Toplumda en sık görülen cilt hastalıklarının başında halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker geliyor. Aşırı sıcaklarda görülme sıklığı daha da artıyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ali Rıza Başaran, ürtikerin nedenleri, risk faktörleri ve tedavi süreci hakkında önemli bilgiler verdi.

ŞİDDETLİ KAŞINTI
Kurdeşenin, kızarıklık, kabarıklık ve yoğun kaşıntıyla seyreden bir hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Başaran, "Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde daha sık görülür. Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları ve buna bağlı gelişen aşırı terleme, ürtiker hastaları için önemli bir risk faktörü oluşturur. Vücut ısısının artmasıyla ortaya çıkan ürtiker, noktasal kabarcıklar ve yoğun kaşıntıyla kendini gösterebilir" dedi. Ürtikerin akut ve kronik olmak üzere iki tipi bulunduğunu söyleyen Uzm. Dr. Başaran, şöyle dedi: "Akut ürtikerde döküntüler genellikle 15-20 dakika içinde kaybolabilir. Ancak bu döküntüler bazen o kadar şiddetli kaşıntıya neden oluyor ki kişinin iş performansını ve sosyal yaşamını ciddi şekilde etkileyebiliyor. 6 haftayı aşan vakalar ise kronik ürtiker olarak değerlendiriliyor. Döküntüler kısa sürede kaybolabileceği gibi zaman zaman daha inatçı bir seyir de izleyebiliyor."

YAZIN ŞİKAYETLER ARTIYOR
Yaz aylarında artan sıcaklık ve yoğun terlemenin, ürtiker şikayetlerinin şiddetlenmesine veya yeni atakların ortaya çıkmasına neden olabildiğini belirten Uzm. Dr. Başaran, şöyle dedi: "Kolinerjik ürtiker' olarak adlandırılan bu tabloda, vücut ısısının yükselmesiyle birlikte küçük ve kaşıntılı döküntüler gelişebilir. Sıcak hava, yoğun egzersiz, sıcak duş ve baharatlı yiyecekler gibi faktörler de bu tür reaksiyonları tetikleyebilir. Bu nedenle ürtiker hastalarının yaz aylarında serin ve iyi havalandırılan ortamlarda bulunmaları, pamuklu kıyafetler tercih etmeleri ve yeterli miktarda su tüketmeleri önerilir. Aşırı sıcak havalarda dışarıda güneşten koruyan şapka ve hafif giysiler kullanılmalı, gerekli durumlarda doktor kontrolünde ilaç tedavisi yeniden düzenlenmelidir."

AĞIZ İÇİNDE GÖRÜLÜRSE DİKKAT!
Ürtikere bağlı döküntülerin saçlı deri dahil olmak üzere vücudun her bölgesinde görülebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Başaran, "Ancak en kritik tablo, ağız içi ve solunum yollarının etkilenmesiyle ortaya çıkar. Bu durumda hasta nefes alma güçlüğü nedeniyle acil müdahaleye ihtiyaç duyar. Solunum sıkıntısının geliştiği durumlarda özel ilaçlarla müdahale edilmesi gerekir. Bu nedenle ağız içi, dudak çevresi ve ağız mukozasında şişlik ya da döküntü gelişmesi veya nefes darlığı yaşanması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir" diye uyardı.

STRES BÜYÜK TETİKLEYİCİ
Ürtikerin, tiroit rahatsızlıkları, mide-bağırsak sistemi hastalıkları ve kolajen doku hastalıkları gibi birçok sistemik hastalığın ilk belirtisi olabileceğini de söyleyen Uzm. Dr. Başaran, "Bunun yanı sıra stres de ürtiker gelişiminde önemli rol oynayan faktörlerden biridir. Vücudunda kızaran, kabaran, kaşıntılı ve sonrasında kendiliğinden kaybolan döküntüler fark eden kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerekir. Nedeni bilinmeyen ürtikerde psikolojik destek tedaviyi güçlendirebilir. Çünkü stres yönetimi, hastalığın kontrol altına alınmasında önemli katkı sağlayabilir" dedi.