Dünya'nın harikalarıyla dolu doğası, insanlığı şaşırtmaya devam ediyor. Çin'in güneybatısındaki Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi'nde yer alan devasa obrukların derinliklerinde, insan faaliyetlerinden tamamen izole kalmış kadim ormanlar gün yüzüne çıkarıldı. Yüzlerce metre derinliğe uzanan bu gizli ekosistemler; nadir bitki örtüsü, devasa ağaçları ve barındırdığı olası yeni türlerle bilim dünyasını adeta büyülemiş durumda.
Çince "tiankeng" yani "göksel çukur" adı verilen bu etkileyici oluşumların en dikkat çekici örneklerinden biri, Guangxi'nin Leye ilçesinde keşfedildi. 306 metre uzunluğa, 150 metre genişliğe ve tam 192 metre derinliğe sahip bu dev obruğun tabanına inen araştırmacılar, 40 metre yüksekliğe ulaşan dev ağaçlar ve omuz hizasını aşan yoğun bir bitki örtüsüyle karşılaştı.
Daha da geriye gidecek olursak 2016 yılında Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı uzmanlar, yaklaşık 600 metre derinliğindeki Dashiwei Tiankeng obruğuna inmişti. Araştırmacılar, obruğun tabanında dinozorlar dönemine uzanan köklere sahip nesli tehlike altındaki bitki gruplarını ve insan izi taşımayan kusursuz bir doğayı belgeledi.
Bilim insanlarının en çok yanıt aradığı soruların başında, sınırlı ışık alan bu dev derinliklerde bitkilerin nasıl bu kadar gür bir şekilde büyüyebildiği geliyor. Chinese Journal of Plant Ecology dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, bu gizemin perdesini araladı.
64 bitki türünün incelendiği çalışmada, obruk içindeki bitkilerin yapraklarında;
Tiankeng adı verilen bu dev obruklar, milyonlarca yıl süren karstik süreçler sonucunda oluşuyor. Suda çözünebilen kireç taşı gibi kayaçların yağmur suları ve yeraltı akıntılarıyla aşınması, devasa mağara tavanlarının çökmesine ve yüzeyde yüzlerce metrelik çukurların açılmasına yol açıyor. UNESCO verilerine göre dünyada bilinen yaklaşık 300 tiankeng bulunuyor ve bunların üçte ikisi Çin sınırları içerisinde yer alıyor.
Uzmanlar, bu derin sığınakların yalnızca bitkiler için değil, henüz bilim dünyası tarafından tanımlanmamış pek çok hayvan ve mikroorganizma türü için de ev sahipliği yaptığını belirtiyor. Ancak sarp kayalıklar sayesinde yüzyıllardır korunan bu hassas ekosistemler şimdi artan turizm faaliyetleri ve insan eliyle gelen tahribat tehdidiyle karşı karşıya.
Bilim insanları, bu kadim ormanların sadece bitki örtüsüyle değil, tüm su kaynakları ve yeraltı ekosistemiyle bir bütün olarak korunması gerektiğinin altını çiziyor.