Kalu Bela Ayeti Hangi Surede Geçer, Meali Ne?
İslam inancına göre insan ruhunun yaratılış öncesinde Allah’ın huzurunda verdiği söz, kulluk bilincinin temel işaretlerinden biri kabul edilir. Tasavvuf ve dini literatürde bu buluşma “kalu bela” olarak anılmaktadır. Kalu bela ayeti hangi surede geçer, meali ne sorusu ise sıkça sorulur.
Araf Suresi tevhit inancı, peygamber kıssaları ve insanın Allah'a karşı sorumluluğu gibi önemli konuları ele alan surelerden biridir. Surenin 172. ve 173. ayetlerinde Allah'ın insanlardan her şeyi yaratan tek Rab olduğuna inandıklarına dair söz aldığı anlatılmaktadır. İnsanların ise bu söze şahitlik ettikleri bildirilmektedir. Bu bağlamda kalu bela ayeti hangi surede geçer, meali ne soruları Müslümanlar tarafından araştırılmaktadır.
Kalu Bela Ayeti Hangi Surede Geçer?
Ayette Allah Teâlâ'nın insan ruhlarından kendisinin Rab olduğuna dair söz aldığı bildirilmektedir.
Araf Suresi Mekke döneminde indirilmiştir ve toplam 206 ayetten oluşmaktadır. Surede Hz. Âdem, Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih, Hz. Musa ve diğer peygamberlerin kıssaları anlatılmaktadır. Bunun yanında iman, inkâr, ahiret, ibadet ve insanın yaratılışı gibi temel konular da surenin ana başlıkları arasında yer alır.
"Kalu Bela" olarak bilinen ifade, Araf Suresi'nin 172. ayetinde geçen "Kâlû belâ" sözünden gelmektedir. Ayette Allah Teâlâ insanlara "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye sormakta; insanlar ise "Evet, şahidiz" cevabını vermektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı mealine göre ayet şöyledir: "Hani Rabbin (ezelde) Ademoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" demişti. Onlar da "Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)" demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" dememeniz içindir." (Araf Suresi, 172. ayet)
İslam alimleri insanların ruhlar âleminde Allah'a verdiği ilk sözü ifade eden kalu bela olayını konu edinen bu ayetin insanın yaratılıştan gelen Allah inancına sahip olduğunu gösterdiğini ifade etmektedir.
"Kalu Bela" Ne Demek?
"Kalu Bela" ifadesi Arapça kökenlidir. "Kâlû" kelimesi "dediler", "belâ" ise "evet" anlamına gelir. Bu nedenle ifade Türkçeye "Evet dediler" şeklinde çevrilmektedir.
İslam düşüncesinde ise "Kalu Bela" Allah'ın ruhlardan aldığı sözleşmeyi ifade eden önemli kavramlardan biridir. Bu olay halk arasında "ruhlar âlemi" veya "bezm-i elest" olarak da bilinmektedir. Ayette geçen "Elestü bi rabbiküm" ifadesi "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" anlamına gelirken, insanların verdiği "Kâlû belâ" cevabı ise "Evet, Rabbimizsin" anlamını taşımaktadır.
İmam Taberî, "Câmiu'l-Beyân" adlı eserinde bu ayetin Allah'ın insan fıtratına yerleştirdiği iman duygusunu anlattığını ifade etmektedir. Taberî'ye göre insan, yaratılışı gereği Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmeye yatkın şekilde yaratılmıştır.
İmam Mâtürîdî ise "Te'vîlâtü'l-Kur'ân" adlı eserinde bu ayetin insanın akıl ve vicdan yoluyla Allah'ı tanıyabilecek özellikte yaratıldığını gösterdiğini belirtmiştir.
İslam alimleri bu olayın insanın yaratılışındaki iman duygusunu anlattığını belirtmiştir. Buna göre insanın kalbinde Allah'a yönelmeye yatkın bir yapı bulunmaktadır. Diyanet kaynaklarında da bu ayetin "fıtrat" kavramıyla bağlantılı olduğu ifade edilmektedir.
Tasavvuf geleneğinde "Kalu Bela" kavramı, kulun Allah'a verdiği sözü hatırlaması ve kulluk bilincini canlı tutması şeklinde yorumlanmıştır.
İslam alimleri ayrıca "Kalu Bela" ayetinin insanın sorumluluğunu ve Allah'a karşı bağlılığını anlattığını belirtmiştir. Çünkü ayet insanın yaratılışında Allah'ı tanıyabilecek bir özellik bulunduğunu açık şekilde ortaya koymaktadır.
Bu yönüyle Araf Suresi'nde geçen "Kalu Bela" ayeti, İslam düşüncesinde yaratılış, iman ve kulluk bilincinin temel dayanaklarından biri kabul edilmektedir.