Rothberg, yemek yapmaya uzun süredir ilgi duyuyordu. Anne ve babası bilim insanı olan genç, evinin bahçesinde laboratuvarların bulunduğu bir ortamda büyüdü. Bu fikir, yaklaşık iki yıl önce, 15 yaşındayken ortaya çıktı ve zamanla Impossible Vines adlı bir şirkete dönüştü.
Projenin merkezinde hem adlı bir molekül var. Hem, demir içeren ve etin lezzetiyle ilişkilendirilen bir molekül. Rothberg, domates bitkilerine genetik materyal ekleyerek bitkinin bu molekülü kendisinin üretmesini hedefliyor. Bunu, Agrobacterium adlı bir bakteri aracılığıyla yapıyor.
Amaç, ilave bir malzemeye gerek kalmadan, doğal olarak et benzeri bir tat geliştiren bir domates elde etmek. Rothberg, hedefini domatesi ısırdığınızda hamburger tadı almanızı sağlamak olarak özetliyor.
Aynı molekül, Impossible Foods'un bitkisel et alternatiflerine sığır eti benzeri bir lezzet vermek için de kullanılıyor. Ancak bu şirketin ürünlerinde molekül, soya proteini, yağlar ve bağlayıcılar gibi diğer malzemelerle birleştiriliyor. Ayrıca Impossible Foods hem molekülünü, genetiği değiştirilmiş maya ile üretilen soya kaynaklı bir proteinden elde ediyor.
Rothberg, çalışmanın ilerleyişini Impossible Vines'in Instagram hesabından paylaşıyor. Haziran'da küçük bir doku parçası olarak başlayan bir bitkinin, tam gelişmiş bir domates bitkisine dönüşme sürecini anlatan bir paylaşımında, küçük bir yapraktan kök hücrelerin, sürgünlerin ve sonunda köklerin geliştiğini, ardından bu fidanın yavaş yavaş nem ortamına alıştırılarak toprağa aktarıldığını yazıyor.
Genç araştırmacı, üniversitede doktora yapan Maddison Marshall ile birlikte çalışıyor. Babası Jonathan Rothberg, DNA dizileme teknolojisi alanındaki çalışmalarıyla 2013'te ABD'nin Ulusal Teknoloji ve Yenilik Madalyası'nı aldı; annesi ise hekim ve kanser araştırmacısı.
Rothberg'in, projenin iş planını ve patent başvurusunu hazırlarken yapay zekadan yararlandığı da belirtiliyor.
Rothberg'in beklentisi sadece yeni bir tat yaratmak değil. Projenin, vücudun emebildiği alternatif bir demir kaynağı sunmasını umuyor. Özellikle et bulmanın zor olduğu bölgelerde, örneğin bazı hamile kadınların beslenmeyle yeterli demir alabilmesine katkı sağlayabileceğini düşünüyor.
Genç araştırmacı, aynı yöntemleri domateslerin doğal olarak ürettiği likopen miktarını artırmak için de kullanmayı düşünüyor. Likopenin kanser riskinin azaltılmasındaki olası rolü üzerinde araştırmalar yapılıyor, ancak bu faydalar kesin olarak kanıtlanmış değil.
Bu domatesler henüz geliştirme aşamasında. Araştırmacıların bu domateslerin hedeflenen lezzeti ya da besin faydasını gerçekten sağlayıp sağlayamayacağı da henüz kanıtlanmış değil.