Fal Bakmak Günah Mı, Haram Mı? - Diyanet Fetvası
Fal insanların geçmiş, bugün veya gelecek hakkında bilgi edinme isteğiyle başvurduğu çeşitli yorumlama yöntemlerini ifade etmektedir. Tarih boyunca belirsizlik, merak, kaygı ve gelecek endişesiyle fala başvurulmuş ama Müslümanlar bu uygulamanın dini hükmü konusunda tereddüt yaşamıştır. Bu nedenle fal bakmak günah mı haram mı sorusu ve konuyla ilgili diyanet fetvası merak edilmektedir.
Fal bakma uygulamaları birçok toplumda görülmüş, insanlar geleceği öğrenme ve bilinmeyenleri açıklama ihtiyacıyla çeşitli fal yöntemleri geliştirmiştir. İslam dini ise gaybın bilgisine ulaşmanın insanın gücünü aşan bir konu olduğunu bildirmiş ve geleceğe dair kesin bilgi verdiği iddia edilen uygulamalara karşı uyarılarda bulunmuştur. Bu çerçevede fal bakmak günah mı haram mı sorusu ve falla ilgili diyanet fetvası önemli bir yer tutmaktadır.
Fal Bakmak Günah Mı, Haram Mı?
İnsanlar tarih boyunca bilinmeyene ilgi duyarak geleceği öğrenmek istemiştir. Gelecekle ilgili kaygılar, merak duygusu, karar verme ihtiyacı ve hayatın belirsizlikleri fal uygulamalarının yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Bu nedenle kahve falı, el falı, tarot, yıldız falı, su falı ve benzeri birçok yöntem ortaya çıkmıştır. Ancak Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulmaktadır: "De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah'tan başka kimse bilmez." (Neml Suresi, 27/65)
Bu ayet geleceğe dair bilgi verme iddiasında bulunan uygulamaların İslam'ın temel inanç esaslarıyla bağdaşmadığını göstermektedir.
İslam âlimlerinin büyük çoğunluğuna göre fal bakmak ve fal baktırmak kesinlikle dinen uygun değildir. Gaybı bildiğini iddia ederek fal bakmak ve falcılık yapmak başta İmam Nevevî ve Hacer el-Askalânî olmak üzere İslam alimleri tarafından haram kabul etmiştir. Çünkü fal uygulamaları geleceğe dair bilgi verme, bilinmeyeni açıklama veya insanların kaderi hakkında hüküm verme iddiası taşımaktadır. Oysaki Kur'an'da; "Gaybın anahtarları Allah'ın katındadır; onları O'ndan başkası bilmez." (En'âm Suresi, 6/59) buyurulmuştur.
Hz. Peygamber (s.a.v.) de bu konuda Müslümanları uyarmıştır. "Kim bir kâhine veya falcıya gider de onun söylediklerini tasdik ederse, Muhammed'e indirileni inkâr etmiş olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 429)
Bir başka hadiste ise: "Kim bir arrâfa (falcıya) gider ve ona bir şey sorarsa, kırk gün namazının sevabı kabul edilmez." (Müslim, Selâm, 125) buyurmuştur.
Bu hadisler falcılık faaliyetlerine ilgi göstermenin ve falcıların söylediklerini doğru kabul etmenin ciddi bir dini sakınca taşıdığını göstermektedir.
Fal Bakmakla İlgili Diyanet Fetvası
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan açıklamalarda falcılık, kâhinlik, medyumluk ve benzeri uygulamaların ve falcıların verdiği bilgilerin doğru olduğuna inanmanın İslam'da yeri olmadığı belirtilmektedir.
Diyanet kaynaklarında yer alan bilgilere göre falcılık insanların duygularını, meraklarını ve gelecek kaygılarını kullanarak bilinmeyen konularda hüküm verme iddiası taşımaktadır. Oysa İslam inancına göre gaybı yalnızca Allah bilir.
Diyanet fetvasında Müslümanların gelecekle ilgili konularda falcılara değil; Allah'a dua etmeye, istihare yapmaya, meşru yollarla araştırma yapmaya ve tevekkül etmeye yönelmeleri tavsiye edilmektedir.
Müslümanın bilinmeyen konularda Allah'a güvenmesi, dua etmesi ve kader bilinciyle hareket etmesi gerekir.