Omurganın yana doğru eğriliği olarak tanımlanan skolyozun özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, erken dönemde yapılan değerlendirmelerin hastalığın ilerlemesini önlemede önemli rol oynadığını söyledi.

Skolyozun her zaman belirgin şikâyetlerle ortaya çıkmayabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Omuz seviyelerinde farklılık, bir kürek kemiğinin diğerinden daha belirgin olması, bel bölgesinde asimetri, duruş bozukluğu ve sırtta oluşan şekil değişiklikleri skolyoz açısından önemli belirtiler olabilir. Bu tür erken fark edilmesi, tedavi sürecinin başarısını artırır" dedi.

"HER SKOLYOZ HASTASI AYNI ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLMEZ"
Skolyoz tedavisinde kişiye özel yaklaşımın önemine vurgu yapan Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Hastanın yaşı, omurga eğriliğinin derecesi, büyüme potansiyeli ve eğriliğin ilerleme riski değerlendirilerek uygun tedavi yöntemi belirlenmelidir. Bazı hastalarda takip ve koruyucu yaklaşımlar yeterli olurken, bazı ileri vakalarda cerrahi tedavi seçenekleri gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı.

Günümüzde skolyoz tedavisinde gelişen teknolojiler ve modern cerrahi yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabildiğini belirten Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Amaç sadece omurgadaki eğriliği düzeltmek değil, hastanın hareket kabiliyetini korumak, ağrı şikâyetlerini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmaktır" şeklinde konuştu.

"AİLELER ÇOCUKLARININ DURUŞUNU TAKİP ETMELİ"
Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda ailelerin dikkatli olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, "Çocuklarda görülen duruş değişiklikleri, omuz veya kalça seviyesindeki farklılıklar ihmal edilmemelidir. Erken dönemde bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurmak, skolyozun kontrol altına alınmasında büyük önem taşır" diye konuştu.

Doç. Dr. Sezgin Bahadır Tekin, skolyozda erken tanının sağlıklı bir omurga ve daha kaliteli bir yaşam için en önemli adımlardan biri olduğunu sözlerine ekledi.