Emine Erdoğan, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi: TOGEMDER, bugüne kadar binlerce aileye gıda, yakacak, ev eşyası, giyim ve çeyiz yardımı gibi çok geniş bir yelpazede birçok yardım ulaştırmıştır. Sayısını binlerle ifade ettiğimiz öğrenciye öğrenim bursları sağlamış, onların hayatlarına büyük katkılar yapmıştır. Burada tek tek saymaya zamanımızın yetmeyeceği sayısız yardım çalışmasıyla 'hayırlarda yarışmanın' gerçekten bir sınırı olmadığını defalarca gösterdiler. Ne mutlu ki bu topraklar, insanların her fırsatta iyilikte saf tuttuğu, hayırlı işlere memur olmak için can attığı, yeryüzünde bir vakıf cenneti kurduğu topraklardır. Rabbim, bu manevi iklimi daim kılsın.

KÜTÜPHANELERİN KAPILARI HERKESE AÇIKTIR
Kütüphaneleri, "okulların kalbi, ruhu ve can damarı" olarak nitelendiren Erdoğan, şöyle devam etti: Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar, nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür. Biz öğrencilerimizin sadece kendisine sunulan bilgiyi değil, her şeyden önce öğrenmeyi öğrenmesini istiyoruz. Çünkü bir konuda kendini eğitme yetisi kazanmak başlı başına bir özgürlüktür. Kütüphaneyle sıkı bir ilişki kuran her öğrenci, bu donanımı kazanır. Okul kütüphaneleri fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlama yönüyle de hayatidir. Çünkü kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu örnek projenin temelinde de böyle bir felsefe var. Okul kütüphanelerini, öğrenciler için sık sık çalacakları bir dost kapısı yapmayı hedefliyor. Atölye çalışmaları, söyleşiler, yazar buluşmaları gibi faaliyetlerle bir cazibe merkezi haline getiriyor. Her birinde bulunan en az 4 bin kitaplık koleksiyon, öğrencilerin eğitim hayatlarına büyük katkılar yapacak kalibrededir. Biz bu tohumların meyvelerini, niteliği her nesil artan bir toplum olarak toplayacağız. İşte bir yönüyle de sadaka-i cariye olan bu toplumsal yatırımlar, vatana, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmenin mükemmel yollarıdır. Bugün aramızda okulumuzun pırıl pırıl öğrencileri var. Eminim ki onlar da böyle güzel imkanlarla donatılmış bir kütüphaneye kavuştukları için çok heyecanlılar.

HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ
Öğrencilere seslenen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Sizlerden kütüphanenizi hiç boş bırakmamanızı rica ediyorum. En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun. Çünkü kitap kapakları, bambaşka diyarlara açılır. Gelin hepiniz birer gönüllü kütüphane elçisi olun. Kitaplarla henüz sizin kadar haşır neşir olmamış arkadaşlarınız varsa, kitap kulüpleri kurarak, okuma maratonları başlatarak, onları da okul kütüphanenize davet edin. Ve hiçbiriniz 'Boş zamanlarımda kitap okuyorum.' demeyin. 'Kitap okumaktan hiç boş zamanım kalmıyor.' deyin inşallah. Ecdadımız, her şehre bir kütüphane kazandırmıştır. İlim ehlini herkesten üstün tutmuştur. Alimin atının ayağından kaftanına sıçrayan çamuru bile şeref saymıştır. Şimdi medeniyet yolumuzda yeni bir kavşaktayız. Çünkü yüzyıllar medeniyetler için dönüm noktalarıdır. O nedenle biz de 'Türkiye Yüzyılı' dedik. İlimle, irfanla yükselen bir yüzyılı inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize kazandırdığı Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de bu anlayıştan doğan bir eser oldu. Dijital çağda, kütüphanelerin varlıklarını sürdüremeyeceği düşünülürken, bugün Millet Kütüphanemiz öğrencilerle araştırmacılarla her yaştan insanla dolup taşıyor. Millet Kütüphanesi, ülkemizde kütüphanecilik alanında yeni bir dönemin miladı oldu. Kütüphanelerimiz artık kitapların raflarda toz tuttuğu yerler değil. Toplumun kültür hayatını zenginleştiren ve onu ileriye taşıyan birer irfan evreni olma asli görevini yeniden ifa ediyorlar. Nitekim, açıldığı 2020 yılından itibaren Millet Kütüphanesini 9 milyonun üzerinde kişinin ziyaret etmesi bunun en açık delilidir. TOGEMDER'in okullarımıza kazandırdığı 22 okul kütüphanesi de bu yeni ve modern kütüphanecilik anlayışıyla kuruldu, inanıyorum ki Türkiye Yüzyılı hayalimizi gerçekleştirmede önemli rol oynayacaklar.

HEPİMİZİN SORUMLULUĞU ÇOK BÜYÜK
Eğitimcilerin büyük bir misyona sahip olduklarını vurgulayan Emine Erdoğan, şunları kaydetti: Çünkü bir öğretmen veya bir kütüphaneci, raflar arasında dolaşan bir öğrenciyi, daha önce adını hiç duymadığı bir kitapla tanıştırdığında, sadece görev tanımını yerine getirmiş olmuyor, medeniyet ufkunu genişletiyor, ülkenin aydınlık geleceğine ışık oluyor. Bizler, hamdolsun ki ilk emri 'Oku' olan, tefekkürü ibadet sayan bir dinin, 'İlim tahsil etmek kadın ve erkek herkese farzdır.' diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Dolayısıyla hepimizin sorumluluğu çok büyük. Bakın işte önümüz ramazan. Bir ay boyunca mukaddes Kitabımızı elimizden düşürmeyeceğimiz, ilimle ibadetle dopdolu olacağımız günlere adım atıyoruz. İnşallah bu kutlu günlerin bereketinden, başta çocuklarımız olmak üzere etrafımızdaki herkesi, kitapla iç içe bir hayat kurmaya özendirmek için de istifade ederiz.

EMİNE ERDOĞAN GENÇLERLE SOHBET ETTİ
Programda Mustafa Kutlu'nun "Fırtınayı Kucaklamak" isimli kitabının bir kesiti piyano müziği eşliğinde Hacer Pala tarafından okundu. Salondaki katılımcılara da Kutlu'nun kitabı ve TOGEMDER atölyelerinde sıfır atıkla üretilen armağan edildi. Edebiyat okuması ve konuşmaların ardından TOGEMDER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen, günün anısına Emine Erdoğan'a kitap seti hediye etti. Sekmen'den sette yer alan kitaplar hakkında bilgi alan Emine Erdoğan, "Çok güzel bir hediye ama hediyeyi hediye etmek sünnettir." diyerek, seti Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin kütüphanesine armağan etti. Program aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Emine Erdoğan, açılış töreni sonrasında okulun kütüphanesi gezdi. Çeşitli türlerden kitaplar ile satranç masası ve zeka oyunlarının yer aldığı kütüphaneyi inceleyen Erdoğan, buradaki gençlerle de sohbet etti.