Kur’an’da Kul Hakkı ile İlgili Ayetler ve Türkçe Mealleri

Kul hakkı, İslamda affedilmesi en zor olan günahlardan biri olarak bilinir. Bu sebeple de kul hakkı üzerine Kur’an-ı Kerim de bir çok ayet bulunmaktadır. Bu ayetlere göre kul hakkı, kişinin yalnızca Allah’a karşı değil; topluma karşı da büyük bir sorumluluk içinde olduğunu gösterir.

Kur’an’da Kul Hakkı ile İlgili Ayetler ve Türkçe Mealleri

İslam dini insanlara dürüstlüğü ve emanete hıyanet etmemeyi tembihler. Kur'an-ı Kerim'de çeşitli surelerde belirtilen ayetler kul hakkının yalnızca sahibinden helallik alarak Allah tarafından affedildiğini gösterir. Peygamber efendimiz bunun üzerine şöyle buyurmuştur: "Kimin üzerinde din kardeşinin ırzı, namusu veya malıyla ilgili bir zulüm varsa altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyamet günü gelmeden evvel o kimseyle helalleşsin!" (Buhârî, Mezâlim, 10; Rikâk, 48)

Kur'an-ı Kerim'deki Kul Hakkı İle İlgili Ayetler

İslam dininde kul hakkı basitçe bir insanın hakkını yemek olarak nitelendirilebilir. Bu hakkı belirtmek gerekirse de bir insanın emeğinin karşılığını vermemek, iftira atmak, adaletsiz davranmak, dürüst olmamak ve kalp kırmak örnek gösterilebilir. Kur'an-ı Kerim de bulunan çoğu ayette dürüst olmanın ve kimsenin hakkına girmenin Allah katındaki önemi ve ahiretteki sonucu sıklıkla vurgulanır. Örneğin; kul hakkı ile ilgili Bakara Suresi'nde bulunan ayetler şu şekildedir:

  • Bakara Suresi; 83

"Vaktiyle biz, İsrailoğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve «İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin» diye de emretmiştik. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz."

  • Bakara Suresi; 177

"İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. (Allah'ın rızasını gözeterek) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Müttakîler ancak onlardır!"

  • Bakara Suresi; 188

"Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin."

  • Bakara Suresi; 215

"Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır. Şüphesiz Allah yapacağınız her hayrı bilir."

  • Bakara Suresi; 220

"Dünya ve ahiret hakkında (lehinize olan davranışları düşünün ve ona göre hareket edin). Sana yetimler hakkında soruyorlar. De ki: Onları iyi yetiştirmek (yüz üstü bırakmaktan) daha hayırlıdır. Eğer onlarla birlikte yaşarsanız, (unutmayın ki) onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, işleri bozanla düzelteni bilir. Eğer Allah dileseydi, sizi de zahmet ve meşakkate sokardı. Çünkü Allah güçlüdür, hakîmdir."

Nisa Suresi'nde de kul hakkı çeşitli ayetlerde vurgulanmıştır:

  • Nisâ Suresi; 2

"Yetimlere mallarını verin, temizi pis olanla değişmeyin, onların mallarını kendi mallarınıza katarak (kendi malınızmış gibi) yemeyin; çünkü bu, büyük bir günahtır."

  • Nisâ Suresi; 3

"Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdirde) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helâl olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır."

  • Nisâ Suresi; 6

"Evlilik çağına gelinceye kadar yetimleri (gözetip) deneyin, eğer onlarda akılca bir olgunlaşma görürseniz hemen mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (de geri alacaklar) diye o malları israf ile ve tez elden yemeyin. Zengin olan (veli) iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da (ihtiyaç ve emeğine) uygun olarak yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman yanlarında şahit bulundurun. Hesap sorucu olarak da Allah yeter."

  • Nisâ Suresi; 8

"(Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa bundan, onları da rızıklandırın ve onlara güzel söz söyleyin."

  • Nisâ Suresi; 10

"Haksızlıkla yetimlerin mallarını yiyenler şüphesiz karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar; zaten onlar alevlenmiş ateşe gireceklerdir."

  • Nisâ Suresi; 36

"Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez."

  • Nisâ Suresi; 127

"Senden kadınlar hakkında fetva istiyorlar. De ki, onlara ait hükmü size Allah açıklıyor: Kitap'ta, kendileri için yazılmışı (mirası) vermeyip nikâhlamak istediğiniz yetim kadınlar, çaresiz çocuklar ve yetimlere karşı âdil davranmanız hakkında size okunan âyetler (Allah'ın hükmünü apaçık ortaya koymaktadır). Hayırdan ne yaparsanız şüphesiz Allah onu bilmektedir."

Kul hakkından bahseden diğer ayet örnekleri de şöyledir:

  • En'âm Suresi; 153

"Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti."

  • İsrâ Suresi; 34

"Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaşın. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir."

  • Kehf Suresi; 82

"Duvara gelince, şehirde iki yetim çocuğun idi; altında da onlara ait bir hazine vardı; babaları ise iyi bir kimse idi. Rabbin istedi ki, o iki çocuk güçlü çağlarına erişsinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini çıkarsınlar. Ben bunu da kendiliğimden yapmadım. İşte, hakkında sabredemediğin şeylerin iç yüzü budur."

  • Fecr Suresi; 17

"Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz."

  • Beled Suresi; 14

"Fakat o, sarp yokuşu aşamadı. O sarp yokuş nedir bilir misin? Köle azat etmek veya açlık gününde yakını olan bir yetimi, yahut aç-açık bir yoksulu doyurmaktır."

  • Duha Suresi; 9

"Öyleyse yetimi sakın ezme."

Kur'an-ı Kerim'de bulunan bu ayetler bizlere yalnızca ibadetin değil insan ilişkilerinde dürüst ve sadık olmanın da ne kadar önemli olduğunu vurgular.