Bir tartışmada karşı tarafın ne söyleseniz söyleyin asla fikrini değiştirmediğini fark ettiğiniz oldu mu? Sanki duvara konuşuyormuşsunuz gibi hissettiren bu durum, çoğu insanın hayatında en az bir kez yaşadığı bir iletişim çıkmazı. Ancak iletişim uzmanı Dr. Jeff Bogaczyk, bu çıkmazdan kurtulmanın bir yolu olduğunu söylüyor: tartışmak yerine, doğru soruları sormak.
Dr. Bogaczyk hem liderlik hem de ikna konularında uzman bir iletişimci. Retorik yani "ikna sanatı" alanında doktora sahibi olan uzman, "Her zaman haklı olduğunu düşünen biriyle tartışmak imkânsızmış gibi gelir çünkü aslında çoğu zaman öyledir," diyor. Mantıkla, verilerle veya uzun açıklamalarla onları ikna etmeye çalışmak çoğu zaman boşa çıkıyor.
Peki neden? Çünkü psikolojik araştırmalar, birinin inançlarını doğrudan sorgulamanın kimliğine saldırı gibi algılandığını gösteriyor. Bu da kişiyi savunma moduna geçiriyor. "Birinin yanlış olduğunu sorguladığınız anda, bu onun kimliğine dokunur ve hemen direnç gösterir," diyor Bogaczyk.
Uzman, bu durumda işe yarayabilecek üç basit ama etkili soru öneriyor. Bu sorular, karşı tarafın savunma duvarlarını yıkmadan düşünmeye başlamasını sağlıyor.
1. "Fikrini değiştirebilecek herhangi bir şey var mı?"
Bogaczyk'e göre bu soru, tartışmayı kimlik düzeyinden çıkarıp soyut bir alana taşır. Bu sayede kişi tehdit altında hissetmeden düşünmeye başlar. "Bu soruyu sorduğunuzda, karşınızdaki kişi kendi bakış açısının kilidini açacak anahtarı size geri verir," diyor.
Bogaczyk'e göre çoğu zaman insanlar tamamen emin olmadıkları konularda agresifleşirler; çünkü içten içe hata paylarını bilirler. Bu soruyla birlikte, savunma duvarları arasında küçük çatlaklar oluşur ve kişi farkında olmadan empati ve mantık devrelerine erişmeye başlar.
3. "Argümanının en zayıf noktası nedir?"
Üçüncü soru, kişinin kendi düşüncesine eleştirel bir gözle bakmasını teşvik eder. "Hiç zayıf nokta yok" dese bile, bu sorunun mantığı kişinin içsel bir değerlendirme yapmasına neden olur.
"Zayıf bir nokta olması gerekmez ama en zayıf nokta mutlaka vardır," diyor Bogaczyk. Bu küçük fark, kişiyi savunmadan uzaklaştırıp düşünmeye yönlendirir.