Karşı cinsle bir tartışma yaşadıysanız, erkeklerle kadınların aynı fikirde olmadığı sonucuna varabilirsiniz. Şimdi, yapılan bir araştırma bunun gerçekten böyle olduğunu öne sürmekle kalmıyor, aynı zamanda erkeklerin ve kadınların doğuştan itibaren gerçekten farklı şekilde programlandığını da ortaya koyuyor.
Yenidoğan beyin anatomisi üzerine yapılmış en büyük çalışmalardan biri olarak tanımlanan çalışmada, bilim insanları 500'den fazla bebeğin baş taramalarını gerçekleştirdi.
Genel olarak kız bebeklerin beyinlerinde daha fazla gri madde bulunurken, erkek bebeklerin beyinlerinde daha fazla beyaz madde bulunuyordu.
Gri madde çoğunlukla beynin en dış tabakasında, yani kortekste bulunur ve hafıza, duygular, bilgi işleme gibi zihinsel işlevlerde büyük rol oynar.
Araştırmanın başyazarı Yumnah Khan, yaptığı açıklamada, "Doğumda bulduğumuz cinsiyet farklılıklarının birçoğunun yetişkinliğe kadar uzandığı görülüyor." dedi.
Bazı kanıtlar, kadınların beyinlerinde erkeklerden daha fazla gri madde bulunduğunu gösteriyor, ancak bu farkın doğumdan itibaren var olup olmadığı 'yeterince araştırılmamış'.
Daha fazla bilgi edinmek için ekip, 0-28 günlük 514 yenidoğanın (236 kız ve 278 erkek) beyin hacimlerindeki cinsiyet farklılıklarına baktı. Bebeklere, vücudun iç kısmının ayrıntılı görüntülerini elde etmek için güçlü manyetik alanlar ve radyo dalgaları kullanan manyetik rezonans görüntüleme (MRI) beyin taraması yapıldı.
Cambridge Üniversitesi'nden ortak yazar Dr. Alex Tsompanidis, "Bu farklılıkların cinsiyetler arasındaki genel boyut farklılıklarından değil, beyne özgü olduğundan emin olmak için doğum ağırlığı gibi ek faktörleri de hesaba kattık" dedi.
Özellikle gri maddeye bakıldığında, kadınların ortalama olarak hafıza ve duygusal düzenlemeyle ilgili gri madde alanlarında daha büyük hacimler gösterdiği görüldü.
Bu arada erkeklerin duyusal işleme ve motor kontrolünde rol oynayan gri madde bölgelerinde ortalama olarak daha büyük hacimler vardı.
Bu arada erkeklerin yön duygusu daha iyi olabilir ve fiziksel çevrelerine dair daha fazla farkındalığa sahip olabilirler. Bu farklılıkların anne karnında ortaya çıktığı ancak doğumdan sonra daha belirgin hale gelebileceği düşünülüyor.
Khan, "Bu cinsiyet farklılıkları doğumdan hemen sonra belirginleştiğinden, doğum öncesi beyin gelişimi sırasındaki biyolojik cinsiyet farklılıklarını da yansıtıyor olabilir" dedi.
"Bunlar zamanla çevresel deneyimlerle etkileşime girerek beyindeki cinsiyet farklılıklarını daha da şekillendirebilir."
"Bu araştırma, daha sonra otistik olarak teşhis edilen çocukların beyinleri gibi diğer nöroçeşitlilik türlerinin anlaşılmasında faydalı olabilir, çünkü bu teşhis genellikle erkeklerde görülmektedir." Erkek ve kadın beyinlerinin yetişkinlikte önemli ölçüde farklılaşıp farklılaşmadığı sorusu uzun zamandır araştırmacıları ikiye bölüyor.
2021 yılında Rosalind Franklin Tıp ve Bilim Üniversitesi uzmanları, beyin anatomisinin cinsiyetler arasında neredeyse hiç farklılık göstermediğini bildirmişti. Araştırmanın baş yazarı Dr. Lise Eliot, "Erkek ve kadın beyinleri arasında hafif farklılıklar var, ancak asıl bulgu, bu farklılıkların cinsiyete değil, beyin büyüklüğüne bağlı olduğudur" dedi. "Bireylerin baş büyüklükleri hesaba katıldığında, beyindeki cinsiyet farklılıkları çok küçük ve tutarsızdır."