Aşure Günü Ne Zaman? Dinimizde Aşure Gününün Önemi ve Anlamı
İslam’da yardımlaşma ve dayanışma, toplumun birlik içinde yaşamasını sağlayan temel değerler arasında yer alır. Örneğin Muharrem ayında insanların birbirine aşure ikram etmesi paylaşma kültürünün canlı tutulmasına katkı sağlayan bir uygulama olarak görülür. Bu yönüyle aşure günü ne zaman sorusu kadar dinimizde aşure gününün önemi ve anlamı da Müslümanlar tarafından merak edilen konular arasında bulunmaktadır.
Aşure Günü hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu gününe verilen isimdir. İslam kaynaklarında aşure gününün pek çok önemli olaya sahne olduğu belirtilirken özellikle Hz. Nuh'un gemisinin tufandan sonra karaya ulaşması ve çeşitli peygamberlerle ilişkilendirilen hadiseler nedeniyle özel bir anlam taşıdığı ifade edilmektedir. Bu nedenle aşure günü ne zaman ve dinimizde aşure gününün önemi ve anlamı nedir soruları her yıl yeniden gündeme gelmektedir.
Aşure Günü Nedir?
"Aşure" kelimesi Arapçada "on" anlamına gelen "aşere" kökünden türemiştir. İslam Ansiklopedisi'nde yer alan bilgilere göre bu isim Muharrem ayının onuncu gününü ifade eden "Âşûrâ" kelimesinden gelmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı kaynaklarında belirtildiği üzere Hz. Peygamber'in (s.a.s.) Medine'ye hicret ettiğinde Yahudilerin Muharrem ayının onuncu gününde oruç tuttuklarını gördüğü ve bunun sebebini sorduğu rivayet edilmektedir. Yahudiler, bu günün Allah'ın Hz. Musa'yı ve İsrailoğullarını Firavun'un zulmünden kurtardığı gün olduğunu söylemişlerdir. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.s.); "Biz Musa'ya sizden daha yakınız." (Sahih-i Müslim, Sıyâm, 127-128) buyurmuş ve Muharrem ayının onuncu gününde oruç tutmuştur.
Hadis kaynaklarında yer alan rivayetlere göre Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Aşure günü tutulan orucun, bir önceki yılın günahlarına kefaret olmasını Allah'tan umarım." (Sahih-i Müslim, Sıyâm, 196)
İslam kültüründe Aşure Günü ile ilişkilendirilen bazı olaylar da bulunmaktadır. Halk arasında yaygın olarak anlatılan rivayetlere göre Hz. Âdem'in tövbesinin kabul edilmesi, Hz. İbrahim'in ateşten kurtulması, Hz. Yunus'un balığın karnından çıkması ve Hz. Yakup'un Hz. Yusuf'a kavuşması gibi hadiselerin bu günde gerçekleştiği nakledilmiştir. Ancak bu rivayetlerin önemli bir kısmının tarihî ve hadis açısından kesinlik taşımadığı, daha çok İslam kültüründe yer alan anlatımlar olduğu belirtilmektedir.
Aşure denildiğinde akla gelen geleneklerden biri de aşure tatlısıdır. Yaygın inanışa göre Hz. Nuh'un gemisinde kalan son erzakların bir araya getirilmesiyle hazırlanan yiyecek, zamanla aşure geleneğinin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Bu anlatım tarihi bir rivayet olarak aktarılmakta olup Müslüman toplumlarda paylaşma ve bereket sembolü hâline gelmiştir.
Aşure Günü Ne Zaman İdrak Edilir?
Hicri takvime göre Muharrem ayının 10. gününe tekabül eden aşure gününün miladi takvimdeki karşılığı her yıl değişiklik göstermektedir. Takvime göre 2026 yılında Aşure Günü 25 Haziran'da idrak ediliyor.
2027 yılında ise 15 Haziran'da idrak edilecek.
Dinimizde Aşure Gününün Önemi ve Anlamı
Muharrem ayı Kur'an-ı Kerim'de işaret edilen haram aylardan biridir. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
"Şüphesiz Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır." (Kur'an-ı Kerim)
Müfessirler bu dört ayın Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu belirtmişlerdir. Bu nedenle Muharrem ayı ve onun onuncu günü olan Aşure Günü, Müslümanlar için manevi değeri yüksek zaman dilimleri arasında kabul edilmektedir.
Diyanet kaynaklarında yer alan bilgilere göre Aşure Günü'nün en önemli ibadetlerinden biri nafile oruçtur. Hz. Peygamber (s.a.s.) Aşure orucunu teşvik etmiş, daha sonra Ramazan orucu farz kılınınca bu oruç isteğe bağlı ibadet olarak devam etmiştir. İslam âlimleri sadece onuncu gün yerine dokuzuncu ve onuncu günlerin veya onuncu ve on birinci günlerin birlikte oruçlu geçirilmesini tavsiye etmişlerdir.
Büyük hadis ve fıkıh âlimlerinden İmam Nevevî, el-Minhâc Şerhu Sahîhi Müslim adlı eserinde Aşure orucunun müstehap olduğunu ve bu ibadetin sünnet olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Öte yandan Aşure Günü, yalnızca bireysel ibadetlerle değil toplumsal dayanışma ile de anılmaktadır. Müslüman toplumlarda hazırlanan aşurelerin komşulara, akrabalara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılması paylaşma, kardeşlik ve birlik duygularını güçlendiren bir gelenek olarak görülmektedir. Bu uygulama doğrudan dini bir zorunluluk olmasa da İslam'ın yardımlaşmayı teşvik eden anlayışıyla uyumlu kabul edilmektedir.
Bu bakımdan Aşure Günü, yalnızca geçmişte yaşandığı kabul edilen önemli olayların hatırlandığı bir gün değil aynı zamanda paylaşmanın, şükretmenin, ibadetin ve toplumsal dayanışmanın öne çıktığı manevi bir zaman dilimi olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle dinimizde aşure gününün önemi ve anlamı, Müslümanların Allah'a yakınlaşma çabası ile toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirme hedefinin bir arada görüldüğü özel günlerden biri olarak kabul edilmektedir.