Veda Hutbesi Tamamı - Peygamber Efendimizin Veda Haccı'nda Okuduğu Hutbe
632 yılında, hicretin 10.yılında Hz.Muhammed’in Müslümanlara hitaben yaptığı veda hutbesi, oldukça kapsamlı bir konuşmadır. Veda Haccı sırasında yapılan bu konuşma yaklaşık 120.000 kişiye yapılmıştır. Veda hutbesi tamamı, İslam’ın temel ilkelerini kapsayan bir nitelikte olması sebebiyle içerik olarak oldukça önem arz etmektedir.
Peygamber Efendimizin Veda Haccı'nda okuduğu hutbe can ve mal güvenliğinin önemi, eşitlik, kadınların hakları, emanete riayet gibi oldukça kapsamlı konuları içermektedir. Tam da bu sebeple veda hutbesi tamamı Hz. Muhammed'in ümmetine bıraktığı bir miras olarak değerini korumaktadır.
Veda Hutbesi Tamamı
Veda Hutbesi, Hz.Muhammed'in vefatından neredeyse 82 gün önce gerçekleştirdiği bir konuşmadır. Bu konuşma, 632 yılında, Arafat ve Mina'da gerçekleşmiştir. İslamın temel öğüt ve öğretilerini kapsamaktadır. Bu hutbenin önemi, Arap toplumunda kökleşmiş bir gelenek olan "cahiliye" adetlerinin ki bunlar ırkçılık, faiz, kan davası, kadının değersiz görülmesi gibi unsurlardır, yeniden ele alınarak bir öğüt niteliği taşımasıdır.
Veda hutbesinin tamamı:
"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.
Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.
Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.
Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.
Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.
Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.
Mü'minler! Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.
Ey insanlar! Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.
Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.
Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız: Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız. Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz. Zina etmeyeceksiniz. Hırsızlık yapmayacaksınız.
İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"
Sahabe-i Kiram birden söyle dediler:
"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!"
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:
"Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab!"
Peygamber Efendimizin Veda Haccı'nda Okuduğu Hutbe
Peygamber Efendimizin Veda Haccı'nda okuduğu hutbe, İslam'ın pek çok önemli değerini taşımaktadır. Hz. Muhammed bu hutbede öncelikle can, mal ve namusun dokunulmazlığı üstünde durur. Can, mal ve namus kutsaldır. Haksız yere zarar vermek kesinlikle yasaktır. Müslümanların birbirlerine zulmetmemesi gerektiğini vurgular. Müslümanlara, yapacaklarından dolayı sorguya çekileceklerini hatırlatır.
Emanet ve adalet üzerinde durduğu diğer konulardan biridir. Hz. Muhammed emanete hıyanet edilmemesini söyler. Cahiliye döneminden kalma adetlerin kaldırıldığını bildirir. Kan davalarının sonlandırıldığı üzerinde durur. Ayrıntılı olarak işlediği konulardan biri ise kadın haklarıdır. Kadınların Allah'ın emaneti olduğunu söyler, erkeklerin kadınlara iyi davranması gerektiğini vurgular. Aile içindeki karşılıklı hak ve sorumluluklardan bahseder.
Kur'an-ı Kerim ve peygamberlerin sünnetlerini emanet olarak bıraktığını söyler. Müslümanlar bu iki emanetten şaşmamalıdır. Ayrıca Müslüman Müslüman'ın kardeşi olduğu da hatırlatılır.
Böylece görülmektedir ki, Veda Hutbesi Müslümanlara karşı yapılmış bir konuşma olsa da, işlediği konuların kapsamı bakımıyla tüm insanlığa öğüt niteliğindedir.