ABD'deki Brown Üniversitesinin Legorreta Kanser Merkezi Direktörü Prof. Dr. Wafik el-Deiry, İspanya'daki çalışmada farelerde pankreas kanserinin tedavi edilmesinin bilimsel açıdan umut verici olduğunu ancak bu tür ön klinik çalışmaların insanlarda başarısız olma ihtimalinin her zaman bulunduğunu söyledi.
Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. M. Zülküf Önal, "Uyku rutininin bozulması; sık uyanmaya, hormonal ve metabolik strese, hatta inflamasyona neden olabilir. Uyku, ihmal edilebilecek bir alışkanlık değildir. Korunması gereken temel bir sağlık yatırımıdır" dedi.
İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen, böbrek hastalarının beslenmesinin mutlaka nefroloji uzmanının önerisi ve deneyimli bir diyetisyen tarafından planlanması gerektiğini belirtti.
Birçok aile çocuğunun gün içinde halsiz olmasını yoğun okul temposuna ya da hareketliliğe bağlıyor. Oysa uzmanlara göre sorun çoğu zaman göründüğünden daha derin. Uzmanlar, yetersiz uykunun yalnızca yorgunluk yaratmadığını; bağışıklıktan ruh sağlığına kadar pek çok sistemi etkileyerek ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabildiğini belirterek ebeveynleri uyardı.
Kanser denildiğinde çoğu kişi bunun “başkalarının başına gelen” bir hastalık olduğunu düşünerek riskin kendisinden uzak olduğuna inanıyor. Oysa uzmanların paylaştığı veriler, tablonun sanılandan çok daha çarpıcı olduğunu ortaya koyuyor. Erken teşhisin mümkün olduğu bu hastalıkta, geç kalmak ise tedaviyi zorlaşıyor.
Kanserden korkmak yerine doğru adımlarla hastaların hem tedavi başarısını hem de yaşam kalitesini artırmasına yardımcı olmanın günümüzde en önemli yaklaşım haline geldiğini ifade eden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İrfan Çiçin, "Doğru bilgi, doğru zaman ve doğru yaklaşım hayat kurtarır. Bu nedenle, kanser sürecinde internet ve yapay zekadan tanı koymak, tedaviyi yarıda bırakmak, sosyal medya etkisiyle alternatif tedavi yöntemlerine yönelmek, yaşam biçimini aşırı kısıtlamak gibi hatalar tehlikeli sonuçlara yol açabilir" dedi.
Yapay zeka, hayatın her alanında olduğu gibi sağlık alanında da hızla yayılıyor. MR sonuçlarından kan tahlillerine, klinik raporlardan hasta takip notlarına kadar birçok tıbbi verinin yapay zeka uygulamalarına yorumlatılması artık sıradan bir alışkanlık haline geldi. Ancak uzmanlar, bu eğilimin sanıldığı kadar masum olmadığı konusunda uyarıyor. Uzmanlar, yapay zekanın tıpta bir “doktor” gibi görülmesinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekerek, “Sağlığınızı ona emanet etmeyin” çağrısında bulundu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çocukların dijital dünyada karşılaşabileceği risklere dikkat çekerek ekran kullanımının bilinçli ve kontrollü olması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, yanlış ve sınırsız ekran kullanımının çocukların beyin, sosyal ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebileceği konusunda ebeveynleri uyardı.
Kulak Burun Boğaz ve Uyku Uzmanı Prof. Dr. Vural Fidan, sömestir tatilinde uyku düzeni bozulan öğrencilerin okul dönemine daha rahat uyum sağlaması için uyku saatlerinin birkaç gün boyunca her gün 15-20 dakika erkene çekilmesini önerdi.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Sidar Burcu Ateş Demiroğlu, doğru duruşun önemine dikkat çekti.
Gözlerde geçmeyen kaşıntı, yanma ve kızarıklık çoğu zaman alerji ya da yorgunlukla ilişkilendiriliyor. Ancak uzmanlara göre bu şikayetlerin arkasında, kirpik diplerine yerleşerek fark edilmeden çoğalan mikroskobik bir parazit yatıyor olabilir. Basit gibi görünen belirtiler, zamanla ciddi göz problemlerine dönüşebiliyor.
Gebelik sürecinde anne adayları çoğu zaman kendini iyi hissedebilir. Ancak uzmanlara göre bazı sağlık sorunları belirti vermeden ilerleyerek aylar sonra hem anne hem de bebek için ciddi risklere yol açabiliyor. Özellikle gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığı, erken dönemde fark edilmediğinde doğum sürecinden bebeğin gelişimine kadar pek çok alanı etkileyebiliyor.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Acıman Demirel, yaşlılarda susuzluk hissinin azalması sonucu oluşabilen kronik susuzluğun ilerleyen dönemlerde unutkanlık ve demansa (bunama) sebep olabileceğini belirtti.
Soğuk hava ve ağrılar arasındaki ilişkinin, vücudun dış dünyaya verdiği biyolojik bir hayatta kalma tepkisi olduğunu, kışın ağrıların artmasının vücudun ısıyı korumaya çalışırken verdiği mekanik ve sinirsel tepkinin bir sonucu olarak ortaya çıktığını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Selin Turan, özellikle kronik ağrısı olanlar için kış aylarının, eklemlerin bir "hava durumu tahmincisi" gibi çalışmasına neden olabileceğini söyledi.
Diyetisyen Zişan Sobacı, hedonik açlığın kontrol altına alınmadığında kilo artışına ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarına yol açtığını belirtti. Hastaneden yapılan açıklamaya göre, tok olunduğu halde tatlı, cipse ya da fast fooda yönelmenin nedeni hedonik açlık olabiliyor.
Günlük yaşamda sıkça hissedilen omuz ağrıları çoğu zaman basit bir zorlanma olarak görülse de uzmanlara göre bazı durumlarda bu şikayetler ciddi bir sorunun habercisi olabiliyor. Uzmanlar, omuz kas yırtıklarının çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebildiğini belirterek, ağrı, güç kaybı ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiği konusunda uyardı.
Kış aylarında çocuklar peş peşe hastalanırken çoğu aile sebebi havaların soğuması sanıyor. Ancak uzmanlara göre asıl neden bambaşka. Evde farkında olmadan yapılan bazı hatalar, çocukların bağışıklık sistemini zayıflatıyor ve hastalıkların geçmek bilmemesine yol açıyor.
Son 2 aydır mevsimsel nedenlerle solunum yolu virüs enfeksiyonlarının yaygın ve ağır seyrettiğine dikkati çeken Medicana Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, "Pandemi döneminde ciddiyetle uyguladığımız korunma yöntemlerini ihmal ettiğimiz için, özellikle influenza olmak üzere viral enfeksiyonlar çok yaygın görülmektedir" dedi.
Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, soğuk havaların etkili olmasıyla birlikte özellikle el, ayak ve kulak gibi uç bölgelerin ciddi risk altında olduğunu belirterek, geç kalınan müdahalelerin kalıcı hasarlara ve uzuv kayıplarına yol açabileceğini vurguladı.
Fast food beslenme tarzıyla tüm dünyada obezitenin temel sebebi olan ABD, geç de olsa U dönüşü yaptı! 'Tarihi değişim' sloganıyla açıklanan 2025-2030 Beslenme Kılavuzu'yla 30 yıldır anlattığımız temel gerçek resmen kabul edildi: Akdeniz diyetinden asla vazgeçmeyin... Amerika adapte olmaya çalışadursun, biz kendi coğrafyamızın beslenme kültürüne sıkı sıkıya sarılmalıyız.