin 1 ile 5 arasında derecelendirildiği görüldü. Tam sadakat gösterenlerin 5 puanla "SAYA" ve 4 puanla "SAY" olarak tanımlandığı, 3 puan verilenlerin dini eğilimi bulunmakla birlikte zaafları olan "EA" koduyla takibe alındığı, bağları kopanların "C", sisteme kazandırılması zor olanların ise "Dil" kodlarıyla arşivlendiği belirlendi. EMAR veri tabanında personelin "itaat problemi", "korku", "ticarete meyilli" gibi detaylı kodlamaların yanı sıra; "D" (derse devam), "K" (karşı cins), "S" (sigara), "N" (namaz) ve "Y" (yüzde/himmet) harf notlarıyla eksiklik ve zaaflarına göre harf kombinasyonlarıyla işlendiği saptandı. Ayrıca Alevi mezhebine mensup olanların "EBL", örgüt mensubu olmayan ancak düşmanlığı bulunmayanların "EDL", örgütü amirlerine ifşa edenlerin "GA", İmam Hatip geçmişi olanların "JHL", zararlı veya düşman görülenlerin "MENFİ" veya "MML", diğer cemaat mensuplarının ise "MNML" kodlarıyla sistemde sınıflandırıldığı ortaya çıkarıldı.
YAKALANAN ŞÜPHELİNİN 21 FETÖCÜYLE 2800'DEN FAZLA İRTİBATI SAPTANDI
Operasyonda gözaltına alınan mimar Mehmet Özkan Aslan (37), örgüt yöneticileriyle kurduğu yoğun iletişim trafiği nedeniyle dosyanın öne çıkan isimleri arasında yer aldı. EMAR ve BTK HTS analizlerine göre Aslan'ın, örgüt sorumlularından Yalçın Barut ile bin 803 ve Mehmet Karagöz ile 359 kez olmak üzere toplam 21 örgüt iltisaklı isimle 2 bin 862 defa iletişim kurduğu tespit edildi. Ayrıca Atatürk Havalimanı Hudut Kapısı Birliktelik Analiz Raporu (BAR) kayıtlarında, 2008-2016 yılları arasında Metin Yıldız, Zehra Koçak ve Hayati Sarıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 18 örgüt mensubuyla aynı zaman dilimlerinde 21 kez yurt dışı giriş-çıkış çakışması olduğu belirlendi.
ÖRGÜT CETVELİNE SORUNSUZ İSİM OLARAK KAYDEDİLDİ
Organik bağ tespiti için örgütün istihbarat birimi (OPTİK) tarafından geçmiş taramasından geçirilen Aslan'ın sistemdeki kaydında "BİLGİ: SORUN YOK", "SOY: SORUN YOK" ve "KIRIK: SORUN YOK" notlarının bulunduğu, bu ifadenin sivil mahrem imam kadrosuna geçişine engel bir olumsuzluk taşımadığını gösterdiği belirtildi. 12 Eylül'deki ifadesinde hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Aslan; cemaat evinde yalnızca öğrencilik döneminde kısa bir süre kaldığını, ByLock kullanmadığını, Yalçın Barut ile üniversiteden ev arkadaşı olduğunu ve havalimanındaki zaman çakışmalarının pasaport kuyruklarındaki tesadüflerden ibaret olduğunu savundu.