Kuran’da Geçen Kıyamet Alametleri - Ayetlerle Açıklaması

Kıyamet inancı insanlık tarihinin en güçlü ortak inanç başlıklarındandır. Özellikle son yıllarda artan küresel krizler bu inancı yeniden gündeme taşımış ve Müslümanlar Kuran’da geçen kıyamet alametleri ve ayetlerle açıklaması konusuyla daha çok ilgilenmeye başlamıştır.

Kuran’da Geçen Kıyamet Alametleri - Ayetlerle Açıklaması

Son dönemlerde yaşanan salgın hastalıklar, savaşlar, büyük depremler, kuraklık ve toplumsal çözülmeler birçok insanın ahir zaman ve kıyamet kavramlarını daha sık düşünmesine yol açmıştır. Bugün pek çok kişi yaşanan büyük sıkıntıları kutsal metinlerde haber verilen sonla ilişkilendirmekte ve bu çerçevede Kuran'da geçen kıyamet alametleri ve ayetlerle açıklaması hem dini hem de toplumsal açıdan yoğun ilgi görmektedir.

Kur'an'ı Kerim'deki Kıyamet Alametleri

Semavi dinlerde dünya hayatının sonu ve sonrasında hesap günü inancı bulunmaktadır. İslam'da bu inanç ahiret esaslarının merkezinde yer alır ve kıyamet yalnızca dünyanın sona ermesi anlatmaz. Aynı zamanda yeniden diriliş, hesap, mizan, cennet ve cehennem safhalarının başlangıcıdır. TDV İslam Ansiklopedisi'nde kıyamet "dünyanın bağlı olduğu kozmik sistemde meydana gelecek değişimin ardından ölülerin diriltilmesiyle başlayıp ebediyen devam edecek olan âlem" şeklinde tanımlanır.

"Kıyamet alameti" ifadesi ise kıyametin yaklaştığını haber veren işaretler anlamına gelir. Kur'an'da kıyamet alametleri ayrıntılı bir liste halinde verilmemiştir. Ancak bazı büyük işaretlere açık biçimde dikkat çekilir. Buna göre Kur'an'da özellikle ayın yarılması, duhan (duman), Ye'cüc ve Me'cüc'ün açığa çıkması ve dâbbetü'l-arz öne çıkar. Mehdi, Deccal ve Hz. İsa'nın nüzulü gibi konuların ise Kur'an'dan ziyade hadis rivayetlerine dayandığı vurgulanır. Bu ayrım konunun sağlıklı anlaşılması açısından önemlidir.

Kur'an'ı Kerim'de yer alan kıyamet alametleri şunlardır;

1. Ayın Yarılması ve Kıyametin Yaklaşması

Kur'an'da kıyametin yakınlığına dair en dikkat çekici ifadelerden biri Kamer Suresi'nin ilk ayetidir; "Vakit yaklaştı ve ay yarıldı." (Kamer, 54/1). Bu ayet klasik tefsirlerde hem Hz. Peygamber döneminde gerçekleşen bir mucizeye hem de kıyametin yaklaştığına işaret olarak değerlendirilmiştir.

Burada önemli olan nokta Kur'an'ın kıyametin tam vaktini bildirmemesi, ancak onun yaklaşmış bir hakikat olduğunu vurgulamasıdır. Zira kıyametin kopma zamanının insanlar tarafından bilinemeyeceği ama alâmetlerinin ortaya çıkmaya başladığı ifade edilir. Bu sebeple ayın yarılması hem bir mucize hem de "son saatin" yaklaştığını hatırlatan güçlü bir işaret olarak ele alınır.

2. Duhan: İnsanları Saracak Duman

Kur'an'da açıkça zikredilen kıyamet işaretlerinden biri de "duhan"dır. Duhan Suresi'nde şöyle buyrulur:"Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır." (Duhân, 44/10). Bu ayet kıyamet alametleri konusunda en çok anılan Kur'an delilleri arasındadır.

Duhan hakkında tefsirlerde farklı yorumlar vardır. Kuran ve Meali'nde yer alan tefsir notunda, bunun Mekke müşriklerini saran kıtlıkla ilişkili bir duman olarak yorumlandığı görüşe de yer verilir. Ancak kıyamet alametleri bağlamında ele alan alimler, bunu ahir zamanda ortaya çıkacak büyük bir işaret olarak da değerlendirmiştir.

3. Ye'cüc ve Me'cüc'ün Ortaya Çıkışı

Kur'an'da doğrudan işaret edilen bir başka alamet de Ye'cüc ve Me'cüc'tür. Enbiyâ Suresi 96. ve 97. ayetlerde şöyle buyrulur; "Nihayet Ye'cûc ve Me'cûc (sedleri) açıldığı ve onlar her tepeden akın ettiği zaman; Şaşmaz sözün gerçekleşmesi yaklaşmıştır..." (Enbiyâ, 21/96-97). Bu ayetlerde kıyamet öncesi büyük gelişmeler olacağına işaret eder.

Kur'an'da zikredilen sınırlı sayıdaki kıyamet alametleri arasında Ye'cüc ve Me'cüc açıkça gösterilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus bu varlıkların mahiyeti hakkında kesin ve ayrıntılı bir açıklamanın Kur'an'da verilmemesidir. İslam alimleri ayetin özünü esas alarak bunun büyük bir bozgunculuk ve yeryüzünde düzenin sarsılması anlamına gelen ilahi bir haber olduğunu ifade eder. Ayrıntılar ise daha çok tefsir ve hadis literatüründe tartışılmıştır.

4. Dâbbetü'l-Arzın Çıkışı

Kur'an'da adı açıkça geçen en dikkat çekici kıyamet alametlerinden biri dâbbetü'l-arzdır. Neml Suresi 82. ayette şöyle buyrulur; "Söylenen (kıyamet) başlarına geldiği zaman, onlara yerden bir yaratık çıkarırız da insanların âyetlerimize kesin bir şekilde iman etmedikleri konusunda onlarla konuşur." Bu ayet Kur'an'da doğrudan yerden çıkacak bir canlıdan söz etmesi bakımından özel bir yere sahiptir.

Kuran ve Meali'nde yer alan tefsir açıklamasında dâbbetü'l-arzın kıyametin büyük alametlerinden biri olduğu belirtilir. Aynı kaynakta bu hususu destekleyen sahih bir hadis de aktarılır: "Üç şey vardır ki onlar çıktığı vakit önceden inanmayan veya imanıyla bir hayır kazanmayan kimseye, artık imanı fayda vermez. Bunlar; Güneş'in battığı yerden doğması, Deccâl ve Dâbbetü'l-Arz'dır." (Müslim, Îman, 249; Ahmed, II, 445) Bu rivayet İslam geleneğinde dabbenin büyük alametler içinde kabul edildiğini açıkça gösterir.

Kur'an'da kıyametle ilgili asıl vurgu mutlaka gerçekleşeceğidir. Bu çerçevede Zümer Suresi 68. ayette; "(O gün) sûra üflenecek, ardından -Allah'ın diledikleri dışında- göklerde ve yerde bulunanların hepsi düşüp ölecek; sonra sûra yeniden üflenecek ve onlar birden ayağa kalkmış, etrafa bakıyor olacaklar." (Zümer, 39/68) buyurulur. Bu ayet alametlerin ötesinde kıyametin fiilen kopuşunu ve ardından dirilişi anlatır. İslam'da kıyamet yalnızca korkutucu bir son değil, aynı zamanda ilahi adaletin tecelli edeceği büyük hesap günüdür.

Hadislerde Geçen Büyük ve Küçük Kıyamet Alametleri

Kur'an kıyamet alametlerini sınırlı şekilde zikreder. Hadisler ise konuyu daha ayrıntılı işler. Sahih hadisler ışığında küçük ve büyük alametlerin ayrımı yapılabilir. Küçük alametler arasında ilmin azalması, cehaletin artması, zinanın ve içkinin yaygınlaşması, ehliyetsiz kimselerin söz sahibi olması, öldürme olaylarının artması gibi işaretler sayılır. Bu rivayetlerin bir kısmı Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd ve İbn Mâce'de yer alan hadislerle desteklenir.

Büyük alametler konusunda en açıklayıcı hadis ise şudur; "Kıyametten önce on alâmet görmediğiniz sürece dünyanın sonu gelmez." (Müslim, "Fiten", 39; Ebû Dâvûd, "Melâhim", 11; İbn Mâce, "Fiten", 28). Bu hadis İslam geleneğinde büyük alametler tasnifinin ana dayanaklarından biridir. Hz. Muhammed'in bahsettiği on alamet ise şunlardır;

  1. Duhan: Tüm yeryüzünü kaplayan dumandır. Bu duman müminlere zarar vermezken kafirleri sarhoş edecektir.
  2. Deccal: Kıyamet gününden hemen önce bir kimse tanrılık iddiasıyla ortaya çıkacak ve sonunda Hz. İsa tarafından öldürülecektir.
  3. Dabbetü'l-arz: Yerin altından çıkacağı bildirilen bu canlı Hz. Musa'nın asasını ve Hz. Süleyman'ın mührünü taşıyacak. Asasıyla müminlerin yüzünü aydınlatırken mühür ile kafirleri mühürleyecek. Böylece müminler ve kafirler ayırt edilebilecekler.
  4. Güneşin Ters Yönden Doğması: Kıyamet günü güneş batıdan doğacak.
  5. Ye'cüc ve Me'cüc: İki topluluk yeryüzüne dağılacak ve bozgunculuk yapacak.
  6. Hz. İsa'nın Gökten İnmesi: Hz. İsa gökten yeryüzüne inecek, insanlar arasında adaletle hükmedecek. Ayrıca Deccal'i öldürecek ve sonra kendisi ölecektir.
  7. Yemen'den çıkacak olan büyük bir ateşin insanları önüne katarak sürmesi (Müslim, Fiten, 39).
  8. 9. 10. Doğuda, Batıda, Arap Yarımadasında olmak üzere üç bölgede yer çöküntülerinin meydana gelmesi de Kıyâmet`in büyük alametlerindendir (Müslim, Fiten, 39).