Hapşırınca Ne Denir? Dinimize Göre Hapşıran Kişi Ne Söylemeli?
İslam dini yalnızca ibadetleri değil insanın toplumsal ilişkilerini, görgü kurallarını ve günlük davranışlarını da düzenleyen hükümler ortaya koymuştur. En büyük toplumsal meselelerden kişisel durumlara kadar pek çok konuda Müslümanlara yol gösteren dinimiz, hapşırınca ne denir ve dinimize göre hapşıran kişi ne söylemeli sorularına da açık cevaplar vermektedir.
Hapşırma sırasında vücut refleks olarak nefes yollarındaki yabancı maddeleri güçlü bir şekilde dışarı attığı için kısa süreli fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu nedenle İslam âlimleri hapşırmanın ardından Allah'a şükretmenin insanın sağlığını hatırlamasına vesile olduğunu belirtmiştir. Hapşırınca ne denir ve dinimize göre hapşıran kişi ne söylemeli sorularının cevabı da hem bir şükür ifadesi hem de sünnet olarak değerlendirilmektedir.
Dinimize Göre Hapşıran Kişi Ne Söylemeli?
Hapşırma İslam kaynaklarında Allah'ın kuluna verdiği bir nimet ve rahatlama hali olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle hapşıran kişinin Allah'a hamd etmesi tavsiye edilmiş, hatta bunun sünnet olduğu belirtilmiştir.
Hz. Muhammed (s.a.v.) konuya ilişkin şöyle buyurmuştur: "Sizden biri hapşırdığı zaman 'Elhamdülillah' desin." (Sahih-i Buhari; Sahih-i Müslim)
"Elhamdülillah" ifadesi "Allah'a hamd olsun" anlamına gelir ve kişinin sahip olduğu sağlık nimeti için Rabbine şükretmesini ifade eder.
Kur'an-ı Kerim'de doğrudan hapşırma ile ilgili bir ayet bulunmamakla birlikte, Allah'a hamd etmeyi emreden birçok ayet yer almaktadır.
İslam âlimleri ise hapşırma sonrasında söylenen "Elhamdülillah" ifadesinin bu genel hamd ve şükür anlayışının günlük hayattaki yansımalarından biri olduğunu belirtmiştir.
İmam Nevevî, el-Ezkâr adlı eserinde hapşıran kişinin Allah'a hamd etmesinin sünnet olduğunu ve bunun Müslümanlar arasında güzel bir davranış olarak kabul edildiğini ifade etmiştir.
Dinimize Göre Hapşıran Kişiye Ne Söylenmeli?
İslam dini yalnızca hapşıran kişinin değil, onun çevresindeki insanların da nasıl davranması gerektiğini açıklamıştır. Hapşıran kişi "Elhamdülillah" dediğinde, yanında bulunan Müslümanların ona "Yerhamükellah" yani "Allah sana rahmet etsin" demesi sünnet kabul edilmiştir.
Bu konuda Hz. Muhammed'in (s.a.v.) şu hadisi temel kaynaklardan biridir: "Biriniz hapşırıp Allah'a hamd ettiğinde kardeşi ona 'Yerhamükellah' desin." (Sahih-i Buhari)
Hadisin devamında ise hapşıran kişinin bu duaya; "Yehdînallâhu ve yuslihu bâleküm." yani "Allah sizi doğru yola iletsin ve durumunuzu düzeltsin." şeklinde karşılık vermesi tavsiye edilmiştir.
Bu uygulama Müslümanlar arasındaki sevgi, saygı ve kardeşlik bağlarını güçlendiren bir görgü kuralı olarak değerlendirilmektedir. İslam âlimleri hapşırma sonrasında yapılan bu dua alışverişinin toplumsal dayanışmayı artırdığını ve Müslümanların birbirlerine karşı iyi dileklerde bulunmasını sağladığını belirtmiştir.
İbn Hacer el-Askalânî Fethu'l-Bârî adlı eserinde hapşıran kişiye rahmet duasında bulunmanın Müslümanın Müslüman üzerindeki haklarından biri olarak değerlendirildiğini ifade etmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan ilmihal ve dini bilgilendirme kaynaklarında da hapşıran kişinin "Elhamdülillah", bunu işiten kişinin ise "Yerhamükellah" demesinin sünnet olduğu belirtilmektedir. Böylece İslam dini insanın günlük hayatında karşılaştığı sıradan bir durum olan hapşırmayı bile şükür, dua ve kardeşlik bilinciyle anlamlandırmıştır.