Dinde Mağfiret Ne Demek, Anlamı Ne?
İnsan, doğası gereği hata yapabilen ve hata sonrası manevi sığınağa ihtiyaç duyan bir varlıktır. İslam’ın sunduğu engin rahmet deryasında, bu ihtiyaca en kuşatıcı cevabı veren kavramların başında hiç kuşkusuz “mağfiret” gelmektedir.
Mağfiret pişmanlıkla ilgili bir kelime olmanın ötesinde bir koruma kalkanının ve sonsuz bir örtüşün ifadesi olarak yer almaktadır. Kur'an-ı Kerim'in pek çok sayfasında müminlere bir müjde olarak sunulmuştur.
Dinde Mağfiret Ne Demek?
Lügat ve ıstılah açısından bakıldığında mağfiret, Arapça "gafr" kökünden türemiş bir kelimedir. Örtmek, gizlemek ve birinin kusurunu ifşa etmeyip bağışlamak anlamlarını taşımaktadır. İlahi boyutta, Allah'ın kulunun günahlarını setretmesi yani örtmesi ve onu bu hataların getireceği manevi kirden ve azaptan koruması anlamlarını da taşımaktadır.
Özellikle Râgıb el-İsfahânî gibi alimlerin vurguladığı üzere, mağfiret kulu koruyan bir kalkan mahiyetindedir.
Kur'an-ı Kerim'de bu kavramın ne kadar merkezi bir konumda olduğu, kökten türeyen 234 kelimenin 229'unun bizzat Allah'a nisbet edilmesinden anlaşılmaktadır.
Gāfir, Gafûr ve Gaffâr gibi esmalarla tecelli eden bu kelime, yaklaşık 100 surede tekrarlanarak Allah'ın engin merhametini müjdelemektedir.
Psikolojik açıdan incelendiğinde mağfiret inancı, insanın kusursuz olamayacağı gerçeğiyle barışmasını sağlaması bakımından kıymetlidir. İdeal bir insan olmanın zorluğu karşısında hata yapan kul, ilahi affın genişliğini bildiğinde hayata daha sıkı bağlanır ve ebedi alem hususunda yıkıcı bir ümitsizliğe düşmekten kurtulur.
Sözü edilen inanç, kişiyi yapıcı bir ruh haline yükselterek vicdani bir sükûnet sunmaktadır. Bununla birlikte, ilahi mağfiretin kapsamı oldukça geniş olsa da temelinde tereddütsüz bir iman ve samimiyet yatmaktadır.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu