Fenerbahçe, Antalyaspor'u 2-0 yenerek Süper Lig'de 2'de 2 yaptı. SABAH Spor yazarları Ahmet Çakar, Gürcan Bilgiç, Erman Toroğlu ve Bülent Timurlenk zorlu karşılaşmayı kaleme aldı. Usta isimlerden Gürcan Bilgiç ve Bülent Timurlenk, Fenerbahçe'nin ortaya koyduğu performansı değerlendirirken, Ahmet Çakar ile Erman Toroğlu ise Antalyaspor'un penaltı beklediği çok tartışılan pozisyonla ilgili çarpıcı ifadeler kullandılar. İşte son dakika haberinin detayları...
AHMET ÇAKAR - KARAR YÜZDE YÜZ DOĞRU
Fenerbahçe öldü öldü dirildi. Aslında baktığımızda sarı-lacivertlilerin en önemli özelliği, hatta en önemli artısı çok iyi mücadele ediyor olması... Fazla pozisyon üretmediler ama topa çok sahip oldular. Özellikle dönen topları kazanmaları ve bunu çok çabuk yapmaları önemli bir artı. İlk yarıda Altay'ın elinden kaçırdığı ve Antalyaspor'un vurduğu top dışında Yanal'ın takımının pozisyonu yok.
Peki Fener'in var mı? Onların da yok. Öylesine 'ah, vah' dedirtecek. 'Bu da kaçar mıydı?' denilecek bir pozisyon göremedik. İkinci yarı, Fenerbahçe baskıyı artırdı. Antalyaspor kafasını kaldıramadı. Fenerbahçe her dönen topu kaptı. Özellikle Szalai, Gustavo yorulana kadar ve Osayi, çok baskın oynadılar. 60. dakikadan sonra Pereira tüm kozlarını kullandı. Mesut, Zajc, Valencia, Serdar Aziz hepsini oynattı.
Son 20 dakika öyle bir baskı kurdular ki "Bu güneşe kar mı dayanır" derken son dakikalara geldik. Son dakikada ceza sahasının bir karış dışında bir faul var. Hakem haklı olarak faulü avantaja bırakıyor ve Zajc'ın vuruşundan Fenerbahçe'nin galibiyet golü geliyordu. Fenerbahçe hak etti mi? Tabii ki etti. Fazla pozisyon üretmeseler de Antalyaspor'u sürklase etti.
Gelelim hakeme; son saniyelerde Antalyasporlular 'penaltı' diye itiraz ettiler, dönen top Fenerbahçe'nin ikinci golü oldu. Hakem çok bekledi. VAR'la konuştu ve 'Penaltı değil' deyip golü verdi. Karar yüzde yüz doğru. Mesafe yakın. Szalai'nin kolu olması gereken yerde. Kolunu kaçırıyor ve top omuz başına çarpıyor. Penaltı tartışması manasız.
Ayrıca ilk yarıda da hakemlik açısından bir fandımantıl hatası var. Yardımcı hakemin faul var diye bayrağını kaldırıyor. Hakem görüyor, ki bence faul değil. Düdüğü ağzına götürüp çalmıyor, sonra tekrar götürüp tekrar çalmıyor ve Fenerbahçe gol atıyor. Sonra ayıkla pirincin taşını. Faul var yok onu tartışmıyorum. Aslında yok. Ama yardımcı bayrağı kaldırdığında çal düdüğü, tüm bu tartışmalar bitsin.
GÜRCAN BİLGİÇ - BASKILI, COŞKULU
İlk yarı bittiğinde Fenerbahçe için belki skor yoktu ama sahada işler iyi gidiyordu. Antalyaspor topu ayağına aldığında baskıyı ciddi şekilde hissediyor, yüzünü daha dönemeden rakibe teslim oluyordu. Oyun kuramadılar ve maçı kendi ceza alanlarının önünde çabuk çıkmak için fırsat bekleyerek geçirdiler. Pereira, sakatlıklar-yorgunluklar analiziyle, Helsinki maçının genç kahramanı Muhammed'e hak ettiği ödülü, ilk on bire yazarak verdi.
Mesut kenardaydı, Sosa sahada. İrfan- Mesut ikilisinin oyun aklına alışmış bir kadronun, bu eksiği enerji ile kapattığına da tanık olduk. Sağ kanada tedbir alarak topu sola yönlendiren rakibin istediği oldu aslında. Ama buradan Valencia, Samatta ve Ferdi ile sızma girişimleri de oldu. Samuel kaçırdı, Muhammed de.
İki kenar kornerlerinin, altı pasın yakın bölgesine kullanılması vardı. Ersun Yanal tedbirini almış, burayı kalabalık tutarak, arkayı da Boffin'e bırakarak önlemini almıştı. Çabuk oynamak ile acele etmek arasındaki fark, Antalyaspor defansının dengesiz anlarından pozisyon çıkartamadı. Bir tanesi hariç...
27'de Tisserand'ın söktüğü topu, Gustavo'nun filelere gönderdiğini izledik. Maçın hakemi pozisyonu devam ettirdi, yardımcısı ise faul olduğunu iddia etti. Halil Umut Meler VAR'a gitmedi, tertemiz gol güme gitti. Son dakikaların affedilmeyen bölümünde önce Antalyaspor'un golün burnunun dibinden geçmesinden saniyeler sonra, genç Arda'nın karıştırdı ortalığı, Zajc'ın plasesiyle gecenin rengi Sarı-Lacivert'e döndü.
Sonrasında Mesut, Valencia ile birlikte ikinci golü yaptı. 60'dan sonra sahaya giren dört oyuncunun da iki gole direkt katkıları olduğunun da altını çizelim. Fenerbahçe değerli bir galibiyet aldı. Bunu takım coşkusuyla, arzusuyla başardılar. Transferlerin beklendiği geçiş sürecindeler ve kazanıyorlar.
ERMAN TOROĞLU - DÜNYANIN HER YERİNDE PENALTI
Ben, Sabah ve Fotomaç'a yazılarımı hakem bitiş düdüğünü çaldıktan sonra veririm. Ve şunu söylerim; 90. dakikada öyle bir şey olur ki hiçbir şey yazmazsınız, sırf o dakikayı yazarsınız. Bunun için de zaten A Spor'daki Takım Oyunu programına da geç gidiyorum.
İşte dün böyle bir geceydi. Maçın içinde değişik pozisyonlar oldu. O oldu, bu oldu... Amma velakin Fenerbahçe 90. dakikada bir gol buldu. Sonra Antalyaspor hücuma geçti, bir pozisyon oldu. Fenerbahçe ceza alanı içinde Antalyalı oyuncular penaltı dedi. Fenerliler değil dedi, hakem de değil dedi.
O top döndü Sarı-Lacivertli takımın 2. golü oldu. Ondan sonra da VAR devreye girdi. Herhalde 5 dakika baktı pozisyona Fırat Aydınus. Aydınus ne olduğunu gördü… Gördü de penaltıyı verdirsem mi, verdirmesem mi diye düşündü. Çünkü verdirse gol iptal olacak. O golü atarsa 1-1, atamazsa 1-0 bitecek.
Ve santradan sonra da Antalyalı oyuncular protesto yaparak maçı bitirdiler, hakem bitiş düdüğü çalmadan. Çarşı karıştı... Şunu net söyleyeyim yayına girmeden: Antalyaspor'un hücumunda Fenerbahçe 2. golü atmadan evvel Szalai'nin topu dirsek temasından kolla oynaması, dirsek pazu hizasında topu oynaması bakın 'Oynaması' diyorum, dünyanın her yerinde net penaltıdır. Bundan sonrasında herkese hayırlı işler. Daha sezon başı böyle başladı Allah sonunu hayır etsin.
BÜLENT TİMURLENK - İSVİÇRE ÇAKISI
Her sezon Eylül ayı başındaki milli maçlar arası öncesindeki üç hafta şampiyonluk adayları için ilk büyük engel. Transfer devam ederken hazırlık kamplarının ağır idmanlarından kendini bulamayan futbolcular ve diziliş ile ideal 11'lerini arayan teknik adamlar. F.Bahçe geçen hafta Adana'da kazanırken de bu sancıyı çekmiş, Altay'ın marifetli elleri galibiyete Mesut'un golü kadar etki etmişti.
Pereira'nın eksiği çok kadrosunda Mesut'u da dinlendirme kararı genç Muhammed'e yer açmıştı ama bu kez de formda Zajc kulübede kalmıştı. İlk yarıda önde yapılan pres Antalyaspor'u çıkarken zorlarken zaman zaman Yanal'ın takımı kritik hatalarla rakibe ekstra hücumlar da verdi ama Samatta yine ortalıkta olmayınca iş biraz da ceza sahası dışından şutlara kaldı.
İkinci yarının ilk çeyreğinde Antalya kalesi düşebilirdi. Devre arasına biri isabetli 6 hücumla giden Fenerbahçe iştahlı dönmüştü sahaya. Genç Muhammed forvet arkasında sağında solunda partner bulamadı ve pas istasyonlarını kolay kıran Antalya, 60'ı da kalesinden gol görmeden geçti. Böyle anlarda birinin maçı ateşlemesi gerekir.
İlk yarıda 60 metre deparla rakibi prese boğan, ikinci yarıda gollük kafa şutu olan Szalai, İsviçre Çakısı gibiydi. Serdar girdikten sonra ortanın soluna geçti ve takımını itti. Valencia ile hareketlenen Fenerbahçe karşısında Boffin ile direnen Antalya aynı dakikada 3 net vuruşu fırsatından faydalanamayınca bildik klişe girdi devreye: Atamayana atarlar. Zajc attı.
Son dakikada Antalya'nın penaltı beklediği pozisyon ve dönüşünde Mesut'un asistiyle Valencia'nın golü. Santrfor transferi bekleyen, biri santrfor, dördü orta saha 5 sakatı olan Pereira ikide iki yaptı. Golleri kenardan getirdiği adamlarla bulsa da Altay'a da çok şey borçlu…