İzmir'de yaşayan bir kişi, aynı gün içerisinde kendisine art arda mesajlar gönderen akrabası hakkında yargıya başvurdu. Şikayetçi, telefon rehberinde kayıtlı olmayan bir numaradan gelen mesajlara, ilk olarak karşısındaki kişinin kimliğini öğrenmek için yanıt verdiğini belirtti. Mesajları gönderen kişinin akrabası olduğunu öğrendikten sonra iletişim kurmak istemediğini dile getirdiğini öne süren şikayetçi, buna rağmen mesajların kesilmediğini bildirdi. İzmir 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanığın aynı gün içinde 45 mesaj gönderdiği tespit edildi. Karşı tarafın açıkça rahatsızlığını dile getirmesine karşın mesajlaşmayı sürdürdüğü değerlendirilen sanık, "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçundan 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.
İSTİNAF MAHKEMESİ BERAAT KARARI VERDİ
Sanığın itirazıyla dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi, taraflar arasındaki yazışmaların karşılıklı gerçekleştiğini değerlendirdi. Sanığın konuşmanın sonunda "Rahatsız olduysan asla mesaj atmam" ifadesini kullandığına dikkat çeken mahkeme, mesajların aynı günle sınırlı kaldığını ve daha sonra yeni bir mesaj gönderilmediğini kaydetti. Bu gerekçelerle sanığın karşı tarafı rahatsız etme amacıyla hareket ettiğinin ve suçun oluşması için gerekli ısrar unsurunun gerçekleştiğinin ortaya konulamadığı sonucuna varan istinaf mahkemesi, mahkumiyet hükmünü kaldırarak sanığın beraatine karar verdi.
YARGITAY'DAN 45 MESAJ DETAYINA VURGU
Beraat kararının temyiz edilmesi üzerine dosyayı ele alan Yargıtay 12. Ceza Dairesi, istinaf mahkemesinin kararını bozdu. Yargıtay, şikâyetçinin rahatsız edilmek istemediğini ve aksi durumda şikayetçi olacağını bildirmesine rağmen sanığın bu uyarıyı dikkate almadığını vurguladı. Aynı gün içerisinde 45 mesaj gönderilmesini değerlendiren Daire, sanığın eylemi nedeniyle mahkum edilmesi gerekirken beraat kararı verilmesini hukuka aykırı buldu. Bozma kararının ardından yeniden yapılan değerlendirmede İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi, sanık hakkında 2 ay 15 gün hapis cezası verdi.
YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU
Sanık avukatı, müvekkilinin akrabasının yalnızca hatırını sormak istediğini, rahatsız etme kastıyla hareket etmediğini ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istedi. Temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığını, delillerin kararın gerekçesinde tartışıldığını ve sanığın eyleminin sabit olduğunu belirtti. Suçun niteliği ile uygulanan yaptırımın doğru olduğunu değerlendiren Daire, sanık avukatının temyiz talebini esastan reddetti. Böylece sanığa verilen 2 ay 15 gün hapis cezası oy birliğiyle onandı.