Hz. Abdurrahman’ın Hayatı, Kıssası ve Ölümü
Hz. Abdurrahman İslam’ın ilk döneminde Hz. Muhammed’e inanan sahabelerden biri olmasının yanında cömertliği ve dürüstlüğü ile tanınan önemli bir şahsiyettir. Hz. Abdurrahman’ın hayatı, kıssası ve ölümü İslam tarihinin dikkat çeken başlıkları arasındadır.
Hz. Abdurrahman bin Avf Mekke'de yaşayan Kureyş kabilesine mensuptur ve İslam'ın ilk yıllarında Müslüman olmuş, cennet müjdelenmiş bir sahabedir. Hicret ile Müslüman ordusunun savaşları gibi İslam tarihinin dönüm noktalarında yer almış olan Hz. Abdurrahman ticarette de örnek bir şahsiyet olmuştur. Bu çerçevede Hz. Abdurrahman'ın hayatı, kıssası ve ölümü hakkında bilgi sahibi olarak yaşadığı dönemi kavramak ve ders çıkarmak mümkün olabilir.
Hz. Abdurrahman'ın Hayatı
Hayattayken cennetle müjdelenmiş on sahabeden biri olan, yani Aşere-i Mübeşşere arasında yer alan Hz. Abdurrahman bin Avf, 580 yılında Mekke'de doğmuştur. Kureyş kabilesinin Zühreoğulları koluna mensuptur. İslam'ın ilk yıllarında Hz. Ebubekir'in davetiyle Müslüman olmuş ve ilk iman edenler arasında yer almıştır.
Mekke döneminde baskılara maruz kalmış, ardından Habeşistan'a ve daha sonra Medine'ye hicret etmiştir. Medine'ye geldiğinde hiçbir malı olmamasına rağmen kısa sürede ticaret yaparak yeniden zengin olmuştur. Ancak kazandığı malı Allah yolunda harcamaktan geri durmamıştır.
Kur'an-ı Kerim'de "Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren bir tohum gibidir…" (Bakara Suresi, 261. ayet) buyurularak infak edenler övülür. Hz. Abdurrahman bu ayetin anlamını hayatında uygulayan sahabelerden biri olarak kabul edilir.
Hz. Peygamber (s.a.v.), onun hakkında "Abdurrahman bin Avf cennete sürünerek girecektir" buyurmuş, bunun sebebinin malının çokluğu olduğunu ifade etmiştir (Tirmizî, Menâkıb, 15). Bunun üzerine Hz. Abdurrahman malını infak ederek bu durumu dengelemeye çalışmıştır.
Hz. Abdurrahman Bedir, Uhud ve Hendek gibi önemli savaşlara katılmıştır. Diyanet kaynaklarında yer alan bilgilere göre o hem ticarette hem de ibadette dengeli bir hayat sürmüştür.
İslam alimlerinden İbn Sa'd, onun hakkında "çok cömert, güvenilir ve takva sahibi bir sahabeydi" ifadesini kullanır (Tabakât, c. 3, s. 125).
Hz. Abdurrahman'ın Ölümü
Hz. Abdurrahman bin Avf, hayatı boyunca İslam'a hizmet etmiş ve örnek bir yaşam sürmüştür. Hz. Osman dönemine kadar yaşamış ve önemli istişarelerde yer almıştır. 652 yılında Medine'de vefat etmiştir. Cenaze namazını vasiyeti üzerine Hz. Osman kıldırmıştır.
Vefat ettiğinde geride helal yolla elde ettiği büyük bir servet bırakmış, ancak bu servetin önemli bir kısmını hayır yolunda harcamıştır.
Hz. Abdurrahman'ın cenazesi büyük bir kalabalık tarafından kaldırılmış ve sahabeler tarafından büyük bir saygı ile anılmıştır. Hz. Abdurrahman'ın hayatı boyunca malını Allah yolunda harcaması, onun ölümünden sonra da hayırla anılmasına vesile olmuştur.
Hz. Abdurrahman'ın Kıssası
Hz. Abdurrahman bin Avf Mekke'den Medine'ye hicret ettiğinde neredeyse bütün malını geride bırakmıştı. Medineli Müslümanlar muhacirlere yardım ediyor, mallarını paylaşmak istiyordu. Ensardan Sa'd bin Rebi ona malının yarısını vermeyi teklif etti. Ancak Hz. Abdurrahman ondan çarşının yolunu göstermesini isteyerek çalışmayı tercih etti. Kısa süre içinde dürüst ticareti sayesinde yeniden kazanç elde etti. Bu kıssa onun çalışkanlığının ve helal kazanca verdiği önemin en bilinen örneklerinden biridir.
Sahabeler arasında cömertliğiyle meşhur olan Hz. Abdurrahman'ın yüzlerce deve yükü erzakı Medine halkına bağışladığı anlatılır. Ayrıca Tebük Seferi sırasında İslam ordusuna büyük miktarda mal bağışlamıştır.
Bir sefer sırasında Hz. Muhammed kısa süreliğine ordudan ayrılmıştı. Namaz vakti girince sahabeler imam olması için Hz. Abdurrahman bin Avf'ı öne geçirdiler. Namaz esnasında Peygamber Efendimiz cemaate yetişti ve namazın kalan kısmını Hz. Abdurrahman'ın arkasında tamamladı. Sahabeler bu olayı büyük bir fazilet olarak değerlendirmiştir.
Hz. Abdurrahman ile ilgili en önemli kıssa hakemliğidir. Hz. Ömer vefatından önce halifenin belirlenmesi için oluşturduğu şûra heyetine Hz. Abdurrahman bin Avf'ı da dahil etti. Bu durum onun sahabeler arasındaki güvenilirliğini ve ilmine duyulan saygıyı gösteren önemli olaylardan biri kabul edilir. Kaynaklarda Hz. Abdurrahman'ın bu süreçte adaletli ve ihtiyatlı davranmaya çalıştığı aktarılır.
İslam tarihinde dürüst ticaretin, cömertliğin, takvanın ve infak anlayışının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Hz. Abdurrahman bin Avf ile ilgili anlatılan rivayetlerde çok sayıda köleyi özgürlüğüne kavuşturduğu da aktarılmıştır.