Bilim insanları ve uyku uzmanlarına göre bu ilginç alışkanlığımızın arkasında sadece psikolojik nedenler değil; fizyolojik, evrimsel ve hatta tarihsel gerçekler yatıyor.
BİR ZAMANLAR SADECE ZENGİNLERİN LÜKSÜYDÜ
Bugün her evde bulunan battaniyeler ve çarşaflar, tarih boyunca aslında büyük bir lüks ve statü göstergesiydi. Antik Mısır'ın keten dokumalarından, Roma İmparatorluğu'nun yün örtülerine ve Orta Çağ Avrupası'na kadar yatak örtüleri yalnızca varlıklı kesimin erişebildiği ürünlerdi.
O dönemlerde sıradan halk ve yoksul kesim, gece ısınabilmek için kalabalık aile grupları halinde veya çiftlik hayvanlarıyla aynı ortamda uyumak zorundaydı.
Erken Modern Dönem'e gelindiğinde bile bir yatak ve örtüleri, bir evin en pahalı eşyası konumundaydı. Ancak günümüzde yapılan antropolojik çalışmalar, ekvator çevresindeki bazı göçebe kabileler hariç, dünya üzerindeki neredeyse tüm kültürlerde insanların uyurken bir tür örtü veya dolgu malzemesi kullandığını gösteriyor.
REM UYKUSUNDA "SÜRÜNGENE" DÖNÜŞÜYORUZ
Uyku uzmanı Dr. Alice Hoagland'a göre, örtü ihtiyacımızın en güçlü biyolojik nedeni vücudumuzun uyku sırasındaki ısı yönetimiyle doğrudan ilgili. İşte uykuya daldığımızda bedenimizde yaşanan o ilginç değişimler:
SEROTONİN DÜŞÜŞÜ VE PAVLOV'UN KÖPEKLERİ ETKİSİ
Çarşaf veya battaniye kullanmanın tek sebebi üşümeyi engellemek değildir. REM uykusu evresinde, bize huzur, güvenlik ve mutluluk veren serotonin hormonu seviyelerinde de ciddi bir düşüş yaşanır.
Araştırmalar, üzerimizdeki örtünün vücudumuza uyguladığı hafif baskının beyinde serotonin üretimini tetiklediğini ve sinir sistemini yatıştırdığını gösteriyor. Özellikle son yıllarda popülerleşen "ağırlıklı battaniyelerin" anksiyete tedavisinde kullanılmasının sebebi de tam olarak budur.
İşin psikolojik boyutu ise tamamen klasik koşullanma ile açıklanıyor. Bebeklik döneminde vücut ısımızı kendi başımıza iyi ayarlayamadığımız için ebeveynlerimiz bizi sürekli olarak örterek uyutur.