Hz. Ebu Ubeyde’nin Hayatı, Kıssası ve Ölümü

İslam ordularının komutanlığı yapan ve ilk Müslümanlardan biri olduğu için cennetle müjdelenen Hz. Ebu Ubeyde güvenilirliği ve dürüstlüğü ile tanınmıştır. Hz. Ebu Ubeyde’nin hayatı, kıssası ve ölümü her Müslümanın bilmesi gereken konuların başında gelir.

Hz. Ebu Ubeyde’nin Hayatı, Kıssası ve Ölümü

Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah Mekke'de yaşayan Kureyş kabilesine mensuptur ve İslam'ın ilk yıllarında Müslüman olmuştur. Hz. Peygamber'in en yakın sahabelerinden biri olarak birçok önemli olayda yer almıştır. Güvenirlik karakteri nedeniyle "Ümmetin Emini" olarak bilinen bu kutlu şahsiyet adaletli idareciliği ile de nam salmıştır. Tüm bu özellikleri nedeniyle İslam tarihinde iz bırakan Hz. Ebu Ubeyde'nin hayatı, kıssası ve ölümü dikkat çekicidir.

Hz. Ebu Ubeyde'nin Hayatı

Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah 583 yılında Mekke'de doğmuştur. Kureyş kabilesinin Fihroğulları koluna mensuptur. İslam'ın ilk yıllarında Hz. Ebubekir'in davetiyle Müslüman olmuş ve ilk iman edenler arasında yer almıştır.

Mekke döneminde İslam'a karşı yapılan baskılara rağmen inancını korumuş ve sabırla mücadele etmiştir. Hicret ederek Medine'ye gitmiş ve burada İslam toplumunun kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. Hz. Ebu Ubeyde, Bedir, Uhud ve Hendek savaşları başta olmak üzere birçok savaşa katılmıştır.

Kur'an-ı Kerim'de "Allah, iman edenlerin dostudur" (Bakara Suresi, 257. ayet) buyrularak müminlerin Allah'ın koruması altında olduğu ifade edilmiştir. Hz. Ebu Ubeyde, bu ayetin anlamını hayatında yansıtan sahabelerden biri olarak görülür.

Hz. Peygamber (s.a.v.), onun hakkında "Her ümmetin bir emini vardır, bu ümmetin emini Ebu Ubeyde bin Cerrah'tır" (Buhârî, Menâkıb, 15) buyurarak onun güvenilirliğini vurgulamıştır.

"Aşere-i Mübeşşere" yani cennetle müjdelenen on sahabeden biri olan Hz. Ebu Ubeyde aynı zamanda İslam ordularının önemli komutanlarındandır. Diyanet kaynaklarında yer alan bilgiye göre Hz. Ebu Ubeyde dürüstlüğü ve yönetim kabiliyeti ile öne çıkan sahabelerden biridir.

İslam alimlerinden İbn Kesir onun hakkında "emanete riayeti ve takvası ile örnek bir sahabedir" ifadesini kullanır (el-Bidaye ve'n-Nihaye, c. 7, s. 210).

Hz. Ebu Ubeyde'nin Ölümü

Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah Hz. Ömer döneminde Şam bölgesinin fethi sırasında önemli görevler üstlenmiştir. Bölgedeki İslam ordularının komutanlarından biri olarak görev yapmıştır.

639 yılında Amvas bölgesinde çıkan ve İslam tarihinde "Amvâs Vebası" olarak bilinen salgın sırasında vefat etmiştir. Onun vefatı İslam ordusunda büyük bir üzüntüye neden olmuştur.

İslam Ansiklopedisi'nin "Ebu Ubeyde b. Cerrâh" maddesinde Hz. Ömer'in onun hakkında "Eğer Ebu Ubeyde hayatta olsaydı onu halife yapardım" dediği aktarılır. Hz. Ebu Ubeyde'nin ölümü, İslam toplumunda güvenilir ve adil liderlik anlayışının simge isimlerinden birinin kaybı olarak görülmüştür.

Hz. Ebu Ubeyde'nin Kıssası

Ebu Ubeyde bin Cerrah ile ilgili en dikkat çekici kıssalardan biri Bedir Savaşı sırasında yaşandı. Babası Cerrah müşrik ordusunda yer alıyordu ve savaş boyunca oğlunun karşısına çıkmaya çalıştı. Ebu Ubeyde ise babasıyla savaşmak istemediği için sürekli ondan uzak durmaya çalıştı. Ancak babası saldırılarını sürdürünce savaşın en kritik anlarından birinde onu etkisiz hâle getirmek zorunda kaldı. Bu olayın Allah'a ve Resûlü'ne bağlılığın aile bağlarının önüne geçtiğini gösteren önemli örneklerden biri olarak anlatıldığı aktarılır. Bazı tefsir ve siyer kaynaklarında Mücadele Suresi'nin 22. ayetinin bu olayla ilişkilendirildiği rivayet edilir.

Uhud Savaşı sırasında Peygamber Efendimiz yaralanmış, miğferinin halkaları mübarek yüzüne batmıştı. Sahabeler büyük üzüntü yaşarken Ebu Ubeyde bin Cerrah hemen Resûlullah'ın yanına koştu. Miğfer halkalarını çıkarırken Peygamber Efendimizin canının yanmaması için demiri eliyle değil dişleriyle çektiği rivayet edilir. İlk halkayı çıkarırken bir dişi, ikinci halkayı çıkarırken başka bir dişinin kırıldığı aktarılır. Bu olay onun Peygamber Efendimize olan sevgisinin ve fedakârlığının göstergesidir.

Bir gün Yemen'den gelen bir heyet Peygamber Efendimizden kendilerine güvenilir bir kişi göndermesini istedi. Bunun üzerine Resûlullah "Her ümmetin bir emini vardır, bu ümmetin emini Ebu Ubeyde bin Cerrah'tır" (Buhârî, Menâkıb, 15) buyurdu. Bundan sonra Ebu Ubeyde bin Cerrah sahabeler arasında dürüstlüğü ve güvenilirliğiyle meşhur oldu. Onun devlet işlerinde ve savaşlarda önemli görevler üstlenmesinde bu özelliğinin etkili olduğu belirtilir.

Ebu Ubeyde bin Cerrah büyük ordulara kumandanlık yapmasına rağmen son derece sade bir hayat yaşadı. Hz. Ömer Şam'a geldiğinde onun evine uğradı ve evde sadece bir kılıç, bir su kırbası ve birkaç basit eşya olduğunu görünce çok duygulandı. Hz. Ömer'in; "Dünya herkesi değiştirdi, seni değiştiremedi ey Ebu Ubeyde." dediği aktarılır. Bu kıssa onun makam ve servete değer vermeyen zühd hayatının en önemli göstergesi kabul edilir.

Amvas Vebası sırasında Ebu Ubeyde Şam bölgesindeki İslam ordularının başındaydı. Hz. Ömer onu çok sevdiği için Medine'ye dönmesini istedi. Ancak Ebu Ubeyde askerlerini bırakıp gitmek istemedi. Bir süre sonra vebaya yakalandı. Hastalığı sırasında askerlere sabrı, namazı ve birlik olmayı tavsiye etti. Ardından büyük bir teslimiyet içinde vefat etti.