Hz. Saîd bin Zeyd’in Hayatı, Kıssası ve Ölümü
Hz. Saîd bin Zeyd İslam’ın yayılmasından önceki önemlerde iman eden ilk on sahabeden biridir. Aşere-i Mübeşşere arasında yer alan ve doğruluğu, güvenilirliği ile adaletli tavırlarıyla tanınan Hz. Saîd bin Zeyd’in hayatı, kıssası ve ölümü tarihte önemli bir yer edinmiştir.
Duası kabul olan kutlu bir kişi olarak bilinen ve takva sahibi olmasıyla anılan Hz. Saîd bin Zeyd, Mekke'de Kureyş kabilesine mensup bir sahabe olarak yaşamış ve İslam'ın ilk yıllarında Müslüman olmuştur. Hz. Ömer ile akrabalığı bulunan Saîd bin Zeyd, Hz. Peygamber döneminde önemli olaylara katılmıştır. Hayattayken kendisine cennet müjdelenen Hz. Saîd bin Zeyd'in hayatı, kıssası ve ölümü inananlar açısından örnek teşkil eder.
Hz. Saîd bin Zeyd'in Hayatı
Hz. Saîd bin Zeyd 593 yılında Mekke'de doğmuştur. Kureyş kabilesinin Adiy koluna mensuptur ve Hz. Ömer'in en yakın akrabalarından biridir.
Saîd bin Zeyd'in babası Zeyd bin Amr, İslam'dan önce putperestliği reddeden ve Hanif inancı üzere yaşayan kişilerden biri olarak tanınırdı. Mekke'de putlara tapılmasına karşı çıkmış, tek Allah'a inanmayı savunmuştu. Bu sebeple Saîd bin Zeyd İslam daveti başladığında da tereddüt etmeden eşi Fatıma bint Hattab ile birlikte Müslüman oldu.
Mekke döneminde İslam'a inananlara karşı uygulanan baskılara rağmen imanından taviz vermemiştir. Hicrete katılarak Medine'ye gitmiş ve burada İslam toplumunun oluşumuna katkı sağlamıştır. Bedir Savaşı'na doğrudan katılmamış olsa da sonraki tüm savaşlarda Müslümanların yanında yer almıştır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) onun hakkında "Cennette olduğunu şahitlik ettiğim on kişiden biridir" (Tirmizî, Menâkıb, 25) buyurarak onu "Aşere-i Mübeşşere" arasında zikretmiştir.
Hz. Ömer'in eniştesi olan Hz. Saîd bin Zeyd adaletli kişiliği ve güvenilirliği ile tanınmıştır. Aynı zamanda Hz. Ömer döneminde Medine'de önemli görevlerde bulunmuştur. Diyanet kaynaklarında yer alan bilgilere göre Hz. Saîd bin Zeyd İslam toplumunda doğruluğun ve güvenin sembol isimlerinden biri olarak kabul edilir.
İslam âlimi İbn Sa'd, onun hakkında "sözünde duran, güvenilir ve takva sahibi bir sahabedir" ifadesini kullanır (Tabakât, c. 3, s. 142).
Hz. Saîd bin Zeyd'in Ölümü
Hz. Saîd bin Zeyd uzun bir ömür sürmüş ve Hz. Ömer sonrası dönemde de Medine'de yaşamış ve saygı görmüş bir sahabe olarak yaşamı boyunca İslam toplumuna hizmet etmiştir.
671 yılında Medine yakınlarında bulunan Akik bölgesinde vefat etmiştir. Vefat ettiğinde sahabe neslinin son temsilcilerinden biri olarak kabul edilmiştir. Onun cenazesi büyük bir kalabalık tarafından kaldırılmış ve Müslümanlar tarafından hayırla anılmıştır.
Hz. Saîd bin Zeyd'in Kıssası
Saîd bin Zeyd ile ilgili en meşhur kıssalardan biri Ömer bin Hattab'ın Müslüman oluşuyla ilgilidir. Hz. Ömer henüz Müslüman değilken, kız kardeşi Fatıma ile eniştesi Saîd bin Zeyd gizlice Kur'an okuyorlardı. O sırada evde Kur'an öğreten Habbab bin Eret de bulunuyordu. Durumu öğrenen Hz. Ömer öfkeyle eve geldi. İçeride Kur'an okunduğunu anlayınca Saîd bin Zeyd'i darp etti. Ardından kardeşi Fatıma'nın da yaralandığını görünce sakinleşmeye başladı. Daha sonra okunan ayetleri dinledi ve büyük bir değişim yaşadı. Bu olayın ardından Peygamber Efendimizin yanına giderek Müslüman oldu.
Bu kıssa Saîd bin Zeyd'in evinin İslam tarihinde önemli dönüm noktalarından birine sahne olması bakımından dikkat çekmektedir.
Bedir Savaşı öncesinde Peygamber Efendimiz Saîd bin Zeyd ile Talha bin Ubeydullah'ı keşif göreviyle göndermişti. Bu nedenle Bedir Savaşı'na fiilen katılamadılar. Ancak dönüşte Resûlullah onların görev sebebiyle bulunamadığını belirterek ganimetten onlara da pay verdi.
Saîd bin Zeyd ile ilgili en çok aktarılan kıssalardan biri bir arazi anlaşmazlığı sırasında yaşandı. Bir kadın Saîd bin Zeyd'in kendi toprağını aldığını iddia ederek onu suçladı. Bunun üzerine Saîd bin Zeyd büyük üzüntü duydu ve şöyle dediği rivayet edildi: "Ben Resûlullah'tan işittikten sonra bir karış toprağı haksız yere alır mıyım? Allah'ım! Eğer bu kadın yalan söylüyorsa gözlerini kör et ve onu kendi toprağında helak et." diye dua etti. Rivayetlerde daha sonra kadının görme yetisini kaybettiği ve kendi arazisindeki bir çukura düşerek öldüğü aktarılır. Bu olay sahabelerin kul hakkı konusundaki hassasiyetini gösteren ibretli kıssalardan biri olarak anlatılmıştır.
Saîd bin Zeyd Müslüman kanının dökülmesinden sakındığı, birlik ve huzuru önemsediği için Müslümanlar arasında yaşanan karışıklıklara katılmamayı tercih etti. Fitne ortamından uzak durarak ibadet ve ilimle meşgul oldu. Dünya malına aşırı önem vermediği, infakta bulunmayı sevdiği ve gösterişten uzak yaşadığı da rivayet edilir.
Onun hayatı doğruluk, emanete riayet ve ahiret bilinci açısından örnek gösterilmiştir. Özellikle genç yaşta İslam'a girmesi ve baskılara rağmen imanını koruması İslam tarihinde önemli örneklerden biri kabul edilir.