Mescidi Aksa’nın Tarihi ve Önemi - Mescidi Aksa Nerede, Ne Zaman Yapıldı?
Mescid-i Aksa İslam tarihinde bir ibadet mekânı olmasının yanında ümmet hafızasında derin iz bırakan mukaddes bir emanettir. Müslümanlar için özel olan Mescidi Aksa nerede ve ne zaman yapıldı merak edilmekte, Mescidi Aksa’nın önemi ve anlamı incelenmektedir.
Mescid-i Aksa bugün Kudüs'te, tarihî Harem-i Şerif alanında bulunan kutsal mabedin adıdır ve İslam dünyasında ilk kıble olarak bilinir. Filistin topraklarında yer alan bu mukaddes mekân, günümüzde de sıkı denetimlerin gölgesinde varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle Mescidi Aksa nerede ve ne zaman yapıldı soruları ile incelenen Mescidi Aksa'nın önemi ve anlamı yalnız dini açıdan değil, sosyolojik açıdan da kıymetlidir.
Mescidi Aksa'nın Tarihçesi
Mescid-i Aksa Kudüs'te bulunan, Müslümanların ilk kıblesi ve en kutsal kabul edilen üç mescitten biridir. "Aksâ" kelimesi "en uzak" anlamına gelir. Bu isim Mekke'ye uzaklığı sebebiyle kullanılmıştır. Mescid-i Aksa ve çevresi Beytülmakdis ya da Beyt-i Makdis adıyla da anılır. Beytülmakdis "mukaddes ev, kutsal ev, mukaddes mabed" ve "günahlardan temizlenilen yer" anlamına gelir.
Diyanet çizgisinde kabul edilen temel bilgiye göre Kur'an'da geçen el-Mescidü'l-Aksâ çevresi mübarek kılınan kutsal alanı ifade eder. Zira Hz. Muhammed döneminde, hicretten 17 ay sonraki sürece kadar Müslümanlar namazlarını Beytülmakdis'e dönerek kılmışlardır.
Kıble Cami ve Kıble Mescidi adlarıyla da anılan Mescid-i Aksa'nın Hz. Davud döneminde inşasına başlandığı, Hz. Süleyman döneminde tamamlandığı İslam kaynaklarında geçmektedir.
Tarihi peygamberler dönemine uzanan bu mukaddes yapı birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilmiştir. Pek çok saldırı, yıkım ve işgal gören Mescid-i Aksa defalarca tamir ve onarım görmüştür. Emevi devrinde de bugünkü külliye yapısının belirginleştiği ifade edilir. Ayrıca Kubbetü's-Sahre ile Mescid-i Aksa'nın aynı alan içinde yer aldığı, ancak aynı yapı olmadığına dikkat çekilir.
Hadis kaynaklarında Mescid-i Aksa'nın tarihi derinliği vurgulanır. Ebû Zerr'den rivayet edilen hadiste Resûlullah "Yeryüzünde ilk kurulan mescit hangisidir" sorusuna "Mescid-i Haram", ardından "Mescid-i Aksa" cevabını vermiştir. İki mescit arasında kırk yıl bulunduğunu bildirmiştir. (Müslim, Mesâcid, 1) Bu rivayet Mescid-i Aksa'nın İslam nazarında çok eski ve köklü bir yeri olduğunu açıkça ortaya koyar.
Mescid-i Aksa'nın Önemi ve Anlamı
Mescid-i Aksa'nın İslam'daki en temel önemi ilk kıble olmasıdır. Resulullah'ın Medine'ye hicretten sonra yaklaşık on altı ila on yedi ay boyunca Beytülmakdis'e yönelerek namaz kıldığı hadislerde açıkça bildirilmiştir (Tirmizî, Salât, 138). Daha sonra kıble Kâbe'ye çevrilmiş olsa da Mescid-i Aksa'nın ümmet hafızasındaki yeri değişmemiştir.
Mescid-i Aksa ile ilgili Kur'an'daki en güçlü referans ise İsra Suresi 1. ayettir: "Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Harâm'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah eksikliklerden münezzehtir. O, gerçekten her şeyi işitmekte ve görmektedir."
Bu ayet Mescid-i Aksa'yı doğrudan ilahi bereketle anmakta ve İsra hadisesinin merkezi olarak göstermektedir. Zira hicretten 18 ay önce Hz. Muhammed Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya gece vakti götürülmüş bu olaya İsra denmiştir. Peygamberin Mescid-i Aksa'dan göklere yükseltilerek ilahi huzura kabul edilmesi ise Miraç mucizesi olarak bilinmektedir. Miraç olayıyla beş vakit namaz farz kılınmış ve "Amenerrasulü" adını alan Bakara suresinin 285 ve 286. ayetleri vahiy edilmiştir. Müminlere verilen bu müjdelerde Mescid-i Aksa'nın rolü önemlidir.
Dolayısıyla Mescid-i Aksa yalnızca tarihi bir yapı olarak görülmemeli, Kur'an'ı Kerim'de adı geçen mukaddes bir mekân olduğu ve hatta Kabe'den önce namaz yönü olduğu unutulmamalıdır.
Hadislerde ise Mescid-i Aksa'nın fazileti çok açık biçimde belirtilmiştir. Resulullah şöyle buyurur: "(İbadet amacıyla) ancak üç mescide yolculuk yapılır: Mescid-i Haram, benim mescidim ve Mescid-i Aksa." (Buhârî, Fedâilü's-Salât, 6; Müslim, Hac, 288). Bu hadis Mescid-i Aksa'nın İslam'daki üstün konumunu net biçimde ortaya koyar.
Yani Mescid-i Aksa ilk kıble İsra ve Miraç güzergâhının mübarek durağı, üç kutsal mescitten biri ve ümmetin ortak emanetidir. Bu yüzden Mescidi Aksa'nın önemi ve anlamı, sadece geçmişe ait bir bilgi değil, bugün de Müslümanların inanç, hafıza ve sorumluluk bilincini diri tutan canlı bir hakikattir.