Almanya'nın Johannes Gutenberg Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, ilişkilerin sonunun geldiği noktayı tespit etti. Araştırmaya göre, ilişkilerde 'geri dönüşü olmayan bir nokta' bulunuyor ve bu noktaya gelindiğinde, ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın, ilişki sonlanıyor.
Araştırmacılar, ilişkilerin bitmeye doğru nasıl bir yol izlediğini inceleyerek, 7 ila 28 ay arasında bir süre boyunca, partnerlerden birinin ilişkiyi sonlandırmaya karar vermesinin öncesinde bir "kritik nokta" olduğunu buldular.
Çalışmanın baş araştırmacısı Profesör Janina Bühler, ilişkiyi bitiren partnerin, diğer partnerden yaklaşık bir yıl önce "son durumu" fark ettiğini ve bu farkındalığın, ilişkideki tatmin düzeyini hızla düşürdüğünü belirtti.
Ancak ilişkilerde sona yaklaşıldıkça, bu düşüşün hızı hızlanıyor ve sonunda 'terminal faz' olarak adlandırılan bir evreye ulaşılıyor. Bu noktada, partnerlerin ilişkiye dair memnuniyetleri dramatik bir şekilde azalıyor.
Bühler, araştırmanın, dört farklı ülkede gerçekleştirilen dört ayrı çalışma ile 11.295 kişi üzerinde yapıldığını ve bu kişilerin yıllar boyunca ilişkilerindeki tatmin düzeylerini gözlemlediklerini açıkladı. Çalışmalarda, aynı zamanda ilişkisini sonlandırmayan kontrol grubu ile de karşılaştırmalar yapılmış. İlişkisini bitirmeyen kişilerde ise, bu terminal faza giren bir durum görülmemiş.
Bühler ve araştırma ekibi, bu bulgularla ilişkilerdeki sonun başlangıcının aslında çok daha erken bir dönemde başladığını vurguluyor. İlişkinin sona yaklaşması, genellikle uzun bir dönemde başlayan ve giderek daha belirgin hale gelen bir memnuniyetsizlik sürecinin sonucudur. Bu süreçte partnerler arasındaki tatminin azalması, ilişkiyi kurtarmak için bir fırsat olabileceği noktadır.
Profesör Bühler, bu bulguların, bir ilişkiyi kurtarma umudu taşıyan çiftler için önemli bir ders sunduğunu belirtiyor. Bu ders, ilişkinin düşüşe geçtiği, "pre-terminal faz" olarak adlandırılan dönemde, hala düzeltilmesi için fırsatlar bulunduğu. Ancak bir ilişki bu kritik noktalara ulaşmadan önce, partnerlerin birbirlerinin memnuniyetlerini göz önünde bulundurması ve ilişkilerindeki sorunları görmezden gelmemesi gerektiği vurgulanıyor.