Hz. Musa’nın Hayatı, Kıssası ve Kur’an’daki Yeri
İslam inancında peygamberler tevhidi bildirmek, vahyi tebliğ etmek, güzel ahlâkta örnek olmak ve ahireti hatırlatmak için gönderilmiştir. Bu büyük elçilerden biri de sabrı ve mücadelesiyle öne çıkan Hz. Musa’dır. Hz. Musa’nın hayatı, kıssası ve Kur’an’daki yeri merak edilmektedir.
İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerden biri olan Hz. Musa, aynı zamanda Firavun ve çevresine Allah'ın birliğini bildirmek ve halka edilen zulmü sona erdirmek için görevlendirilmiştir. Kur'an'da hayatı en geniş anlatılan peygamberlerden biri olan bu kutlu isim vahiy, mücadele, sabır ve ibret ekseninde öne çıkar. Hz. Musa'nın hayatı, kıssası ve Kur'an'daki yeri bu yönüyle İslam düşüncesinde özel bir başlıktır.
Hz. Musa Kimdir?
Kur'an-ı Kerim'de adı en çok geçen peygamberlerden biri olan Hz. Musa İslam'a göre İsrailoğullarına gönderilmiştir ve Tevrat levhalar halinde ona inmiştir. Hz. Musa İslam geleneğinde ülü'l-azm peygamberler arasında kabul edilir. Yani büyük sabır, direnç ve tebliğ gücüyle bilinen peygamberlerdendir.
Kur'an'da Hz. Musa'nın görevi yalnızca kendi kavmiyle sınırlı değildir. Allah Teâlâ, onu kardeşi Hz. Harun ile birlikte Firavun'a göndererek zulmün karşısında hak sözü söylemesini emretmiştir. Taha suresinde geçen"İkiniz beraber Firavun'a gidin, çünkü o sınırı çok aştı." (Taha, 43) buyruğu, bu görevin açık delillerinden biridir. Hz. Musa'nın Tuva'da vahiy aldıktan sonra Firavuna gidip tevhidi tebliğ etmek ve eziyet gören İsrailoğulları'nın serbest bırakılmasını istemekle görevlendirildi.
Hz. Musa'nın Hayatı
Hz. Musa'nın hayatı, Kur'an'da Kasas, Taha, Arâf, Şuara, Yunus, Neml ve Kehf surelerinde anlatılır. Doğumundan peygamber oluşuna, Firavunla mücadelesinden kavminin eğitilmesine kadar pek çok safha, ayrıntılı biçimde ele alınır.
Hz. Musa Firavunun İsrailoğulları üzerinde baskı kurduğu bir dönemde dünyaya gelmiştir. Kur'an'a göre Firavun erkek çocukları öldürterek kendi iktidarını korumaya çalışmıştır. Hz. Musa'nın annesi Allah'tan aldığı ilhamla oğlunu korumak için onu bir sandık içinde suya bırakmıştır. Böylece bebek Musa, ilahî takdirle doğrudan Firavunun sarayına ulaşmış ve orada büyümüştür. Bu hadise İslam kaynaklarında Allah'ın kulunu en zor şartlarda bile koruyabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendirilir.
Gençlik döneminde Hz. Musa istemeden bir kişinin ölümüne sebep olan olaydan sonra Mısır'dan ayrılmış ve Medyen tarafına gitmiştir. Burada iki genç kadına yardım etmiş, ardından onların ailesiyle tanışmış ve bir süre orada yaşamıştır. Hz. Musa'nın güvenilirlik, iffet ve ihlâs gibi yönlerini öne çıkaran bu mesele Kasas suresi 22 ila 28. ayetlerde yer alır.
Medyen'den dönüş yolunda Tuvâ vadisinde Hz. Musa'ya peygamberlik verilmiştir. Taha suresinde anlatılanlara göre burada kendisine tevhid esasları bildirilmiş, asasının yılana dönüşmesi ve elinin bembeyaz çıkması gibi mucizeler verilmiştir. Aynı zamanda kardeşi Hz. Harun'un da ona yardımcı olmakla görevlendirilmiştir.
Bu dönüm noktasından sonra Hz. Musa, Firavunun huzuruna çıkmış ve onu Allah'ın birliğine çağırmıştır. Firavun ise kibir göstermiş, gösterilen mucizeleri küçümsemiş ve bunları sihir olarak nitelemiştir. Ancak sihirbazlarla yapılan karşılaşmada Hz. Musa'nın asası onların hilelerini boşa çıkarmış, bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapanarak Allah'a iman ettiklerini söylemişlerdir.
Firavun ve çevresi buna rağmen inkârda ısrar etmiş, ilahî uyarıları görmezden gelmişlerdir. Sonunda Hz. Musa'ya İsrailoğullarını Mısır'dan çıkarması emredilmiş, Firavun da ordusuyla peşlerine düşmüştür. Deniz yarılmış inananlar kurtulmuş, Firavun ve ordusu ise boğulmuştur. Bu hadise Şuara suresinde geçmekte ve ilahi yardımın nihai tecellisi ve zulmün sonu olarak açıklanmaktadır.
Hz. Musa'nın Kıssaları ve Kur'an'ı Kerim'deki Yeri
Hz. Musa'nın ilk büyük kıssası doğumu ve annesinin onu ölümden korumasıdır. Bu kıssa özellikle Kasas suresi 3 ila 13. ayetler arasında yer alır. Burada Firavunun baskısı, annenin endişesi, ilahi ilham ve saraya ulaşan bebek Musa anlatılır. Bu olay "Allah dilerse en zayıf görüneni en güçlüye karşı korur" mesajını verir.
İkinci önemli kıssa Hz. Musa'nın Medyen'e hicreti ve oradaki hayatıdır. Bu olaylar Kasas suresi 14 ila 28. ayetler arasında geçer. Burada Hz. Musa'nın bir mazluma yardım etmesi, hata sonrası tövbe etmesi, şehirden ayrılması ve Medyen'de yeni bir döneme başlaması dikkat çeker. Bu kesit insanın hata edebileceğini; fakat tövbe, dürüstlük ve sabırla yeniden doğrulabileceğini gösterir.
Üçüncü ana kıssa, vahiy alışı ve peygamberlikle görevlendirilmesidir. Bu olay Taha suresi 9 ila 37. ayetler ve Neml suresi 7 ila 13. ayetler ile Kasas suresi 29 ila 35. ayetlerde öne çıkar. Asanın yılana dönüşmesi ve el mucizesi tebliğin doğruluğunu destekleyen ilahî işaretlerdir.
Dördüncü kıssa Firavunla mücadele ve sihirbazlar olayıdır. Bu kıssa Arâf sûresi 103 ila 126. ayetler, Taha suresi 42 ila 73, Şuara suresi 10 ila 51. ayetler ve Zuhruf suresi 46 ila 48. ayetlerde anlatılır. Özellikle Zuhruf suresinde Hz. Musa'nın ayetlerle Firavuna gönderildiği belirtilir. Sihirbazların iman etmesi, hakikati bilenlerin delil karşısında teslim oluşunun sembolüdür.
Beşinci ana kıssa Mısır'dan çıkış ve denizin yarılmasıdır. Bu olaylar Bakara suresi 50. ayet, Şuara suresi 52 ila 68. ayet, Yunus suresi 90 ila 92. ayetlerinde yer alır. Burada müminlerin kurtuluşu ve Firavunun helâki anlatılır. Bu kıssa zulmün ne kadar güçlü görünürse görünsün ilahî hüküm karşısında ayakta kalamayacağını gösterir.
Altıncı kıssa da Tur'da Tevrat'ın verilmesi ve buzağı olayıdır. Bu anlatım Bakara suresi 51 ila 54. ayetler, Arâf suresi 142 ila 152. ayetler ve Taha suresi 83 ila 98. ayetler arasında geçer. Hz. Musa vahiy almak için ayrıldığında kavminin bir kısmının Samiri'nin etkisiyle buzağıya yönelmesi, nimetten sonra sapmanın ne kadar tehlikeli olduğunu gösterir. Bu olay nankörlüğün ve iman zaafının çarpıcı bir örneği olarak değerlendirilir.
Yedinci kıssa Hz. Musa ile Hızır buluşmasıdır. Bu olay Kehf suresi 60 ila 82. ayetler arasında yer alır. Hızır Hz. Musa döneminde yaşayan ve kendisine ilahi bilgi verilen kişi olarak tanıtılır. Bu kıssa insanın her şeyi ilk bakışta kavrayamayacağını, Allah'ın hikmetinin zamanla anlaşıldığını öğretir.
Sekizinci kıssa ise Karun kıssasıdır. Kasas suresi 76 ila 82. ayetlerde geçen bu olay servetin ve gücün insanı kibirle felakete sürükleyebileceğini gösterir. Karun Hz. Musa'nın kavmindendir ve sonu ibret verici biçimde helâkle biter. Bu yönüyle Karun kıssası nimetin şükürle korunması gerektiğini öğreten bir uyarıdır.