Akdeniz Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende Mersin Üniversitesi Prof. Dr. Rektörü Erol Yaşar, Mersin Valisi Atilla Toros, Hazine ve Maliye Eski Bakanı ve Mersin Milletvekili Nureddin Nebati'nin konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açılışını gerçekleştirdikleri ve inşa süreci başlatılan projelerin her birinin MEÜ'nün akademik kapasitesini ve araştırma altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıyacak güçlü adımlar niteliğinde olduğunu belirterek, "Bu yatırımlar bilimsel üretimden sağlık hizmetlerine, enerji verimliliğinden nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine kadar geniş bir alanda Mersin Üniversitesi'nin bölgesel ve ulusal ölçekteki konumunu daha da sağlamlaştıracaktır" dedi.

Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik. Bugün 129'u devlet, 79'u vakıf olmak üzere 208 üniversiteyle 6,7 milyonu aşkın öğrencimize ülkemizin her bir ilinde eğitim imkanı sunuyoruz. Diğer taraftan, öğrencilerimizin eğitim hayatlarını ekonomik kaygıdan uzak sürdürebilmeleri için burs ve kredi sistemini genişlettik. Tüm bu adımları fırsat eşitliği sağlama zihniyeti ile ve insan odaklı, kapsayıcı bir kalkınma anlayışı ile attık. Barınma, beslenme ve sosyal destek imkanlarını genişleterek öğrencilerimizin eğitim hayatını güvence altına aldık, gençlerimizin akademik başarısını sağlam bir sosyal destek sistemiyle birlikte güçlendirdik. Bugün 1 milyonu aşkın yurt kapasitemiz var. Dünyada böyle bir ülke çok az bulursunuz. Sadece Mersin'de 18 bin yurt kapasitesimiz var, yakında 20 bine çıkacak. Dolayısıyla öğrencilerimizi uygun ortamlarda, yurtlarda barınmalarını sağlıyoruz. Burslar, krediler sağlıyoruz. Eğitimin ilk aşamalarından, son aşamalarına kadar her türlü desteği sunuyoruz. Dünyada yükseköğrenimin ücretsiz olduğu ender ülkelerden birisiyiz. Bunun kıymetini gerçekten bilmek lazım. Bunları niçin yapıyoruz. Bu yaptıklarımızın gerisinde bir zihniyet var. O zihniyette insan odaklı kalkınma zihniyeti. Herkesi işin içine katan ve insanı merkeze olan, nitelikli insanla hedeflere ulaşılabileceğine inanan bir anlayış" diye konuştu.

Yıllarca Kalkınma Bakanlığı yaptığını belirten Cevdet Yılmaz, "Kalkınma da bir sonuç göstergeleri vardır, bir de sebepler vardır. Milli gelir, kişi başına gelir, ihracat bunlar hep güzel rakamlar ama hepsi sonuç göstergesi. Esas sebeplere inecek olursanız bir ülkenin kalkınmışlığını ne gösterir diye soracak olursanız ben, kendisi için ortak hedefler koyabilen, bu hedeflerin etrafında da birleşebilen, ortak hareket edebilen toplumdan, iyi organize olmayı başarabilen toplumlar kalkınmış, gelişmiş toplumlardır. Bunu yapamayan toplumlar ise yeterince gelişmemiş toplumlardır. Bu tanım özünde insanı ima ediyor. Nitelikli, donanımlı, doğru bir zihniyete sahip, iletişim kurabilen, birlikte çalışabilen bir insan topluluğunu ima ediyor. Dolayısıyla eğitime yaptığımız bu yatırımlar, aynı zamanda Türkiye Yüzyılına, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır. Diğer yandan bu yatırımlar aynı zamanda fırsat eşitliği kavramıyla çok yakından ilgili. Fırsat eşitliği çok önemli. Ülkemizin hangi ilinde, ilçesinde, beldesinde doğmuş olursanız olun, hangi sosyo ekonomik arka plandan geliyorsa gelsin, ailesinin konumu ne olursa olsun devlet olarak, hükümet olarak bizim görevimiz bu çocuğumuza fırsat eşitliği sunmaktır. Fırsatı değerlendirip, değerlendirmemek o bireye kalmış birşey. Cumhuriyet'in özü fırsat eşitliğidir. Doğan her çocuğumuzun her türlü makama, mevkiye, konuma ulaşabileceği bir ortam, bir fırsat eşitliği düzeni oluşturmak Cumhuriyet'in özüdür. Ben eğer bu noktaysam, bu sayede buradayım. Dolayısıyla Cumhuriyet'imizin kıymetini, bu ortak değerimizin kıymetini hepimizin çok iyi bilmesi gerekir" dedi.

Yılmaz, "Üniversite dediklerinde 3 fonksiyonun ortaya çıkıyor. Birincisi eğitim fonksiyonu. İnsanlığın bugüne kadar ortaya koyduğu bilgileri gelecek nesillere en yetkili şekilde aktarmak. Esas itibariyle bilgi aktarmak. Bu önemli mi elbette önemli. Yeter mi, yetmez. Eğitim fonksiyonunun yanı sıra ikinci büyük fonksiyonu üniversitemizin araştırma. O güne kadar gelen bilginin üzerine yeni bir bilgi ilave etmektir. Bunu yapabiliyorsa bir üniversite araştırma fonksiyonunu yerine getiriyor demektir. Yeter mi, bu da yetmez. Üçüncü fonksiyon kalkınma fonksiyonu. Buda bilgiyi kullanma meselesi. Bilgiyi aktarmak güzel, bilginin üzerine yeni bilgi koymakta güzel ama bilgiyi kullanma dediğimiz birşey var. Mersin Üniversitesi Çukurova Bölgesinde. Eğer bu bölgeye, bu şehre kayıtsız kalırsa bu üniversite kalkınma fonksiyonunu icra edebilir mi, edemez. Bu bölgenin sosyal, ekonomik sorunlarına kayıtsız kalırsa üniversite bu fonksiyonu icra edemez. Ülkenin kalkınma meselesine kayıtsız kalırsa yine bu fonksiyonu yerine getiremez. Dolayısıyla bu bilgiyi kullanma dediğimiz kalkınma fonksiyonu sorun çözme, insanların hayatlarını iyileştirme, refahını arttırma çok önemli. Bunun da özünde üniversitenin açık bir sistem olması yatıyor. Üniversite şehirle arasına fiziki duvar örer, örmez ona birşey demiyorum ama zihinsel duvarlar örmemelidir. Üniversite açık bir sistem olmalıdır. Bu üçüncü fonksiyonu yerine getirmesinin en temel şartı budur. Zihni de açık olmalı kapıları da açık olmalıdır. Mersin Üniversitesi de eminim bu anlayış içinde çalışıyordur" şeklinde konuştu.
Gençlerin mutlaka geleceğe donanımlı şekilde yetiştirilmesi gerektiğini belirten Cevdet Yılmaz, "Bizde çeşitli projelerle, özellikle istihdam açısından gençlere yardımcı olmaya çalışıyoruz. İŞKUR bu dönem çok önemli projeler yapıyor. Üniversiteli ve gençlerimize bir takım kısmi zamanlı çalışma imkanı sunuyoruz. Hem bir iş tecrübesi ediniyorlar hemde belli bir gelir elde etmiş oluyorlar. Cumhurbaşkanımız Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Program ilan etti. Çeşitli boyutlarıyla bu programı hayata geçireceğiz ve gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz. Çünkü şuna inanıyoruz Türkiye hedeflerine gençleriyle ulaşacak. Nitelikli, donanımlı, ülkesini, milletini, bayrağını seven bütün farklılıklarıyla ülkesinin renklerini kucaklayan, bir taraftan da evrensel olarak dünyaya bakabilen, dünyanın meselelerine bakabilen bir gençlikle yürüyecek. Dolayısıyla gençlerimize çok büyük önem ve değer veriyoruz. Önümüzdeki süreçte bu programlarımızı da güçlü bir şekilde hayata geçireceğiz" dedi.
Mersin Üniversitesi'nin bölgenin ve Türkiye'nin en önemli eğitim kurumlarından birisi olduğunu kaydeden Yılmaz, "Bugün binlerce gence eğitim veren, yüzlerce profesörün bilgi ürettiği bu üniversite, uluslararası yükseköğretim alanında da saygın sıralamalarda yer alarak akademik niteliğini küresel ölçekte teyit etmektedir. Times Higher Education'ın 2026 Dünya Üniversiteleri Sıralaması'nda 1501+ bandında yer almasının yanı sıra, toplumsal etki alanlarında da güçlü bir performans sergilemiştir. 2025 yılı etki sıralamalarında kaliteli eğitim, eşitsizliklerin azaltılması, kadın-erkek fırsat eşitli ve sağlıklı ve kaliteli yaşam başlıklarında üst sıralarda yer almıştır. Mersin Üniversitesi, başarılı akademik performansını şehrin üretim gücüyle buluşturan bir anlayışla hareket etmektedir. Üniversite bünyesindeki ileri teknoloji araştırma merkezleri ve güçlü laboratuvar altyapısı, Mersin'in sanayi, lojistik, enerji ve tarım potansiyeline doğrudan katkı sunmaktadır. Bilgi üretimi ile kalkınma ve rekabet edebilirliğin güçlendirilmesi arasındaki bu bağ, üniversitemizi bölgesel kalkınmanın önemli taşıyıcılarından biri haline getirmektedir. Akdeniz'e odaklanan araştırma merkezleri ve uygulama birimleri de bu yaklaşımı pekiştirmekte, üniversitenin şehirle kurduğu güçlü ilişkiyi güçlendirmektedir. Şimdi bu güçlü zemini yeni fakültelerle, yeni sağlık ve enerji yatırımlarıyla bir adım öteye taşıyoruz" dedi.
Açılışı yapılan Denizcilik Fakültesi'nin sektör-üniversite iş birliğinin nitelikli bir örneği olarak Türkiye'nin denizcilik eğitimine yeni bir standart kazandıracağını ifade eden Yılmaz, "Modern laboratuvarları, simülasyon merkezleri ve ileri teknoloji altyapısıyla gençlerimizi Mavi Vatan vizyonuna uygun şekilde yetiştirecek güçlü bir eğitim zemini oluşturuyoruz. Diş Hekimliği Hastanesi ise hem bölge halkına ileri düzey sağlık hizmeti sunacak hem de öğrencilerimizin uygulamalı eğitim imkanlarını genişletecektir. Diğer taraftan, devreye aldığımız Güneş Enerjisi Santralleri ile üniversitemizi enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir kampüs yapısına kavuşturuyoruz. Temelini attığımız İlahiyat Fakültesi ve Eczacılık Fakültesi projeleri ise akademik çeşitliliği ve araştırma kapasitesini büyüten stratejik yatırımlardır. Özellikle eczacılık alanında oluşturulacak Ar-Ge altyapısı, yerli ilaç ve sağlık teknolojileri hedefimize katkı sağlayacaktır. Savunma sanayinde inanılmaz bir devrim başardık. Cumhurbaşkanımız güçlü bir irade ortaya koydu, bu iradeyi iyi ki erken bir dönemde koydu. Bugün dünyada birçok ülke bakın savunma sanayinde birşeyler yapmaya çalışıyor, yeni uyandılar. Biz çok erken yola çıktık ve bunun avantajlarını da yaşıyoruz. İyi ki erken yola çıktık. Aynı şeyi neden sağlık enstitüsünde yapmayalım. Yerli ve milli sağlık enstitüleri geliştirmek bugün en önemli hedeflerimiz arasında. Kamu alımlarının yüksek olduğu bir alan. Dolayısıyla sıradan bir sektör değil. Benzer bir yaklaşımı mutlaka sağlık alanında da daha ileriye taşımak zorundayız. İlaçta, tıbbi cihazlarda mutlaka yerli ve milli üretimi arttırmak zorundayız. Bu yatırımların tamamı, Mersin Üniversitesi'nin kurumsal gücünü artıran, şehrin ekonomik ve sosyal yapısıyla daha güçlü bağ kuran ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun nitelikli insan kaynağını yetiştiren adımlardır. Attığımız bu adımlar, Mersin Üniversitesi'nin eğitim, araştırma ve uygulama gücünü daha da yükseltecek; şehrimizin bilim ve sağlık alanındaki konumunu güçlendirecektir. Bu istikamette çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Başta Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar olmak üzere, bu çalışmaların hayata geçirilmesinde emeği geçen üniversitemizin tüm akademik ve idari kadrolarına, destek sunan paydaşlarımıza, Valimiz Atilla Toros'un şahsında tüm kamu kurumlarımıza, üniversitemizin projelerini destekleyen milletvekillerimize, sivil toplum kuruluşlarına ve meslek kuruluşlarına teşekkür ediyorum" dedi.
Mersin Valisi Atilla Toros, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülke genelinde sürdürülen yatırım ve hizmet hamlesinin Mersin'e de önemli katkılar sağladı. Mersin limanı, serbest bölgesi, lojistik altyapısı, sanayi üretimi, tarım potansiyeli ve turizm değerleriyle stratejik bir merkez. Üniversitede hayata geçirilen yatırımların kentin sosyoekonomik gelişimine önemli katkı sunacak. Eğitim alanında yapılan her yatırım gençlerin geleceğine yapılan stratejik bir adım" dedi. Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar ise, açılışı yapılan ve temeli atılan birimler hakkında bilgi vererek, "Mersin Üniversitesi olarak tüm adımlarımızı titizlikle planlayıp, kararlı ve sistematik stratejilerle ilerledik. Kendi enerjisini üreten üniversiteden dijital sağlığa, akademik üretkenlikten öğrenci refahına kadar birçok alanda yaptığımız yatırımlar, üniversitemizi Türkiye'nin yükselen yıldızı haline getirdi. Akademik kriterlerimizi güncelleyerek kaliteyi artırdık, TÜBİTAK ve uluslararası yayınlarda performansımızı yükselttik. Öğrenci dostu ve erişilebilir kampüs anlayışını benimsedik. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz'ın değerli katılım ve destekleri ile Eczacılık Fakültemiz ve İlahiyat Fakültemizin yeni binasının temel attık. Diş Hastanesi, Denizcilik Fakültesi ve Güneş Enerji Santralimizin de açılışını gerçekleştirdik" diye konuştu.