Erteleme aslında çoğumuzun hayatında var. Ama bazı insanlarda daha da fazla. Ve bunun nedeni de psikolojik. İnsan beyni, hoşlanmadığı, zorlandığı ya da kaygılandığı şeylerden kaçmaya programlı.
Yani erteleme çoğu zaman bir kaçınma davranışı. Bir işe başlamak bize kaygı veriyorsa ya da sıkıcı geliyorsa, beynimiz onu öteleyerek, kısa süreli bir rahatlama sağlıyor. Erteleme davranışı, kısa vadede rahatlama hissi yaratsa da uzun vadede kişinin ruh sağlığını olumsuz etkiliyor. İşte tam bu noktada Uzman Klinik Psikolog Tilbe Sönmezler, bu tehlikeye dikkat çekti.
STRESİ ARTIRIYOR
Ertelemenin psikolojideki tanımıyla ilgili ise Sönmezler, "Kısa vadede rahatlama, uzun vadede stres demek. O an için kaçtığımız şeyden kurtulduğumuzu hissediyoruz, ama iş bitmediği için zihnimiz asla tamamen rahatlamıyor. Sonra da işin son dakikaya kalması, yoğun stres, kaygı ve bazen panik yaratıyor" dedi.
KÖTÜ ETKİLİYOR
Erteleme davranışının psikolojik yükünün çok fazla olduğuna dikkat çeken Sönmezler, şunları söyledi: "Çünkü ertelenen işler zihnimizin bir köşesinde duruyor.
Biz farkında olmasak bile arka planda bir stres yaratıyor. Hatta bazen gece uyurken bile 'hala yapmadım' düşüncesi bilinçdışında zihnimizi meşgul ediyor. Bu durum uzun vadede anksiyeteyi artırıyor, kişi kendini yetersiz ve suçlu hissedebiliyor."
NASIL BAŞ EDECEĞİZ?
Erteleme davranışı ile baş etmek için Sönmezler, şu tavsiyelerde bulundu:
Büyük işleri küçük parçalara bölün. 'Bir saat çalışacağım' yerine 'sadece 10 dakika çalışacağım' demek motivasyonu artırır.
Ödül sistemi kurun. İş bittikten sonra kendinize küçük bir ödül verin.
Erteleme davranışı iş ve okul yaşamını ciddi şekilde aksatıyorsa, kişi sürekli suçluluk, yetersizlik ve stres hissediyorsa mutlaka bir uzmana başvurun.
SEBEBİ TAMAMEN DUYGUSAL
Ertelemenin aslında duygusal bir süreç olduğunu söyleyen Sönmezler, en sık görülen sebepleri ise şöyle sıraladı:
MÜKEMMELİYETÇİLİK: 'Ya mükemmel olmazsa?' diye düşünmek. Bu nedenle mükemmeliyetçi kişiler işi başlatmakta zorlanır, çünkü kendine çok yüksek bir standart koyar.