Geçtiğimiz haftalarda Diyarbakır'a gelen ve burada ücretsiz bir pizza okulu açan Akdeniz, yöresel peynir, sebze ve otlarla yeni pizza tarifleri de denedi. Diyarbakır örgü peyniri, Dicle peyniri ve Van otlu peynirini pizzalarında kullanan Akdeniz, pırpar, gûlok, mızlak ve reyhan gibi yöresel otları da tariflerine kattı. Lice domatesinden pizza sosu, Hevsel Bahçeleri'nde yetişen reyhandan ise pesto sos hazırladı. Yaptığı denemelerden oldukça memnun kalan ünlü şef, özellikle Lice domatesi ve Çermik biberini Amerika'ya götürerek New York'taki restoranlarının menüsüne Diyarbakır'a özel bir pizza eklemeyi planladığını açıkladı.
MOZZARELLA'YA YÖRESEL ALTERNATİF
Diyarbakır'ın geleneksel peynirlerini pizza tariflerinde deneyen Akdeniz, ortaya çıkan lezzetlerin kendisini heyecanlandırdığını söyledi. İtalyan pizzasının vazgeçilmez malzemelerinden mozzarella peynirine yöresel alternatifler geliştirmek isteyen Akdeniz, "Kendi memleketimizin ürününün böyle bir lezzetin parçası olması benim için ayrıca gurur verici. Mozzarellanın yerine her pizzada kullanılabilir demek için daha fazla deneme gerekiyor. Ama bu peynirlerle kendine özgü, çok güzel pizzalar ortaya çıkarabileceğimize inanıyorum" dedi. Diyarbakır'ın yöresel ürünlerinin yalnızca geleneksel yemeklerde değil, dünya mutfaklarında da değerlendirilebileceğini göstermek isteyen Akdeniz, yeni tariflerle bölgenin gastronomik zenginliğini uluslararası alanda tanıtmayı hedefliyor.

LİCE DOMATESİ VE ÇERMİK BİBERİ NEW YORK YOLCUSU
Diyarbakır'ın yöresel lezzetlerini Amerika'ya taşımaya hazırlanan Hakkı Akdeniz, New York'taki restoranlarının menüsüne memleketinin ürünleriyle hazırlanan özel bir pizza ekleyecek. Ünlü şef, özellikle Lice domatesi ve Çermik biberini Amerika'ya götürerek yeni pizza tarifinde kullanacağını açıkladı. Akdeniz, "Ben Amerika'ya giderken yanımda hayallerimi götürdüm. Şimdi memleketimin lezzetlerini de götürmek istiyorum. Bir müşterinin menüde Diyarbakır'ın adını görmesi ve 'Burası neresi?' diye sorması bile güzel bir başlangıç olur" dedi. Diyarbakır'ın yalnızca kebaplarıyla değil, peynirleri, sebzeleri ve aromatik otlarıyla da uluslararası gastronomide yer bulabileceğine inanan Akdeniz'in hedefi, memleketinin adını New York'taki pizza menülerine taşımak.
YÖRESEL ÜRÜNLER DÜNYAYA AÇILABİLİR
Diyarbakır'ın gastronomik potansiyelinin yerel üreticiler açısından da önemli fırsatlar barındırdığını düşünen Akdeniz, yöresel ürünlerin tanıtılmasının üreticilerin emeğinin daha fazla değer görmesine katkı sağlayabileceğine inanıyor. New York'ta Diyarbakır ürünleriyle hazırlanacak bir pizzanın yalnızca yeni bir lezzet değil, aynı zamanda kentin tanıtımı için de fırsat olacağını belirten Akdeniz, bu girişimin başka şeflere ve restoranlara da ilham vermesini istiyor. Akdeniz'in hayalinde, Diyarbakır'ın yerel üreticilerinin alın terinin karşılığını aldığı, kentin geleneksel ürünlerinin daha geniş pazarlara ulaştığı bir gastronomi geleceği bulunuyor.
15 YILLIK HAYALİ GERÇEK OLDU
Ünlü şefin Diyarbakır ziyaretinin en önemli adımlarından biri de memleketinde açtığı ücretsiz pizza okulu oldu. Yaklaşık 15 yıldır bu projenin hayalini kurduğunu anlatan Akdeniz, kendi çocukluğunda yaşadığı imkânsızlıkların bugün başka çocukların hayallerinin önünde engel olmasını istemediğini söyledi. Akdeniz, "Ben bu topraklarda büyüdüm. İmkânı az, hayali büyük bir çocuğun neler hissettiğini biliyorum. Bir gün memleketime dönüp öğrendiklerimi çocuklarla ve gençlerle paylaşmak istiyordum. Bugün o hayali gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum" dedi.
HER ŞEY PARA DEĞİL
Pizza okulunda eğitimin ücretsiz olmasının kendisi için özel bir anlam taşıdığını vurgulayan Akdeniz, "Okulumuz ücretsiz çünkü bir çocuğun öğrenme hakkının ailesinin maddi durumuna bağlı olmasını istemiyorum. Burada bir meslek öğrenmelerini, kendilerine güvenmelerini ve emekleriyle bir gelecek kurabileceklerine inanmalarını istiyorum. Her şey para değil. Bazen en büyük kazanç, bir çocuğun hayatına umut olabilmektir" diye konuştu.
Okuldan yeni Hakkı Akdenizlerin yetişeceğine inandığını belirten ünlü şef, gençlerin kendisinden çok daha büyük başarılara ulaşmasını istediğini söyledi. Akdeniz, "Hatta benim geldiğim yerden çok daha ileriye gitmelerini istiyorum. Bana bakıp 'Hakkı abimiz yaptıysa biz de yapabiliriz' desinler" ifadelerini kullandı.
DİYARBAKIR UMUDUN ŞEHRİ OLSUN
Diyarbakır'ın sahip olduğu tarihî ve kültürel zenginliğin gastronomiyle birlikte daha fazla öne çıkabileceğini belirten Akdeniz, 5 yıl sonraki Diyarbakır hayalini de SABAH'a anlattı. Akdeniz, "Gençlerin meslek sahibi olduğu, kendi ayakları üzerinde durduğu, üreticilerin alın terinin karşılığını aldığı ve insanların Diyarbakır'ın yemeklerini, tarihini, kültürünü tanımak için dünyanın dört bir yanından geldiği bir şehir görmek istiyorum" dedi. Diyarbakır'ın dünyada farklı yönleriyle tanınmasını istediğini vurgulayan Akdeniz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben Diyarbakır'ı dünyaya böyle anlatmak istiyorum: Sofrasında bereket, insanında merhamet, gençlerinde umut ve geleceğinde büyük bir güç olan bir şehir olarak"
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI: ÇOCUKLAR GELECEĞİNDEN KORKMASIN
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin umutlarını da SABAH'a anlatan Hakkı Akdeniz, huzur ve güven ortamının özellikle çocukların geleceği açısından önem taşıdığını söyledi. Akdeniz, "Benim en büyük dileğim, hiçbir çocuğun korkuyla büyümemesi, hiçbir annenin evladının yolunu gözlerken yüreğinin titrememesi. Bir annenin çocuğunu gönül rahatlığıyla okula gönderebilmesi, akşam kapı açıldığında onun sesini duyabilmesi… Huzur dediğimiz şey aslında hayatın içindeki bu küçük ama paha biçilemez mutluluklardır" dedi.
HUZUR ARTARSA TURİZM DE GELİŞİR
Sürecin Diyarbakır'ın ekonomik ve sosyal gelişimine de katkı sağlayacağına inandığını belirten Akdeniz, "Bu sürecin kalıcı huzura vesile olmasını bütün kalbimle diliyorum. Huzur ve güven güçlendikçe turizmin de yatırımın da gelişeceğine inanıyorum. Gelen her misafir, açılan her işletme bir gencimizin işi, bir ailenin sofrasındaki ekmek olabilir. Gençlerimiz memleketlerinde bir gelecek kurabilsin" diye konuştu.Akdeniz, en büyük arzusunu ise şu sözlerle dile getirdi: "Bir gün bir çocuğumuz 'Ben geleceğimden korkmuyorum, geleceğimi kuruyorum' derse hepimiz için çok kıymetli bir şey başarmış oluruz"
BULAŞIKÇILIKTAN PİZZA ŞEFLİĞİNE
1984 yılında Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde dünyaya gelen Hakkı Akdeniz, yoksulluk içinde geçen çocukluğunda ayakkabı boyacılığı yaptı. 1997'de Kanada'ya giderek ağabeyinin pizza dükkânında çalışmaya başladı. Ardından Amerika'ya geçen Akdeniz, New York'ta parasız ve evsiz kaldı, bir süre barınakta yaşadı. Bulaşıkçılıktan pizza ustalığına uzanan yolculuğunda 2009'da ilk restoranını açtı. Pizza hamuruyla yaptığı akrobatik gösterilerle uluslararası yarışmalarda adını duyuran Akdeniz, 2010'da New York'ta düzenlenen pizza yarışmasında birincilik kazandı. 2012'de ise 164 rakibini geride bırakarak ABD birincisi oldu ve İtalya'daki Dünya Pizza Şampiyonası'nda Amerika'yı temsil etmeye hak kazandı. Pizza akrobasisi ve hızlı pizza yapımı alanlarındaki başarılarıyla tanınan Akdeniz, Champion Pizza markasıyla New York'ta restoran zinciri kurdu. Bir dönem kendisinin de kaldığı evsizler barınağına ve ihtiyaç sahiplerine binlerce pizza dağıtan ünlü şef, 2019'da başarılı göçmenlere verilen Beacon Ödülü'ne layık görüldü. Akdeniz, şimdi Diyarbakır'da açtığı ücretsiz pizza okuluyla gençlere meslek kazandırmayı hedefliyor.