Nar, gribe karşı koruyucu olmaktan ciddi hastalıklarla savaşmaya kadar, vücudumuzun büyük koruyucuların biri olduğu kanıtlanmıştır. Antioksidanlar açısından zengindir ve bu yüzden birçok hastalığa ve iltihaplanmaya neden olan birçok davetsiz misafirle savaşabilirler.
En çok sevilen meyvelerden biri olan narı, sahip olduğu yüksek antioksidan oranı. Düzenli tüketimde ise oldukça büyük etkilere sahip. İşte her gün bir tane nar tükettiğinizde vücudunuzda ortaya çıkan muhteşem etki...
Virüsleri ve mevsimsel gribi uzak tutabilir
Nar suyu, çekirdeği ve hatta kabuğuyla vücudunuzu patojenlerden koruyabilir. Özellikle meyve suyu, ağız boşluklarını koruyarak sizi enfekte gıdalardan virüs çekmekten koruyabilir. Ayrıca, harika bir C vitamini kaynağı olan meyve özü, yaygın grip hastalığına karşı büyük koruma olduğunu göstermiştir.
Yüksek tansiyonu düşürebilir.
Narın antioksidan özelliklerinin hipertansiyonu ve yüksek tansiyonu başarılı bir şekilde azalttığı bulunmuştur. Bir araştırma, bu şeylerden muzdarip olanların, sonuçları görmeye başlamak için günde en az 240 ml tüketmeleri gerektiğini göstermiştir. Ayrıca, nar suyunun şeker ilavesiz %100 doğal olduğundan emin olmaları gerekir.
Narın kan basıncına yardımcı olmasının bir başka yolu da potasyumdur. 100 gram nar 236 gram potasyum içerir, bu da kemiklerimizin sağlığını ve kalbimizin işlevini korumaya yardımcı olur.
Sindirim problemlerini iyileştirebilir.
Crohn hastalığıyla mücadele eden insanlar, diğer şeylerin yanı sıra iştah azalmasına ve kilo kaybına neden olan mide sorunlarına çok aşinadır. Bunun nedeni, midede ciddi iltihaplanma ile sonuçlanan bakteri birikmesidir. Birçok çalışmanın faydalı bulduğu bir çözüm, nar tüketimidir. Meyvenin özü, tüm acıya neden olan bakterilere karşı iyi bir savunucu ve saldırgan gibi görünüyor.
Özellikle Alzheimer ile mücadele edenlerde hafızanızı güçlendirebilir.
Bu, Dr. Hartman'ın kalp ameliyatı olmak üzere olan hastalara nar hapları verdiği çalışmalarının sonucuydu. İlk hap ameliyattan bir hafta önce, ikinci hap ise 6 hafta sonra verildi. Hastalar hafızalarının %100 sağlam olduğunu ve hatta eskisinden daha iyi olduğunu fark ettiler. Öte yandan, hapları almayan hastalar, ameliyattan sonra beklenen hafıza kaybını yaşadılar.
Dr. Hartman, hapların beyinde daha fazla nöron oluşturmaya yardımcı olduğuna dair bazı kanıtlara sahip olduğunu söyleyerek daha da ileri gitti. Fakat bu durum, Alzheimer için bir tedavi bulunduğu anlamına gelmez. Bu sadece, genç yaştan itibaren nar tüketmenin inanılmaz faydalar sağlayabileceği anlamına gelir.
Şeker hastalığının etkilerini dengeleyebilir.
Diyabete bağlı yüksek şeker seviyelerinin günlük olarak sadece bir nar yiyerek kontrol edilebileceği bulunmuştur. Bu meyveler diyabetin ana nedeni olan oksidatif stresi azaltabilir. Ayrıca, kötü kolesterol türünü azaltarak nispeten düşük kan şekeri seviyesinin korunmasına yardımcı olurlar.
Ancak şeker hastaları günlük nar tüketimine çok dikkat etmelidir. Günün sonunda, çok düşük miktarlarda tüketmeleri gereken şeker içerir.
Kemik sağlığını iyileştirir ve artrit kaynaklı ağrıyı azaltır.
2011 yılında yapılan bir çalışmada, nar çekirdeği yağının eklem hassasiyetini giderdiği bulunmuştur. Dahası, bilim insanları, meyvenin antioksidanlarının artritle nasıl başarılı bir şekilde savaşabileceğini gösteren önemli kanıtlar buldular. Sadece bu da değil, herkes tarafından kemik gücünü ve işlevini artırmak için kullanılabilir.
Bu, katılımcılara günde 200 ml nar suyu verildiği 2016 yılında yapılan bir çalışmada daha da kanıtlandı. 6 hafta sonra denekler kemik sertliklerinin azaldığını ve fiziksel fonksiyonlarının arttığını fark ettiler.