İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara'da düzenlenen 4. Uluslararası KBRN Kongresi'nde yaptığı konuşmada, değişen güvenlik ortamında kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehditlere karşı teknolojik kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. AFAD Başkanlık Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen kongrede konuşan Çiftçi, 2017 yılında başlayan KBRN kongrelerinin bilim dünyası, uluslararası kuruluşlar, kamu kurumları ve özel sektörü bir araya getiren güçlü bir işbirliği platformuna dönüştüğünü ifade etti. KBRN güvenliğinin yalnızca insan hayatını korumaya yönelik teknik bir alan olmadığını vurgulayan Çiftçi, bu alanın aynı zamanda tabiatın, hayatın bütünlüğünün ve gelecek nesillerin korunması açısından da büyük önem taşıdığını belirtti.

"GÜVENLİK ANLAYIŞIMIZI YENİ RİSKLERE GÖRE SÜREKLİ GÜÇLENDİRİYORUZ"
Güvenlik tehditlerinin niteliğinin ve etki alanının hızla değiştiğine dikkati çeken Çiftçi, geçmişte yaşanan büyük felaketlerin KBRN tehditlerinin ağır sonuçlarını ortaya koyduğunu söyledi. Çiftçi, genetik mühendisliği, sentetik biyoloji, yapay zekâ, otonom sistemler ve çift kullanımlı teknolojilerin KBRN güvenliğinin sınırlarını yeniden şekillendirdiğini belirterek, yeni teknolojilerin beraberinde yeni riskler getirdiğini kaydetti. Yapay zekânın insanlık için önemli fırsatlar sunduğunu ancak kötüye kullanılması halinde yeni tehditlere de yol açabileceğini dile getiren Çiftçi, "Tehditlerin niteliği değiştiği için güvenlik anlayışımızı da geliştiriyoruz. Devletimizin kapasitesini yeni risklere göre sürekli güçlendiriyoruz. Teknolojinin beraberinde getirdiği risklere karşı yine teknolojinin sunduğu imkanlardan faydalanıyoruz" ifadelerini kullandı.
"ÖNLEYİCİ GÜVENLİK ANLAYIŞINA EVRİLİYORUZ"
İçişleri Bakanlığı olarak güvenlik anlayışını olay gerçekleştikten sonra müdahale eden yapıdan, riskleri önceden tespit eden ve gerekli tedbirleri zamanında alan önleyici bir anlayışa dönüştürdüklerini söyleyen Çiftçi, yapay zekâ destekli veri analizi, sensör teknolojileri ve erken uyarı sistemlerinin KBRN ajanlarının tespitinde daha etkin kullanılması için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Çiftçi, özellikle radyolojik veya kimyasal kirlenmenin bulunduğu sıcak bölgelerde görev yapan personelin güvenliğinin sağlanmasına yönelik teknolojik yatırımlara da dikkat çekti. Bu kapsamda keşif, numune alma ve arındırma faaliyetlerinde kullanılabilecek robotik sistemler ile insansız kara ve hava araçlarına yönelik kapasitenin geliştirildiğini belirtti.
"KBRN TEHDİTLERİ SINIR TANIMIYOR"
Teknolojik gelişmelerin önemine rağmen KBRN ile mücadelede en önemli unsurun yetişmiş insan kaynağı, bilimsel birikim, güçlü kurumlar ve kurumlar arası koordinasyon olduğunu vurgulayan Çiftçi, uluslararası işbirliğinin önemine de dikkat çekti. "KBRN tehditleri sınır tanımıyor. Bu nedenle risk ortaksa bilgi de ortaklaşmalı" diyen Çiftçi, küresel tehditlere karşı uluslararası dayanışmanın da aynı ölçekte güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Çiftçi, kongrenin kamu kurumlarının kapasitesi, akademinin bilimsel birikimi, özel sektörün yenilikçi gücü ve uluslararası kuruluşların tecrübesini ortak bir hedef etrafında buluşturduğunu belirterek, kongrede ortaya çıkacak bilimsel çalışmaların ve işbirliklerinin geleceğin KBRN güvenlik politikalarına önemli katkı sağlayacağını söyledi.
Konuşmasının sonunda kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen AFAD Başkanlığı, bilim insanları, uluslararası kuruluşların temsilcileri ve çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Çiftçi, kongrenin Türkiye, bölge ve tüm insanlık için daha güvenli, dirençli ve huzurlu bir geleceğe katkı sunması temennisinde bulundu.