Esnemek ve Uyumak Abdesti Bozar Mı? - Diyanet Açıklaması
Müslüman’ın namaza hazırlığını gösteren sorumluluğu abdest almaktır. Bazı beden hâlleri ise kişide abdesti tekrar almak açısından tereddüt oluşturabilir. Bu noktada esnemek ve uyumak abdesti bozar mı sorusu ile ilgili Diyanet açıklaması yol gösterici olmaktadır.
Kur'an'da namaz başta olmak üzere ibadetlerden önce temizlik emredilmiş, bu nedenle dinî hazırlık hem ibadetin şartı hem de manevî arınmanın önemli bir parçası kabul edilmiştir. Hangi hâllerin bu temizliği sona erdireceği ayrıntılı biçimde açıklanmış, özellikle günlük hayatta sık karşılaşılan davranışlar için ölçüler net şekilde ortaya konmuştur. Bu çerçevede esnemek ve uyumak abdesti bozar mı gibi sorular ve diyanet açıklaması Müslümanlarca önemlidir.
Esnemek Abdesti Bozar Mı?
Esnemek insanın yorgun ya da uykulu hissettiği anlar ile bedenin gevşemesi sırasında ortaya çıkan doğal bir durumdur ve İslam fıkhında tek başına abdesti bozan bir hâl olarak kabul edilmez. TDV İslam Ansiklopedisi'nde yer alan "Abdest" maddesine göre abdesti bozan durumlar arasında idrar ve dışkı yollarından bir şey çıkması, bayılma, sarhoşluk ve uyuma gibi şuur kontrolünü ortadan kaldıran hâller sayılmaktadır.
Ayrıca vücuttan akıcı kan gelmesi ve ağız dolusu kusmak da genel görüş açısından abdesti bozan sebepler arasında gösterilmektedir.
Kur'an-ı Kerim'de esnemenin abdesti bozduğuna dair özel bir ayet bulunmamaktadır. Ancak temizlik ve ibadete hazırlığın temel hükmü Maide suresi 6. ayette yer alır ve bu ayette namaza kalkarken yüzün, ellerin, başın ve ayakların temizlenmesi emredilir. Bu ayet, ibadet öncesi temizliğin farz olduğunu ortaya koyar. Fakat hangi durumların bu hâli bozacağı konusu hadisler ve fıkıh kaynaklarıyla açıklanır.
Esneme ile ilgili hadislerde ise mesele daha çok edep ve davranış yönüyle ele alınır. Ebû Hüreyre'den alınan rivayete göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman mümkün olduğu kadar yutkunsun (M7490 Müslim, Zühd, 56.) veya elini ağzına koysun." (İM968 İbn Mâce, İkâmetü's-salavât, 42.)
Yine Ebû Hüreyre'den gelen başka bir rivayet insanların esnerken çıkardıkları sesin, aslında karında gülen şeytana ait olduğu anlatılır. (B3289 Buhârî, Bed'ü'l-halk, 11) Bu rivayete göre esnemeyi namaz içerisinde engellemek gerekir. Zira insan atalet içindeyken, gevşemişken ve rehavet anında esner. Bu durum da şeytanın vesvesesine zemin hazırlar. (İbn Balabân, el-İhsân fî takrîbi Sahîhi İbn Hibbân, VI, 124.)
Bu rivayetler esnemenin abdesti bozduğunu değil; namazda, mecliste veya topluluk içinde kişinin kendini toplamasının daha uygun olduğunu anlatır. Yani burada fıkhi hüküm "bozar" değildir, ahlâkî ve edeple ilgili bir uyarı söz konusudur.
Esnemekle İlgili Diyanet Açıklaması
Diyanet kaynakları esas alındığında esnemenin abdesti bozmadığı net biçimde söylenebilir. Çünkü esneme insan bedeninde kendiliğinden gelişen bir gevşeme refleksidir ve abdesti bozan sebepler arasında sayılmaz. Diyanet'in fetva mantığına göre burada belirleyici olan şey, bir ibadet temizliğini sona erdirecek somut bir sebebin oluşup oluşmadığıdır. Esnemede böyle bir sebep yoktur.
Bu noktada önemli olan ayrım şudur: Esneme tek başına abdesti bozmaz. Fakat esneme sırasında kişide uykuya dalma, şuur kaybı, yan yatma, kendini tutamayacak kadar gevşeme gibi başka bir durum ortaya çıkarsa sonuç değişebilir. Yani bozucu olan şey esnemenin kendisi değil, esneme ile birlikte oluşabilecek başka bir hâl olabilir. Bu ayrım özellikle namaz kılarken veya camide beklerken yaşanan durumlarda önemlidir.
Diyanet'in kabul ettiği ilmihal çizgisine göre kişi namaz sırasında esnerse mümkünse ağzını kapatmalı ve esnemeyi bastırmaya çalışmalıdır. Bu tavsiye Hz. Peygamber'in hadisleriyle uyumludur. Ancak kişi sadece esnedi diye namazını bırakıp yeniden abdest almak zorunda değildir. Bu nedenle uygulamada esneme daha çok namaz adabı ile ilgili bir konudur; abdest hükmü ile ilgili değildir.
Uyumak Abdesti Bozar Mı?
Uyku konusu ise esnemeden farklıdır ve fıkıhta daha ayrıntılı şekilde değerlendirilir. Çünkü uyku sırasında kişinin bedeni gevşeyebilir, kontrolü azalabilir ve abdesti bozan bir durum meydana gelse bile bunu fark etmeyebilir. Yani uyku fıkıhta bozucu sebepler arasında yer alır.
Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır. İslam hukukunda her uyku aynı şekilde değerlendirilmez. Çünkü kısa süreli uyuklama ile derin uyku aynı hükme bağlanmamıştır. Diyanet Fetva Kurulu açıklamasında şu ölçü verilmektedir: "Uykunun abdesti bozmasındaki ölçü, yere sağlam bir surette oturup oturmamaktır." Buna göre yan yatarak uyumak veya namaz dışında secdeye benzer şekilde kapanmış hâlde uyumak abdesti bozar. Fakat yere sağlam şekilde oturmuş, bedeni gevşememiş, mafsalları çözülmemiş bir kimsenin hafif uyuklaması abdesti bozmaz. (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 53)
Kişi oturur vaziyette, bedeni dengeli ve kontrolü büyük ölçüde yerindeyken kısa süreli olarak uyuklamışsa bu durum çoğu zaman bozucu kabul edilmez. Fakat kişi yana düşerek, uzanarak veya tamamen kendini salarak uyumuşsa artık kontrol kaybolduğu için yeniden abdest alması gerekir.
Bu konuda hadisler de temel alınır. Fıkıh kitaplarında sıkça zikredilen rivayetlerden biri şöyledir; "Gözler makatın bağıdır; gözler uyuduğu zaman bağ çözülmüş olur." (Darîmî, Vudû', 48.) Bu hadis uyku sırasında kişinin kendisini kontrol edemeyebileceğini anlatan bir mecaz olarak değerlendirilir. Yani kişi uyanıkken fark edeceği bir durumu derin uykuda fark etmeyebilir. Bu yüzden özellikle uzanarak ve derin biçimde uyumak abdesti bozan hâller arasında yer alır.
Diyanet'in kabul ettiği eserlerde bu konu ayrıntılı biçimde işlenmiştir. Zira Mevsılî'nin el-İhtiyar adlı eserinin birinci cildinin 53. sayfası şu şekilde özetlenebilir;
- Yan yatarak uyumak abdesti bozar.
- Namaz dışında secde hâline benzer biçimde uyumak abdesti bozar.
- Yere sağlam oturmuş, mafsalları yani eklemleri gevşememiş durumda hafif uyuklama abdesti bozmaz.
- Koltukta dik ve dengeli şekilde uyuyan yolcunun abdesti çoğu durumda bozulmaz.
Uyumakla İlgili Diyanet Açıklaması
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın benimsediği görüşe göre uyku şekline ve derinliğine göre değerlendirilir ve bu nedenle konuyla ilgili her duruma uyan bir hüküm verilmez. En temel kural kişi bedenini kontrol edemeyecek şekilde uyumuşsa abdesti bozulduğu, bedenini büyük ölçüde koruyabildiği hafif uyuklama hâlinde ise bozulmadığıdır.
Eğer kişi camide duvara yaslanmadan dik şekilde oturuyor, beklerken kısa süreli dalıyor, başı düşmüyor ve bedeni dağılmıyorsa bu durum hafif uyuklama olarak değerlendirilir. Böyle bir hâlde çoğu zaman yeniden abdest gerekmez. Ancak kişi sağa sola düşüyor, yana kayıyor, sırtüstü uzanıyor, koltukta kendini tamamen bırakıyor ya da yan yatıyorsa, artık kontrolün kaybolduğu kabul edilir ve abdest bozulmuş sayılır.