Ankara'nın Çankaya ilçesinde 26 katlı bir binada çıkan yangında biri bebek 3 kişinin hayatını kaybettiği davaya ilişkin 4'ü tutuklu 13 sanığın 'taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma' suçundan yargılanmasına başlandı. Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar, müşteki aileler ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı, sanık Fikret Artan'a söz verdi.
HİÇ BİR KATTA YANGIN HORTUMU YOKMUŞ
Önceki celsede savunması alınamayan apartman yöneticisi sanık Artan, yangın meydana geldiğinde yaklaşık beş aydır apartman yöneticiliği görevini yürüttüğünü, göreve başladığında yangın merdivenlerinin çeşitli eşyalarla doldurulmuş olması nedeniyle yoğun şikayet aldığını ifade etti. Sanık Artan "Eksiklikleri tespit etmek amacıyla binanın 26 katını dolaştım. Hiçbir katta yangın hortumu bulunmadığını gördüm. Yangın merdivenlerini kapatan eşyaları tespit ettim ve bunların kaldırılması için girişimlerde bulundum. Sonrasında mevcut eksikliklerin giderilmesi için genel kurul yapılmasına karar verdim. Bu eksiklikleri görevimin doğal bir parçası olarak sorumluluğum kapsamında değerlendirdim. Yangın hortumlarını da taktırdım. Teknik bilgiye sahip olmadığım için yalnızca gözlemleyebildiğim eksikliklere odaklandım. Teknik konulara ilişkin bilgim, iddianameyi okuyana kadar yoktu." dedi.
"ŞAFT ODALARINI BOŞALTMAYAN KAT MALİKLERİ ESAS SORUMLUDUR"
Artan, elektrik tesisatlarının geçtiği şaft odalarının da çeşitli malzemelerle doldurulduğunu, bu durumla ilgili kat maliklerini defalarca uyardığını ancak uyarılara rağmen söz konusu eşyaların tahliye edilmediğini söyledi. Artan ayrıca itfaiyenin tespitlerine göre boşaltılmayan şaft odalarındaki malzemelerin yangının yayılmasında etkili olduğunun raporlandığını dile getirdi. 9.katta yürütülen tadilat çalışmaları nedeniyle elektriğin kesildiğini ve asansörün devre dışı kaldığını iddia eden Artan, "Yangın sonrası bu dairenin önünde çok sayıda yanmış kablo ve elektrikli cihaz vardı. Yangının bu dairedeki tadilat kaynaklı olup olmadığının ayrıca araştırılması gerekir. Ben görevim kapsamında yapılması gerekenleri yerine getirdim. Yangın öncesinde yapılan uyarılara rağmen şaft odalarını boşaltmayan kat malikleri esas sorumludur" beyanında bulundu. Artan, asansörün yıllık periyodik bakımının yapıldığı sırada binada bulunmadığını, kapıcının kendisini bilgilendirmediğini, bakım sonrasında kırmızı etiket yerine yeşil etiket yapıştırılması yönünde talepte bulunmadığını belirterek, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.
"BUGÜN YARIN İSKAN ALINACAK"
Tanık O.T., kooperatif üyesi olduğunu belirterek, sanık Bedri Yaşar'ın kendilerine inşaatın sahibi ve iskan sürecinden sorumlu kişi olarak tanıtıldığını ifade etti. O.T., toplantıların ağırlıklı olarak sanık Kadir Dursun ile gerçekleştirildiğini aktararak, "Kadir Dursun, 'Projeyi imza karşılığı ben yürütüyorum, iskanla ilgili bir problem yaşanmaz' diyordu. 'Bugün yarın iskan alınacak' söylemiyle süreç sürekli ertelendi. Kooperatif olarak hiçbir zaman müteahhitin yerine geçip iş yapmadık. B bloktaki eksikliklerin giderilmesi için müteahhitle ödeme protokolü imzaladık. Çünkü A blok tamamlanmışken B blok hala bitirilmemişti" şeklinde beyanda bulundu. Tanık H.C., kooperatif başkanı olduğunu belirterek, yapılması gereken işlerden müteahhit firmanın sorumlu olduğunu ve teknik işlemlerin müteahhit tarafından yürütüldüğünü ifade etti. Süreçte daha çok sanık İbrahim Konca ve Kadir Dursun ile muhatap olduklarını söyleyen H.C., kooperatifin ise yalnızca imzalanan protokol çerçevesinde daire satışı yaparak binanın tamamlanması için finansman sağladığını beyan etti.
Tanık beyanlarının ardından söz alan sanıklar, aleyhlerine yöneltilen iddiaları kabul etmediklerini belirterek, haklarında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti. Diğer apartman sakinleri ile yangından zarar gören müştekiler ise sanıklardan şikayetçi olduklarını ifade etti. Görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, sanıkların mevcut adli durumlarının sürdürülmesi ve dosyadaki eksik hususların tamamlanması tale etti.
DURUŞMA ERTELENDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dinlenilemeyen sanık Mustafa Yazar hakkında ifade almaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasına, apartmandaki elektirik kullanımına ilişkin EnerjiSA'ya müzekkere yazılmasına ve sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, 8 Mayıs'a ertelendi.