Yeşilçam'ın 'Altın Çocuk'u Göksel Arsoy, önceki gün 90 yaşında vefat etti. Oğlu Aşkım Arsoy'un verdiği bilgiye göre usta oyuncu, ciddi bir sağlık sorunu bulunmamasına rağmen yaşlılığa bağlı nedenlerle yaşamını yitirdi. Gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle son dönemde hareketleri azalan ve bu süreçte zayıflayan Arsoy'un son günlerde halsiz olduğu, sabah uykusunda ve hiç acı çekmeden hayata veda ettiği belirtildi.
EN SEVİLEN JÖNLERDEN
15 Mart 1936'da dünyaya gelen Arsoy'un sinemaya uzanan hikâyesinde havacılığın da önemli bir yeri vardı. Babası pilot Remzi Arsoy, amcası ise Türk musikisinin önemli bestekârlarından Yesari Asım Arsoy'du. İktisat Fakültesi'nde öğrenim gördüğü yıllarda Yeşilköy Havalimanı'nda çalışmaya başlayan Arsoy'un sinemayla tanışması ise yapımcı Fuat Rutkay'ın yönlendirmesiyle gerçekleşti. 1957'de 'Kara Günlerim' filmiyle sinemaya adım atan Arsoy'u geniş kitlelere taşıyan yapım 'Samanyolu' oldu. Belgin Doruk'la başrolü paylaşan Arsoy, kısa sürede Yeşilçam'ın en sevilen jönlerinden birine dönüştü.
Arsoy'un sinema tarihindeki en belirgin kimliği ise 'Altın Çocuk' oldu. Yönetmen Halit Refiğ'in taktığı bu lakap zamanla Arsoy'un adıyla özdeşleşti. Onu farklı kılan yalnızca yakışıklılığı değildi. Dönemin Yeşilçam erkeklerinden farklı olarak sarışın ve uzun boylu görüntüsüyle yeni bir yıldız tipini temsil ediyordu.

CENAZESİ YARIN
2024 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nü sinema alanında alan Arsoy'un vefatının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yayımladığı taziye mesajında, sanatçının 'Şafak Bekçileri'nden 'Altın Çocuk' serisine uzanan eserleriyle iz bıraktığını belirterek, onu sevgi ve saygıyla hatırlayacaklarını ifade etti. 1961 yılında Soley Arsoy ile evlenen sanatçının Gökhan ve Aşkım adında iki çocuğu oldu. Arsoy, bu yıl mart ayında 90. yaş gününü ailesiyle birlikte kutlamıştı. Sanatçının cenaze töreni yarın gerçekleşecek.
'ESPRİTÜEL VE SPORTMEN BİRİYDİ'
HÜLYA Koçyiğit, sanatçının vefatının ardından yaptığı açıklamada, "Arsoy yeri doldurulamayacak kadar kıymetli bir aktördü. Belki de ilk defa Türk sinemasında sarışın, uzun boylu bir kişi yer aldı. O yılların genç kızları tarafından çok fazla beğenildi. Filmleri talep edildi" dedi. Koçyiğit'in anlattığı Arsoy yalnızca beyazperdenin yakışıklı jönü değildi. Espritüel ve sporu seven biriydi. Koçyiğit, sözlerini "Onu çok güzel anılarla hatırlayacağım. Türk sinemasının başı sağ olsun. Aramızdan bir yıldız daha uçup gitti" diyerek tamamladı.