Dünya çapında en yaygın rahatsızlıklardan biri olan karaciğer yaşlanması, birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkıyor. Yaşam stiline dikkat etmek oldukça önemli bir konu olsa da, aynı zamanda ortaya çıkan belirtileri izleyebilmek de erken teşhis için önem taşıyor. Bunlardan biri ise sabah uyandığınızda fark ettiğiniz bir his…
Yeni elde edilen bulgulara göre, dünya çapında karaciğer ile ilgili hastalık ve ölümün önde gelen nedeni; nüfusun yaklaşık üçte birini etkiliyor.
Özellikle bitmek bilmeyen yorgunluk ve halsizlik, altta yatan birkaç hastalığın belirtisidir. Fakat sabah saatlerinde bu şekilde hissetmek, karaciğer hastalığına işaret ediliyor.
Yağlanmış karaciğer, karaciğerde yağ birikmesinin neden olduğu bir dizi hastalığı tanımlayan bu durum, beraberinde birçok belirtiyi de getiriyor.
Mirror'a göre; sabahları uyandığınızda kendinizi yorgun ve halsiz hissediyorsanız, karaciğerinizle ilgili bir sorun olma ihtimaline karşı mutlaka bir uzmana danışmanız gerekiyor.
2008 yılında GUT dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre; sabahları ortaya çıkan yorgunluk hissi, karaciğer yağlanmasının önemli belirtilerinden biridir. Siroz hastalarınınkine benzer bir biçimde fiziksel ve işlevsel bozulmalar ortaya çıkabilir.
Karaciğer yağlanması sonucunda ortaya çıkan yorgunluk, karaciğerdeki insülin direnci ve eter şiddetinin değişikliği ile ilgisiz görünse de, gündüz yaşanan uyku hali ile önemli bir bağlantısı bulunuyor.
Ayrıca ruh halini ve duyguları düzenleyen işlevsel bir bozukluğu da beraberinde getirerek sosyal ilişkilerde de sorunlara yol açabilir.
Yorgunluğun devam ettiğini fark etmeniz halinde mutlaka bir uzmana görünmeniz önem taşıyor. Karaciğer yağlanması, tedavi edilmediği süre boyunca ilerleme göstermesinin yanı sıra hasar bırakma oranı da bir o kadar artar.
Kanada'daki bilim insanları, karaciğer yağlanması vakalarındaki artışın beklenenden daha fazla olduğunu ve bunun tüm dünya nüfusu için oldukça endişe verici olduğunu belirtiyor.
Bu diyette doymuş yağ oranı yüksek tereyağı yerine zeytinyağı veya kanola yağı tüketilirken meyve, sebze, baklagiller ve kepekli tahıllar da görece yüksek bir orana sahiptir.