Kilo vermeye çalışanlar, genellikle beslenme sistemleri ve hareket düzeylerine dikkat ederken aslında oldukça önemli olan bir nokta olan uyku ile ilgili detayları gözden kaçırabilirler. Fakat uyunan uyku süresi, diyet ve egzersiz kadar büyük bir önem taşır.
KISA UYKU KİLO ALIMIYLA İLİŞKİLİ OLABİLİR
Genellikle 6-7 saatten az olarak tanımlanan uyku süreleri, daha yüksek vücut kitle indeksi ve kilo alımı ile yakından ilişkilidir.
Elde edilen veriler, birçok insanın yeteri kadar uyumadığını ortaya koyuyor. Üstelik bu araştırmalar boyunca ortaya konulan kanıtlar, kilo vermekte zorluk çeken birçok insanın uykusunda da önemli bir eksik olabileceğini gösteriyor. İşte kilo vermeniz için uyku düzeninizle ilgili yapmanız gereken değişimler…
300.000 kişiyi içeren 20 farklı çalışmanın analizi, gece boyunca 7 saatten az uyuyan yetişkinlerin arasında obezite riskinin %41 arttığını tespit etti.
Aynı zamanda daha uzun uyuyan (gecede 7 - 9 saat) obezite gelişiminde önemli bir faktör olmaktan çıkmıştı.
Başka bir çalışma, kısa uyku süresinin, göbek yağı birikiminin bir göstergesi olan daha geniş bir bel çevresi ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu buldu. Diğer çalışmalar da benzer sonuçlar ortaya çıkardı. Çalışmalar, çocuklarda ve ergenlerde de benzer ilişkiler olduğunu ortaya koydu.
33 gözlemsel ve müdahale çalışmasının bir incelemesinde kısa uyku süresi artan obezite riski ilişkilendirilir. İlginç bir şekilde, her ek saat için vücut kitle indeksi skorları da azaldı.
Birçok gözlemsel çalışmanın bir başka incelenmesi, kısa uyku süresinin, bu farklı yaş gruplarında önemli ölçüde daha yüksek obezite riski ile ilişkili olduğunu tespit etti.
Geniş bir gözden geçirilmiş çalışma, kısa uyku süresinin çocuklarda obezite olasılığını %30 - 45 oranında artırdığını bulmuştur.
Uyku eksikliği, obezitenin gelişiminde sadece bir faktör olsa bile araştırmalar bunun açlık seviyelerini olumsuz etkilediğini ve kişinin yüksek yağlı ve yüksek şekerli gıdalardan daha fazla kalori tüketmesini etkilediğini gösteriyor.
Ghrelin, midede salgılanan ve beyinde açlığın sinyalini veren bir hormondur. Seviyeler, yemek yemeden önce, yani mide boşken yüksektir. Yemek yedikten sonra ise düşüşe geçer.
Leptin ise yağ hücrelerinden salgılanan bir hormondur ve beyne tokluk sinyali göndererek açlık hissini ortadan kaldırır.
Kötü uyku düzeni, sempatik sinir sistemini de olumsuz etkiler ve stresli ilişkili bir hormon olan kortizol düzeylerinin artmasına neden olabilir.
UYKU İŞTAHINIZI HAFİFLETEBİLİR
Yeterince uyku uyumak, uykudan mahrum kaldığınızda ortaya çıkabilecek kalori alımı ve iştah artışlarını önlemeye yardımcı olabilir.
Birçok çalışma, uykusuz olan kişilerin iştahlarının arttığını ve günlük kalori alımlarının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
Aslında, çalışmaların incelemesi, uyku yoksunluğu yaşayanların günde 385 kalori daha fazla tükettiğini ve normalden daha fazla kalorinin yağdan ortaya geldiğini tespit etti.
Yeterli uyku alınmadığında vücut daha fazla ghrelin ve daha az leptin üreterek sizin aç hissetmenize ve iştahınızın artmasına neden olur.
YETERLİ UYKU DAHA İYİ YEMEK SEÇİMİ YAPABİLİR
Tam bir gece uykusu almak, daha sağlıklı yiyecek seçimlerinize de yardımcı olabilmenin en iyi yollarından biridir.
Uyku eksikliği beyninizin çalışma şeklini değiştirir ve karar vermeyi etkileyebilir. Bu durum, sağlıklı yiyeceklerle ilgili seçim yapmanızı engellemesinin yanı sıra, sağlıksız, işlenmiş ve şekerli besinlere karşı daha fazla talep göstermenize neden olabilir.
Ayrıca, uykusuz olunan dönemlerde beynin ödül merkezlerinin yiyecekler tarafından daha fazla uyarıldığı görülüyor.
Örneğin; yapılan bir çalışma, uykusuz katılımcıların kalorili gıdaların görüntülerini izledikten sonra ödülle ilgili beyin tepkilerinin daha fazla olduğunu tespit etti. Üstelik bu yemekleri satın alma olasılıkları da daha fazla olduğunu gösteriyordu.