Dilin kullanılma biçimi, fiziksel belirtiler ve vücut dili, aslında söylenilen yalanları kolaylıkla ortaya koyabiliyor. İşte o yöntemler ve fark edilme biçimleri…
YALAN SÖYLEYENLER KENDİLERİNDEN BAHSETMEKTEN KAÇINIR
Yalancılar gerçeği çarpıttığında, kendileri hakkında konuşmaktan kaçınırlar. Başkaları hakkında, özellikle üçüncü kişiyle, sanki kendileriyle yalanları arasına mesafe koyuyormuş gibi konuşur veya yazar. Örneğin; olayı anlatırken kendilerinden bağımsız şekilde anlatırlar. "Böyle yaptım" değil de "böyle oldu" kalıplarını kullanmaları daha muhtemeldir.
DAVRANIŞLARI GENELLİKLE AGRESİF VEYA NEGATİF TUTUMLARA SAHİPTİR
Yalancılar genellikle olumsuzdur çünkü bilinçaltında kendi yalanlarından dolayı kendilerini suçlu hissederler. Örneğin; bir yere geç kalınması durumunda gerçekten trafiğe sıkıştıklarında bunu sakince anlatırken evden bile çıkmayan birinin bu yalanı söylerken trafik konusunda yoğun öfkeli bir tepki verdiği görülebilir.
BASİT KELİMELER KULLANIRLAR
Yalancılar normalde her şeyi basit terimlerle açıklar. Çünkü beyinleri karmaşık bir yalanı düşünmeyi reddeder. Muhakeme veya değerlendirme, hesaplanması zor olan karmaşık şeylerdir.
KAFA KARIŞTIRICI CÜMLELER KURABİLİRLER
Yalancılar, basit açıklamalara rağmen, aldatmacalarını şişirmelerine yardımcı olacak fazla kelimeler ve önemsiz ama makul kulağa hoş gelen ayrıntılar ekleyerek karmaşık cümle yapısı kullanırlar.
GÖZ BEBEKLERİ BÜYÜR
Yukarıdaki sinyallerin hiçbirini fark edemiyor ancak karşınızdaki kişinin hala yalan söyleyip söylemediği konusunda şüpheniz varsa, rakibinizin gözlerine yakından bakın. Yalan söylemek insanları sinirlendirir, bu da kalp atışının artmasına ve göz bebeğinin büyümesine neden olur.
AĞIZLARINI KAPATIRLAR
İnsanlar yalan söylerken, genellikle yapmak istemedikleri bir şeyin yolunu kesmek istercesine ağızlarını elleriyle kapatarak konuşabilirler. Ayrıca kendilerini gergin hissetmeleri nedeniyle karınlarına veya vücudun diğer bölgelerine de sıkça dokundukları görülebilir.