Dünya üzerinde öyle saklı cennetler var ki, ilk bakışta bir ressamın tuvaline dijital efektlerle işlenmiş dijital birer tablo gibi görünüyorlar. Ancak tamamen doğal olan bu su kütleleri, yeryüzünün ne kadar büyüleyici ve gizemli bir laboratuvar olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Kimisi havadan bakıldığında parlak bir sakız pembesini andırırken, kimisi günün farklı saatlerinde renk değiştiren sihirli sulara ev sahipliği yapıyor. İşte, o liste:
Grand Prismatic Spring (ABD)
Yellowstone Ulusal Parkı'nda yer alan Grand Prismatic Spring, bir gölden ziyade dünyanın en büyük sıcak su kaynaklarından biridir ancak sunduğu renk cümbüşüyle listede olmayı sonuna kadar hak ediyor.
Kelimutu Krater Gölleri (Endonezya)
Endonezya'nın Flores Adası'ndaki Kelimutu Yanardağı'nın zirvesinde, yan yana duran ancak birbirinden tamamen farklı renklere sahip üç gizemli krater gölü bulunur.
Bu göllerin en tuhaf yanı, renklerinin (mavi, yeşil, kırmızı, kahverengi veya siyah) volkanik gazların sudaki minerallerle girdiği kimyasal tepkimeler sonucu tamamen öngörülemez bir şekilde sürekli değişmesidir. Yerel halk, bu renk değiştiren suların ölülerin ruhlarına ev sahipliği yaptığına inanır.
Tuz Gölü (Türkiye)
Listemizin gurur tablosu olan ve İç Anadolu'nun kalbinde yer alan Tuz Gölü, özellikle yaz aylarında büründüğü canlı pembe ve kızıl tonlarıyla tam bir görsel şölene dönüşüyor.
Havaların ısınmasıyla birlikte suyun buharlaşması ve tuzluluk oranının artması, göldeki Dunaliella salina adlı mikroskobik alglerin hızla çoğalmasına neden olur. Kendilerini güneşin zararlı ışınlarından korumak için kırmızı pigment (beta-karoten) üreten bu algler, koskoca gölü adeta devasa bir çilekli süte çevirerek görenleri büyüler.
Lake Hillier / Hillier Gölü (Avustralya)
Avustralya'nın batısındaki ıssız Orta Ada'da (Middle Island) bulunan Hillier Gölü, hemen yanındaki masmavi okyanus suyu ve etrafını saran yemyeşil ormanla muazzam bir kontrast yaratır.
Yılın her dönemi canlı bir sakız pembesi renginde olan bu gölün en ilginç özelliği, suyunu bir bardağa veya şişeye doldurduğunuzda bile o pembe rengi kaybetmemesidir. Bu kalıcı rengin de yine yüksek tuz oranı ve tuza dayanıklı mikroorganizmaların birleşimi olduğu düşünülmektedir.
Lake Retba / Pembe Göl (Senegal)
Atlantik Okyanusu'nun kıyısında, Senegal'in başkenti Dakar'ın hemen kuzeyinde yer alan Lac Rose, yüksek tuz oranı ve içindeki özel algler sayesinde göz alıcı bir çilekli süt rengine bürünür.
Yılın özellikle kurak dönemlerinde ve öğle güneşinin dik açıyla geldiği saatlerde rengi iyice koyulaşan bu gölde, yerel halk suyun içinden geleneksel yöntemlerle tuz toplar. Etrafındaki altın sarısı kum tepeleriyle muazzam bir uyum içindedir.
Laguna Colorada (Bolivya)
Bolivya'nın And Dağları'nda, deniz seviyesinden 4.000 metre yükseklikte yer alan bu sığ tuz gölü; içerdiği mineraller, kırmızı tortular ve özel algler sayesinde kan kırmızısı veya koyu turuncu tonlarına bürünür.
Su yüzeyindeki bembeyaz boraks adacıklarıyla muazzam bir tezat oluşturan bu kızıl su kütlesi, aynı zamanda bölgede yaşayan binlerce vahşi pembe flamingonun da en sevdiği yuvadır.
Spotted Lake / Benekli Göl (Kanada)
Kanada'nın British Columbia eyaletinde yer alan Spotted Lake, yaz aylarında suların büyük bir kısmı buharlaştığında dünyanın en tuhaf görünümüne bürünür. Gölde yüksek oranlarda magnezyum sülfat, kalsiyum ve sodyum sülfat bulunur.
Su buharlaştıkça geriye kalan mineraller daire şeklinde havuzcuklar oluşturur; böylece göl adeta sarı, yeşil ve mavi tonlarında devasa puantiyeli (benekli) bir kumaşı andırır.
Natron Gölü (Tanzanya)
Tanzanya'nın kuzeyinde yer alan Natron Gölü, son derece yüksek alkali ve tuz oranına sahip, dünyanın en aşırı doğa koşullarını barındıran göllerinden biridir.
Su sıcaklığının 60 dereceye ulaşabildiği bu göl, içerdiği bakteriler ve kırmızı mikroorganizmalar yüzünden kan kırmızısı ve koyu turuncu bir renge bürünür. Çevresindeki tuz kabukları ve gerçeküstü manzarasıyla başka bir gezegeni andırır.