Otuzlu yaşlarınızda her şeyin yolunda olduğunu düşünebilirsiniz ancak kalbiniz size bambaşka bir hikaye anlatıyor olabilir. Bilim dünyasını sarsan bir araştırma, bugün ihmal ettiğiniz alışkanlıkların yarın beyninizi nasıl "küçülteceğini" kanıtladı; işte 10 yıl erken yaşlanmanın sebebi!
University College London (UCL) tarafından yürütülen ve tıp dünyasında geniş yankı uyandıran yeni bir araştırma, modern insanın en büyük korkularından biri olan demans ve Alzheimer riskinin sanılandan çok daha erken yaşlarda şekillendiğini ortaya koydu.
Uzmanlar, özellikle 30'lu yaşların başından itibaren kalp ve damar sağlığına gösterilen (ya da gösterilmeyen) özenin, ilerleyen yıllarda beyin yapısını doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Araştırma, kalbin kan pompalama kapasitesi ve damar esnekliği ile beynin bilişsel yaşı arasında kopmaz bir bağ olduğunu keşfetti. Buna göre, 30'lu yaşların ortalarında kardiyovasküler sağlığına dikkat etmeyen bireylerin beyinlerinde, yaşlılık döneminde ciddi oranda "beyin küçülmesi" gözlemleniyor.
BİYOLOJİK YAŞINIZ 40, BEYNİNİZ 60 OLABİLİR!
Bilim insanları, katılımcıların beyin hacimlerini ve yapısal değişikliklerini uzun yıllar boyunca titizlikle izledi. Çalışmanın en çarpıcı bulgusu ise "beyin yaşı" ile "kronik yaş" arasındaki uçurum oldu. 36 yaşında kalp sağlığı verileri zayıf olan bireylerin, 69 yaşına geldiklerinde yapılan MRI taramalarında, beyinlerinin biyolojik yaşlarından 10 ila 20 yıl daha yaşlı olduğu tespit edildi.
Bu durum, kronolojik olarak 70 yaşında olan bir bireyin, aslında 90 yaşındaki bir insanın beyin fonksiyonlarına ve hacmine sahip olabileceği anlamına geliyor. Beyin küçülmesi daha fazla olan bu kişilerin, standart bilişsel testlerde de akranlarına göre çok daha düşük performans sergilediği kaydedildi.
YAPAY ZEKA BEYİNDEKİ SESSİZ TEHLİKEYİ DEŞİFRE ETTİ
Araştırmacılar, 500'den fazla katılımcının verilerini analiz ederken ileri teknoloji yapay zeka (AI) algoritmalarından faydalandı. MRI taramaları üzerinden yapılan analizlerde, beyindeki damarların ne kadar daraldığı ve kan akışının hangi bölgelerde sekteye uğradığı milimetrik olarak hesaplandı.
Elde edilen sonuçlar, 36 ve 69 yaş dönemlerinde kalp-dolaşım sistemi bozulan kişilerin, beynin beslenmesini engelleyen serebrovasküler hastalıklara yakalanma riskinin çok daha yüksek olduğunu gösterdi. Serebrovasküler hasarlar, beyne giden kan akışını bozarak hücre ölümünü hızlandırıyor ve bu da doğrudan bunama (demans) ile sonuçlanıyor.
ERKEKLERİN BEYNİ DAHA MI HIZLI KÜÇÜLÜYOR?
Çalışmanın dikkat çeken bir diğer detayı ise cinsiyetler arasındaki fark oldu. Elde edilen verilere göre, aynı yaş grubundaki erkeklerin, kadınlara kıyasla genel olarak daha küçük beyin hacmine sahip oldukları ve kardiyovasküler risklere karşı daha savunmasız oldukları bulundu.
Schott'a göre, bilgisayar modelleri sayesinde artık hangi bireylerin hızlandırılmış yaşlanma riski taşıdığı önceden tahmin edilebiliyor.
Alzheimer's Research UK'den Dr. Sara Imarisio ise bu araştırmanın, yaşam tarzı faktörlerinin beyin sağlığı üzerindeki karmaşık etkisini çözmek için bir anahtar olduğunu ifade ediyor. Uzmanların ortak tavsiyesi ise net: 30'lu yaşlar, "hâlâ gencim" diyerek sağlığı erteleme dönemi değil, beyni korumak için kalbe yatırım yapma dönemidir.
Hareketsiz yaşamdan kaçınmak, dengeli beslenmek ve tansiyon/kolesterol dengesini korumak, sadece kalbinizi değil, aynı zamanda anılarınızı ve zihninizi de kurtarabilir.
Kaynak: Cole, J. H., Schmiedek, F., & Schott, J. M. (2022). Associations between vascular risk and brain age: A longitudinal analysis from age 36 to 69 years in the British 1946 birth cohort. The Lancet Healthy Longevity, 3(9), e584–e594.