Bir telefonun tasarım hikayesi
Barselona’da düzenlenen Dünya Mobil Kongresi’ne katılan Sony’nin tasarım biriminin üç yöneticisinden, Sony’nin telefon tasarımlarının hikayesini dinleme fırsatı buldum
Yoğun bir rekabetin yaşandığı akıllı telefon pazarının en önemli markaları geçtiğimiz hafta Barselona’da düzenlenen Dünya Mobil Kongresi’nde (Mobile World Congress) bir araya geldi. Fuarda dünyanın dört bir yanından gelen markaların en yeni mobil cihazları sergilendi. Fuarın gözde cihazları arasında akıllı telefonlar ilk sıradaydı. Fuar sırasında Japonya merkezli teknoloji devi Sony’nin tasarım birimlerinin başındaki üç önemli isimle bir araya gelip bir telefonun tasarım hikayesini dinleme şansım oldu. Tokyo, Pekin ve İsveç’in Lund şehrinde tasarım merkezleri bulunan Sony’den bir telefonun tasarım hikayesi.
Her Tasarımın Ruhu Var
Sony’nin Tokyo’daki tasarım merkezinin en tepesindeki isim olan Jeanne Kimbre, “tasarım, bir cihaz üretilirken ilk sırada ve en önemli süreç olarak yerini alıyor. Her tasarımın bir ruhu, bir filozofisi var. Tüm tasarımlarımız Sony’nin DNA’sını taşır. Hayatın bir parçası, verimli, uzun ömürlü tasarımlarımıza son aşamada baharat ekleme adını verdiğimiz son dokunuşu yaparak tasarıma son halini veriyoruz”.
Tasarımsal Detaylar
Tokyo ofisinde görevli Sanat Yönetmeni Eiji Shintani ise Omnibalance adını verdikleri insan merkezli tasarım yaklaşımının felsefesini anlatıyor; “Omnibalance, simetri ve pürüzsüz yüzeylere sahip tasarımlar yaratmaya odaklanırken tasarım ve teknoloji arasında mükemmel bir denge sağlar ve siz hayatınıza daha iyi odaklanırsınız. Telefonunuzla fotoğraf çekerken, video izlerken kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacak tasarımsal detaylar bu felsefenin önemli bir parçasını oluşturuyor.”
Renk Tonları Önemli
Şirketin Lund’daki tasarım ofisinde görevli olan Sanat Yönetmeni Rikke Gertsen Constein ise telefon tasarımın detaylarından bahsediyor; “Xperia Z1 ve Z2 modellerinde kullanılan yekpare alüminyum çerçeve ve onu saran dayanıklı cam yüzeyler tüm tasarımın iskeletini oluşturuyor. Tasarımı karmaşık hale getirmeden kullanıcıların hayatına değer katan basit detaylara odaklanıyoruz. Cihazların renklerinin farklı koşullarda yaratacağı etkiyi dikkate alıp ürünlerin renk tonlarını belirliyoruz. En küçük detaylar için bile uzun süre düşünüp karar veriyoruz”.
Fotoğraftakiler (soldan sağa): Eiji Shintani, Jeanna Kimbre, Rikke Gertsen Constein