Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Betül Gümüş'ün çocuklara yönelik gönüllülük hikâyesi, üniversite yıllarında başladı. Öğrencilik döneminde sevgi evlerine giderek çocuklarla vakit geçiren, onların yemeklerine destek olan ve oyunlar oynayan Gümüş, yıllar içinde gönüllü ablalıktan gönüllü anneliğe uzanan bir iyilik yolculuğuna çıktı. Anadolu Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan Salih Gümüş ile evlenen Gümüş'ün Bilge (19) ve İlke (15) isimli iki kızı dünyaya geldi. Gümüş ailesi, 2017 yılında ise bir kız çocuğunun da koruyucu ailesi oldu.

GÖNÜLLÜ ABLALIKTAN KORUYUCU ANNELİĞE
Gönüllülük serüveninin üniversite yıllarında başladığını anlatan Betül Gümüş, çocuklara destek olma isteğinin yıllar içinde hiç değişmediğini söyledi. Gümüş, "Öğrencilik yıllarımdan itibaren Sosyal Hizmetler Kurumu'yla bir ilgim vardı. Gönüllü abla olarak çocuklara destek olmak için kuruma gidiyordum. Çocukların yemeğine destek veriyor, onlarla oyun oynuyordum. Hep böyle bir destek verme ihtiyacım vardı. Evlendikten ve iki kızımın dünyaya gelmesinden sonra gönüllü annelik yapmaya başladım. 2017 yılında üçüncü kızım hayatımıza girdi" dedi.

KORUYUCU ANNELİKTEN GÖNÜL ELÇİLİĞİNE
26 yıldır gönüllülük, gönüllü annelik ve koruyucu ailelik alanında çalışmalarını sürdüren Betül Gümüş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Türkiye Gönüllülük Programı kapsamında 12 Eylül 2026'da düzenlenen "İyilik Var" Ödül Töreni'nde "Gönül Elçisi" ödülünü aldı. Gümüş, ödülünü Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan'ın elinden aldı.

"BİR ÇOCUĞUN HAYATINI VE SONRAKİ NESİLLERİ DEĞİŞTİRİYORUZ"
Koruyucu aileliğin yalnızca geçici bir yardım olmadığını vurgulayan Betül Gümüş; "Koruyucu aileliği çok önemsiyorum. Geçici bir destekten ziyade biz bir çocuğun hayatını ve sonraki nesilleri değiştirdiğimizi düşünüyorum. Çocuğumun anne, babası, evi ve ailesi yokken şimdi çok şükür her şeyi var. Onun sonraki nesillerini de sevgiyle değiştirdiğimize inanıyorum" ifadelerini kullandı.

ÖĞRENCİLERİYLE SEVGİ EVLERİNİ BULUŞTURUYOR
Üç yıldır üniversitede "Gönüllülük Uygulamaları" dersi veren Betül Gümüş, öğrencileriyle devlet koruması altındaki çocukları da bir araya getiriyor. 7-12 yaş grubundaki çocuklarla üniversite öğrencilerini buluşturduğunu anlatan Betül Gümüş, öğrencilerin çocuklarla voleybol ve futbol oynadığını, piknik yaptığını ve üniversite hayatını anlattığını söyledi.
Gümüş, bu çalışmalarla hem çocukların üniversiteye yönelik ilgisini artırmayı hem de üniversite öğrencilerinin toplumsal önyargılarını kırmayı amaçladığını belirterek; "Öğrencilerime çocuklara nasıl yaklaşacaklarını, nasıl doğru davranacaklarını ve doğru dili anlatıyorum. 'Yetim', 'öksüz' gibi ifadelerin kullanılmaması gerektiğini özellikle konuşuyoruz. Bu şekilde toplumsal önyargıların kırılmasına destek vermeye çalışıyorum" diye konuştu.

HER HAFTA ÇOCUKLARLA BULUŞUYOR
Gümüş, gönüllü annelik kapsamında her hafta aynı gün ve saatte kuruma giderek çocuklarla vakit geçiriyor. Yemek saatlerinde çocuklara eşlik eden, oyunlar oynayan Gümüş, kurumun izni ve yetkililerin onayıyla çocukları sinema ve tiyatro gibi etkinliklere de götürüyor. Zaman zaman çocukları üniversite ortamıyla da buluşturan Gümüş, "Üniversite ortamında onların farklı bir gün geçirmelerine destek oluyorum. Kurumun izin verdiği ve onların da onayladığı ölçüde hayatlarına renk katmaya çalışıyorum" dedi.

"GÖNLÜMÜZÜ AÇMAMIZ YETERLİ"
Koruyucu aile olmak isteyen insanların maddi imkân konusunda endişe yaşamaması gerektiğini belirten Betül Gümüş, devletin koruyucu ailelere çeşitli destekler sunduğunu belirterek; "Hepimizin evinde çok fazla giyecek, yiyecek ve imkân var. Kalbimizi açtığımızda çocuklara çok rahatlıkla bakabiliyoruz. Devlet de çocuklar için maddi destek veriyor, pek çok imkân sunuyor. Burada önemli olan istekli olmak" dedi.