Peygamber Efendimizin Namaz ile İlgili Hadisleri ve Açıklamaları

Namaz, Allah ile kurulan en doğrudan bağ ve gündelik telaş içinde ruhun nefes aldığı en mukaddes sığınaklardan biridir. Kur’an-ı Kerim’de defalarca zikredilen bir ibadet olarak Peygamber Efendimiz’in (sav) de hayatının merkezinde yer almış ve ümmetine en büyük vasiyeti olarak miras kalmıştır. Peygamber Efendimizin namaz ile ilgili hadisleri konunun İslam âlemi için önemini de vurgulamaktadır.

Peygamber Efendimizin Namaz ile İlgili Hadisleri ve Açıklamaları

Peygamber Efendimiz namazın kalbi kötülüklerden temizleyen, günahları bir nehrin kiri yıkadığı gibi silip süpüren manevi bir yıkanma olduğunu müjdelemiştir. "Namaz dinin direğidir" buyurarak ibadetin İslam için önemine dikkat çeken Peygamber Efendimizin namaz ile ilgili hadisleri aynı zamanda doğru kılınan bir namazın insanı her türlü kötülükten koruyacağını vurgulamıştır.

Peygamber Efendimizin Namaz ile İlgili Hadisleri

Peygamber Efendimiz konu hakkında şöyle buyurmuştur:

Bir adam Peygamber'e, "Amellerin/ibadetlerin en faziletlisi hangisidir?" diye sordu. Efendimiz, "Vaktinde kılınan namazdır..." buyurdu. (Buhârî, Tevhîd, 48)

Abdullah b. Mesut (r.a.) tarafından nakledildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "(Kıyamet gününde) kulun ilk önce hesaba çekileceği şey, namazdır..." (Nesâî, Muhârebe, 2)

Ebû Hüreyre'nin (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Büyük günah işlenmedikçe beş vakit namaz ve iki cuma, aralarındaki günahlara kefarettir." (Müslim, Tahâret, 14)

Câbir b. Abdullah'ın (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Cennetin anahtarı, namazdır..." (Tirmizî, Tahâret, 1)

(Hz. Peygamber'e vahiy kâtipliği yapan) Hanzala b. Rebî' Kâtib (r.a.) anlatıyor: Allah Resûlü'nü şöyle derken işittim: "Rükûları, secdeleri, abdestleri ve vakitlerine riayet ederek beş vakit namaz(ı kılmay)a devam eden ve bu beş vakit namazın Allah katından gelen bir emr-i hak olduğunu kabul eden kimse cennete girer." (İbn Hanbel, IV, 266)

Hz. Ali'nin (r.a.) rivayet ettiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Namazın anahtarı temizliktir. Başlangıcı tekbir, bitimi ise selâmdır." (Ebû Dâvûd, Tahâret, 31)

Mâlik (b. Huveyris) anlatıyor: Biz yaşça birbirine yakın bir grup gençle Hz. Peygamber'e geldik ve onun yanında yirmi gün kaldık. Allah Resûlü çok merhametli ve şefkatli idi. Ailelerimizi özlediğimizi ya da –dönmeyi- arzuladığımızı anlayınca geride kimleri bıraktığımızı sordu, biz de anlattık. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Ailelerinizin yanına dönün. Onlarla ikamet edin. Onlara, (öğrendiklerinizi) öğretin ve onlardan (dinin gereklerini yapmalarını) isteyin. Benim nasıl namaz kıldığımı gördüyseniz siz de namazı öyle kılın. Namaz (vakti) geldiğinde içinizden biri sizin için ezan okusun. En büyüğünüz de size imam olsun." (Buhârî, Ezân, 18)

Muâviye b. Hakem es-Sülemî'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Bu namazda insan kelâmı konuşulmaz. Namaz ancak tesbih, tekbir ve Kur'an okumaktır." (Müslim, Mesâcid, 33)

Enes b. Mâlik'ten (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki sizden biri namaz kılarken (aslında) Rabbiyle özel olarak konuşmaktadır..." (Buhârî, Salât, 36)

Ebû Hüreyre'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kulun Rabbine en yakın olduğu (an) secde hâlidir. Öyleyse (secdede iken) çokça dua ediniz." (Müslim, Salât, 215)

Muâz b. Cebel (r.a.) anlatıyor: "Hz. Peygamber ile birlikte bir yolculukta idim... O şöyle buyurdu: 'Dinin başı İslâm (kelime-i şehâdet getirerek Allah'a teslim olmak), direği ise namazdır.'" (Tirmizî, Îmân, 8; İbn Hanbel, V, 231)

Cündeb el-Kasrî'den (r.a.) işitildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabah namazını kılarsa, o kimse Allah'ın koruması altındadır." (Müslim, Mesâcid, 262)

Abdullah b. Ömer'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "İkindi namazını kaçıran kimse, sanki ailesini ve malını yitirmiş gibidir." (Buhârî, Mevâkîtü's-salât, 14; Müslim, Mesâcid, 200)

Ebû Hüreyre'nin (r.a.) işittiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) bir defasında şöyle demiştir: "Birinizin kapısının önünden bir nehir geçse ve onda her gün beş defa yıkansa, bu o kimsenin kirinden bir şey bırakır mı, ne dersiniz?" Sahâbîler, "Onun kirinden hiçbir şey bırakmaz." demişler, bunun üzerine Resûlullah, "İşte beş vakit namaz da böyledir! Allah onlarla günahları yok eder." buyurmuştur. (Buhârî, Mevâkîtü's-salât, 6)

Saîd b. Müseyyeb'in Ebû Katâde b. Rib'î'den (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah şöyle buyurdu: 'Senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve onları, vaktinde ve hakkını vererek kılanları cennete koyacağımı kendi katımda vaad ettim. Namazları düzenli kılmayanlar için ise katımda böyle bir vaad yoktur.'" (Ebû Dâvûd, Salât, 9)

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.) tarafından rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Bir kişinin sürekli mescide gittiğini görürseniz onun imanına şahit olun! Çünkü Allah Teâlâ şöyle buyurur: 'Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve âhiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder...'" (Tevbe, 9/18; Tirmizî, Îmân, 8; İbn Mâce, Mesâcid, 19)

Abdullah b. Ömer'den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi kat daha faziletlidir." (Buhârî, Ezân, 30; Müslim, Mesâcid, 249)

Ebû Hüreyre'nin (r.a.) bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Bir kimse camiye gitme niyetiyle evinden çıktığında, attığı bir adımla kendisine bir sevap yazılır, diğer adımıyla bir günahı silinir." (Nesâî, Mesâcid, 14; İbn Hanbel, II, 320)

Ebû Hüreyre'den (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Her kim sabah akşam mescide giderse, her sabah ve akşam gidişinde Allah ona cennette bir yer hazırlar." (Buhârî, Ezân, 37; Müslim, Mesâcid, 285)