Hz. Yusuf’un Hayatı, Kıssası ve Kur’an’daki Yeri

Peygamberlerin hayatları Allah’ın iradesi ve hikmetine dair önemli mesajlar taşır. Onlardan biri Allah’ın izniyle kıyamet gününe kadar insanlara sabır, tevekkül ve affedicilik öğreten Hz. Yusuf’tur. Hz. Yusuf’un hayatı, kıssası ve Kur’an’daki yeri bu açıdan önemlidir.

Hz. Yusuf’un Hayatı, Kıssası ve Kur’an’daki Yeri

İsrâiloğullarına gönderilen peygamberlerden biri olan Hz. Yusuf, Hz. Yakub'un oğlu olarak Kenân diyarında doğmuş ve genç yaşta kıskançlık yüzünden kardeşleri tarafından kuyuya atılıp Mısır'a satılmış, orada imtihanlarla sınanmış, sabır ve imanıyla sonunda yükselmiştir. Onun yaşamı rüya yorumculuğundan devlet yönetimine kadar birçok noktayı içerir. Bu çerçevede Hz. Yusuf'un hayatı, kıssası ve Kur'an'daki yeri ibretlik bir öğretidir.

Hz. Yusuf'un Kimdir?

Hz. Yusuf İslami kaynaklara göre Hz. Yakub'un oğlu, Hz. İshak'ın torunu ve Hz. İbrahim'in soyundan gelen bir peygamberdir. Hz. Yusuf, İsrâiloğullarına gönderilmiş bir peygamberdir ve adı Kur'ân-ı Kerîm'de kıssalarıyla birlikte açıkça zikredilmiştir.

Hz. Yusuf'un Hayatı

Kenân diyarında dünyaya gelen Hz. Yusuf'u babası Yakub diğer kardeşlerinden daha çok sevmiştir. Bu sevgi bazı kardeşlerinin haset duymasına sebep olmuş ve Yusuf'u yok etmek için plan yapmalarına yol açmıştır. Kardeşler onu bir kuyuya atmış ve bir kervanın geldiğini görünce Yusuf'u on gümüş karşılığında Midyân'a götürmüşlerdir.

Oradan Mısır'a ulaşan ve güzelliği dillere destan olan Hz. Yusuf müstahdem olduğu evde temizlik ve dürüstlük örneği göstermiş ancak ev sahibinin karısı Züleyha'nın iftirasıyla hapse atılmıştır. Kur'ân'daki kıssa Yusuf'un iftiraya uğraması ve onun bu imtihanlar karşısında Allah'a sığınıp sabretmesi üzerinden devam eder.

Hapiste Yusuf'un rüya yorumlama yeteneği dikkat çekmiş ve Firavunun gördüğü rüyaları doğru şekilde yorumlamasıyla Mısır'da yüksek bir mevkiye getirilmiştir. Bu Kur'ân'da sabrın ve tevekkülün mükâfatının açık bir örneği olarak anlatılır.

Sonunda ailesi Mısır'a gelmiş ve uzun süren ayrılığın ardından Yusuf ile kavuşmuşlardır. Hz. Yusuf güzel ahlakı ile kendisini kuyuya atan ağabeylerine kin gütmemiş, onları affetmiştir. Bu olay affetme ve bağışlama gibi yüksek ahlaki değerlerin vurgulanması açısından çok kıymetlidir.

Hz. Yusuf'un Kıssaları ve Kur'an'ı Kerim'deki Yeri

Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Yusuf'un kıssası kutsal kitabın 12. suresi olan ve adını bu peygamberden alan Yusuf suresinde baştan sona anlatılır. Bu sure toplam 111 ayetten oluşur. Yusuf suresinde Hz. Yusuf'un hayatı "kıssaların en güzeli" olarak tanımlanır.

İlk kıssa Yusuf'un çocukken gördüğü rüyayı babasına anlatmasıdır.

"Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm." (Yusuf /4) Babası Hz. Yakub bu rüyayı kardeşlerine anlatmaması için onu tembihler. (Yusuf /5)

İkinci kıssa Hz. Yusuf'un kardeşlerinin hasedi sonucunda başına gelenlerden oluşur.

"Hani kardeşleri demişlerdi ki: "Yûsuf ile öz kardeşi babamızın gözünde bizden daha değerli. Halbuki bizim sayımız daha çok. Şüphesiz ki babamız apaçık bir yanılgı içinde!" (Yusuf /8) Bu ayette kardeşlerinin, Hz. Yakub'un Hz. Yusuf'a olan sevgisi nedeniyle haset ettikleri açıkça görülür. Bu kötü duyguyla kardeşleri Yusuf'u götürüp bir kuyuya atmışlardır.

"Onu götürüp (kör) kuyunun dibine bırakmaya ittifakla karar verince bunu yaptılar. Onlar farkında değilken biz de Yûsuf'a vahyettik ki, "Onlara bu yaptıklarını elbet bir gün anlatacaksın." (Yusuf /15) Kuyuda bir kervan tarafından bulunan Hz. Yusuf Mısır'da satılmış ve Mısırlı bir aile tarafından evlat edinilmiştir.

Hz. Yusuf'un Kur'an'da geçen diğer bir kıssası hapishaneye atılması ve öncesinde gelişen olaylarla ilgilidir. Evinde yaşadığı kadının güzellikte eşi benzeri olmayan Yusuf'u arzulaması, Yusuf'un ahlaksızlıktan uzak durmak isteyerek onu reddetmesi ve kadının ona iftira atması ile son bulur. Sonuçta Yusuf hapse gönderilir. (Yusuf / 23 – 34)

Hapisteyken Hz. Yusuf'un birçok rüyayı yorumlaması da bir diğer kıssasıdır. Onun hem ilham hem de hikmetli yorum gücünü sonunda Firavunun rüyalarının da doğru yorumlanmasına vesile olur.

Yusuf'un son kıssası ise yüksek mevkiye yükselmesi ve kardeşleriyle yeniden buluşmasıdır. Bu olaylar Kur'ân'da Allah'ın takdirinin tecellisi ve sabrın mükâfatı olarak yer alır.