Toplum olarak tatlıya oldukça düşkünüz. İhtiyacımız olsun ya da olmasın kendimizi çikolata, dondurma veya pasta gibi şeker içeriği yüksek gıdaları yerken buluyoruz. Bu gıdalar kan şekerimizi bir anda yükseltip düşürdüğü için hep daha fazlasını yemek istiyoruz. Şeker bizi o an mutlu etse de sürekli tüketimi obezite, kardiyovasküler rahatsızlıklar gibi birçok sağlık sorununa yol açıyor. Özellikle diyet sürecinde akşam saatleri gelen tatlı krizleri diyete uyumu zorlaştırmaktadır. Neden tatlı krizi yaşarız? Tatlı krizleriyle nasıl başa çıkabiliriz?

Tatlı krizinin birçok nedeni olabilir. Bunlardan bazıları,
Hipoglisemi: Kan şekerinin hızlıca düşme durumudur. Ardından tatlı krizleri gözlemlenir.
Bazı vitamin ve mineral eksiklikleri: Demir, magnezyum ve krom gibi bazı minerallerin eksikliğinde kişide sık sık tatlı krizi atakları gözlemlenir. Kan tahlilleri sonucunda, doktorun önerdiği takviyelerin kullanılması gerekmektedir.

PMS (Regl Öncesi Sendromu): Östrojen hormonu bu dönemde azaldığından, kadınların tatlı isteği normale göre daha fazladır.
PCOS (Polikistik Over Sendromu): PCOS'lu bireylerde genellikle insülin direnci de görülmektedir. PCOS'lu kadınlarda tatlı krizleri daha sıktır.
Duygu Değişimleri: Korku, heyecan, mutluluk, üzüntü, stres ve depresyon gibi durumlarda kişinin tatlı isteği daha da artar. Kişi duygularının tatlı ile bastırmak ister.

Düşük Kalorili Beslenme: Gün içinde bazal metabolizma hızınızdan daha düşük kaloride besleniyorsanız, tatlı krizi yaşarsınız. Uzun süreli açlıklarda da kan şekeri düşeceğinden vücudun basit karbonhidratlara eğilimi artar.

TATLI KRİZİYLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
MEYVEYİ TEK BAŞINA TÜKETMEYİN
Diyabet veya prediyabet teşhisi koyulduysa tek başın meyve tüketmekten kaçının. Meyve şekeri, kan glikoz düzeyinde ani yükselişe neden olarak yeme isteğini arttırır. Aç karnına meyve tüketiminden kaçının. Meyvenin yanına mutlaka protein içerikli bir besin ekleyin. Süt, yoğurt, kefir, peynir veya fındık güzel birer alternatif olabilir.

MAGNEZYUM TATLI KRİZLERİNİ BASTIRIR
Badem, ceviz, yulaf, avokado, ıspanak ve baklagillere yer açın. Magnezyum kaynakları iştahın baskılanmasında önemli bir rol oynar.

SU İÇMEK İÇİN AĞZINIZIN KURUMASINI BEKLEMEYİN
Su tüketimi açlığı baskılamaktadır. Kişiler susuzluk hissini açlık ile karıştırabilmektedir. Gün içinde kg başına en az 30 ml su içmeyi ihmal etmeyin. Düzenli aralıklarla su için.

LİF İÇERİĞİ YÜKSEK BESİNLER SEÇİN
Meyve, sebze, kurubaklagiller ve tam tahıl ürünleri liften zengindir. Lif içeriği yüksek besinlerin mide boşalmasını geciktirmesi sonucunda tokluk süresi uzar. Liften zengin besinler kan glikoz seviyesinin ani yükselmesini engeller.

GECELERİ UYKUNUZU ALIN
Uykusuzluk sonucu vücut yağlanmaya yatkın hale gelir ve şekerli gıdalara olan yönelim artar. Arıca iştah hormonlarını etkiler. Geceleri en az 7 saat uyumaya özen gösterin.

PROBİYOTİKLERDEN YARARLANIN
Gün içerisinde probiyotik besinlerin tüketimi bağırsakta iyi bakterilerin sayısının artmasını sağlayacaktır. Yoğurt, turşu veya kefiri beslenmenize eklemek size fayda sağlayacaktır.

BASİT KARBONHİDRAT SEÇİMİNE HAYIR DİYİN
Karbonhidrat seçiminde kompleks karbonhidratlardan faydalanmak sizi daha uzun süre tok tutacaktır. Kan şekerinizi yavaş yavaş yükselterek aynı seviyede kalmasını sağlar Ekmeğinizi tam tahıllı seçerek doğru karbonhidrat seçimine adım atabilirsiniz.

UZUN SÜRELİ AÇLIKLARDAN VE ÖĞÜN ATLAMAKTAN KAÇININ
Uzun süreli açlıklarda kan glikoz düzeyi düşer, insülin direnci azalır ve arkasından tatlı krizleri gelir. Beslenme saatlerinizi ve düzeninizi gözden geçirin.

PAKETLİ GIDALARI TÜKETİMİNDEN UZAK DURUN
Paketli gıdaların glisemik indeksi yüksek olduğundan yedikçe yeme isteğinizi arttırır. Besin seçimlerinizi gözden geçirin.