Kan Vermek ve Aldırmak Orucu Bozar Mı? - Diyanet Açıklaması
Ramazan ayı İslam dünyasında rahmet, mağfiret ve arınma mevsimi olarak kabul edilir. Oruç ibadetiyle anlam kazanan on bir ayın sultanında müminler nefis terbiyesi, sabır ve paylaşma bilinciyle manevi bir yolculuğa çıkar. Oruç ayı olması sebebiyle, ibadetin hangi durumlarda geçerli olduğu ve hangi hallerin bozucu sayıldığı da Ramazan’da önem taşır. Bu kapsamda kan vermek orucu bozar mı sorusu ve diyanet açıklaması sıkça gündeme gelir.
Oruç imsak vaktinden iftara kadar yeme, içme ve belirli eylemlerden uzak durmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir. Kur'an-ı Kerim'de "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı..." (Bakara, 2/183) buyurularak bu ibadetin önemi vurgulanır. Oruç temel olarak vücuda besleyici bir maddenin girmesiyle bozulur. Bu ibadetler ilgili kan vermek orucu bozar mı sorusu ve konuya dair diyanet açıklaması müminler tarafından merak edilmektedir.
Kan Vermek Orucu Bozar Mı?
Diyanet İşleri Başkanlığının resmî internet sitesi diyanet.gov.tr adresinde yer alan bilgilere göre orucu bozan temel unsur beslenme veya gıda yerine geçen bir maddenin vücuda alınmasıdır. Kur'an-ı Kerim'de orucun sınırları "...Fecrin beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yiyin için; sonra akşama kadar orucu tamamlayın..." (Bakara, 2/187) ayetiyle belirlenmiştir. Bu ayet orucun yeme ve içme ile bozulduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Kan vermek ise bu kapsamda değerlendirilmez. Çünkü kan vermek vücuda bir şey almak değil, vücuttan kan çıkarmak anlamına gelir. Bu nedenle kan vermek orucu bozmaz. Ancak kan veren kişinin aşırı derecede zayıf düşmesi halinde, sağlığını koruma amacıyla orucunu bozması ve daha sonra kaza etmesi mümkündür.
İslam Ansiklopedisi'nde de orucu bozan ve bozmayan haller açıklanırken, vücuttan kan aldırmanın orucu bozmadığı belirtilmektedir. Hz. Peygamber'in (s.a.s.) oruçlu iken hacamat yaptırdığına dair rivayetler bulunmaktadır. Bu rivayetler kan aldırmanın orucu bozmadığı yönünde delil olarak değerlendirilmiştir. Bununla birlikte bazı İslam âlimleri, kişinin zayıf düşme ihtimalini göz önünde bulundurarak, zorlayıcı durumlarda kan vermeyi mekruh görmüş; ancak oruç bozucu saymamıştır.
Diyanet'in açıklamalarında, kan tahlili için az miktarda kan alınmasının da orucu bozmadığı ifade edilmektedir. Çünkü bu işlem beslenme amacı taşımaz ve vücuda güç veren bir madde girişi söz konusu değildir.
Orucu Bozan ve Bozmayan Haller
Diyanet İşleri Başkanlığına göre, orucu bozan hallerin başında bilerek yemek ve içmek gelir. Ayrıca cinsel ilişki de orucu bozar ve kefaret gerektirir. Besleyici serum ve gıda takviyesi niteliğindeki enjeksiyonlar da orucu bozan durumlar arasında sayılır. Çünkü bu tür uygulamalar, doğrudan beslenme anlamı taşır.
Buna karşılık unutarak yiyip içmek orucu bozmaz. Hz. Peygamber "Kim oruçlu olduğunu unutarak yer veya içerse, orucunu tamamlasın; çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir." buyurmuştur. Bu hadis Diyanet kaynaklarında da yer almakta ve unutma halinde sorumluluk bulunmadığını göstermektedir.
Aşı yaptırmak, iğne olmak ve ağrı kesici enjeksiyon yaptırmak ise besleyici olmadığı sürece orucu bozmaz. İslam Ansiklopedisi'nde, tedavi amacı taşıyan ve besin yerine geçmeyen uygulamaların orucu bozmadığı ifade edilir. Göz damlası ve kulak damlası gibi uygulamalar da aynı kapsamda değerlendirilir.
Diş tedavisi sırasında yutma gerçekleşmediği sürece oruç bozulmaz. Ancak tedavi sırasında su veya ilaç bilerek yutulursa oruç bozulur. Kusmak da kendi isteği dışında olursa bozucu değildir; fakat isteyerek ağız dolusu kusmak orucu bozar.
Temizlik ve hijyen konuları da oruçla ilişkilidir. Gusül abdesti almak, duş yapmak veya yüzmek orucu bozmaz. Ancak bu esnada suyun mideye ulaşmamasına dikkat edilmelidir. Bu husus hem Diyanet'in fetvalarında hem de İslam Ansiklopedisi'nde açıkça belirtilmiştir.
Oruç ibadeti bilinçli ve dikkatli bir şekilde yerine getirilmelidir. İslam dini insan sağlığını korumayı esas alır. Bu nedenle zaruret hallerinde kolaylık tanınmıştır. Kan vermek, kan tahlili yaptırmak ve besleyici olmayan tedaviler orucu bozmaz. Ancak besin ve gıda takviyesi anlamına gelen uygulamalar bozucu kabul edilir. Müminler, ibadetlerini yerine getirirken güvenilir kaynaklara başvurmalı ve özellikle T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığının yaptığı açıklamaları dikkate almalıdır. Böylece hem ibadetin sıhhatini korumak hem de sağlık ve temizlik kurallarına riayet etmek mümkün olacaktır.