Peygamber Efendimizin Sadaka ile İlgili Hadisleri ve Açıklaması
İslam’ın temel taşlarından ve yardımlaşmanın en güzel örneklerinden biri sadakadır. Yalnızca bir kimseye verilen maddi bir destek olmadığı gibi, toplumsal ilişkiyi de güçlendiren bir unsurdur. Peygamber Efendimizin sadaka ile ilgili hadisleri sadakanın toplumun her ferdini kapsayan ahlaki bir yapı olduğunu göstermektedir.
Toplum içinde sadaka maddi bir yardım olarak bilinse de aslında peygamber efendimizin sadaka ile hadisleri sadakanın malı eksiltmediğini, aksine rızkı bereketlendirdiğini göstermektedir. Verilen bir lokma ekmekten, gösterilen bir güler yüze kadar pek çok şey sadaka olarak kabul edilmektedir.
Peygamber Efendimizin Sadaka ile İlgili Hadisleri
Sadaka, bir kimsenin sadece Allah rızasını gözeterek, dinimizce hiçbir şekilde farz olmadığı halde gönüllü olarak yaptığı her türlü maddi ve manevi yardımdır. Kelime anlamı itibarıyla "sadakat" kökünden türeyen sadaka, aslında kişinin imandaki samimiyetini ve Rabbine olan bağlılığını ispat etmesi anlamına gelmektedir.
Peygamber Efendimiz sadaka hakkında şöyle buyurmuştur:
"Her birinizin her bir eklemi (ve kemiği) için bir sadaka gerekir. Binaenaleyh her tesbih sadakadır, her hamd sadakadır, her tehlil sadakadır, her tekbir sadakadır. İyiliği tavsiye etmek sadakadır, kötülükten sakındırmak sadakadır. Kulun kuşluk vakti kılacağı iki rek'at namaz bütün bunları karşılar." (Müslim, Müsâfirîn 84, Zekât 56.)
"Temizlik imanın yarısıdır. Elhamdülillah duası mizânı, sübhânellah ve elhamdülillah sözleri ise yer ile gökler arasını sevap ile doldurur. Namaz nurdur; sadaka burhandır; sabır ziyâdır. Kur'an senin ya lehinde ya da aleyhinde delildir. Herkes sabahtan (pazara çıkar) nefsini satar; kimi onu âzâd kimi de helâk eder." (Müslim,Tahâret 1.)
"İnsanların her bir eklemi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında adâletle hükmetmen sadakadır. Bineğine binmek isteyene yardım ederek bindirmen yahut yükünü bineğine yüklemen sadakadır. Güzel söz sadakadır. Namaz için mescide giderken attığın her adım bir sadakadır. Gelip geçenlere eziyet veren şeyleri yoldan gidermen de sadakadır." (Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56)
"Her meşrû ve güzel iş sadakadır." (Buhârî, Edeb 33; Müslim, Zekât 53)
"Güçlü-kuvvetliyken, sıhhatın yerindeyken, cimriliğin üzerinde, fakir düşmekten endişe etmekteyken, daha büyük zengin olmayı düşlerken verdiğin sadakanın sevabı daha büyüktür. (Bu işi) can boğaza gelip de "falana şu kadar", "filana bu kadar" demeye bırakma. Zaten o mal vârislerden şunun veya bunun olmuştur." (Buhârî, Zekât 11, Vasâyâ 17; Müslim, Zekât 92)
"Herhangi bir müslümanın diktiği ağaçtan yenen şey onun için sadakadır. Çalınan şey de sadakadır; eksiltilen de onun için sadakadır." (Müslim, Müsâkât 7)
"Sadaka vermek malı eksiltmez. Kul başkalarının hatalarını bağışladıkca Allah da onun şerefini arttırır. Kim Allah için alçak gönüllü davranırsa, Allah da onu yükseltir." (Müslim, Birr 69. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 82)
"İnsanın her bir eklemi için her Allah'ın günü bir sadaka vermek gerekir: İki kişinin arasını bulman, (haklarında adaletle hükmetmen) bir sadakadır. Bir kimseye bineğine binerken yardımcı olman veya yükünü hayvanına yüklemesine yardım etmen bir sadakadır. Güzel bir söz söylemek sadakadır. Namaza giderken attığın her adıma bir sadaka sevabı vardır. Gelip geçenleri rahatsız eden bir şeyi yoldan alıp atman bir sadakadır." (Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56)
"Sübhânallah demek bir sadakadır. Elhamdülillah demek bir sadakadır. Lâ ilâhe illallah demek bir sadakadır. Allahü ekber demek bir sadakadır. İyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak bir sadakadır. İnsanın kılacağı iki rekât kuşluk namazı ise, bütün bunlara bedeldir" (Müslim, Müsâfirîn 84).
"Bir adam Allah'ın rızasını umarak ailesinin geçimini sağlarsa, harcadıkları onun için birer sadaka olur." (Buhârî, Îmân 41, Megâzî 12, Nefekât 1; Müslim, Zekât 49)
"Allah yolunda (cihâd edilmesi için) sarfettiğin para, köle âzâd etmek için harcadığın para, fakire sadaka verdiğin para ve bir de aile fertlerinin ihtiyaçları için harcadığın para var ya! İşte bunların içinde sana en çok sevap kazandıracak olanı, ailen için harcadığın paradır." (Müslim, Zekât 39)
"Veren el alan elden hayırlıdır. Yardım etmeye, geçimini üstlendiğin kimselerden başla! Sadakanın hayırlısı, ihtiyaç fazlası maldan verilendir. Kim insanlardan bir şey istemezse, Allah onu kimseye muhtaç etmez. Kim de tokgözlü olursa, Allah onu zengin kılar." (Buhârî, Zekât 18, Nefekât 2; Müslim, Zekât 94-97, 106, 124)
"Yoksula verilen sadaka bir sadaka, akrabaya verilen sadaka ise iki sadaka yerine geçer: Biri sadaka sevabı, öteki de akrabayı koruyup gözetme sevabıdır." (Tirmizî, Zekât 26.)
"Ey âdemoğlu! İhtiyacından fazla olan malını sadaka vermen senin için hayırlıdır. Eğer vermeyip elinde tutarsan, senin için kötüdür. Yeterli miktarda mala sahip olmaktan dolayı Allah katında sorumlu tutulmazsın. Harcamaya, bakmakla yükümlü olduklarından başla." (Tirmizî, Zekât 32)
"İnsan ölünce, üç ameli dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye, kendisinden istifade edilen ilim, arkasından dua eden hayırlı evlât." (Müslim, Vasiyyet 14.)
"Sadakaların en faziletlisi Allah yolunda kurulan bir çadırın gölgesi, Allah yolundaki bir mücâhide verilen hizmetçi ve Allah yolunda bağışlanmış bir erkek devedir." (Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 5)